• 22 Eylül 2018, Cumartesi 12:40
MURADÖZDİL

MURAD ÖZDİL

Putperest Haçlı vahşeti ve...

PUTPEREST HAÇLI  VAHŞETİ VE SADRIMIZDAKİ HAZRETİ DAVUD 

 

Bir 15 Temmuz akşamıydı.

Haçlılar şehri gören tepeden şehri savunan orduların sessiz sedasız çekilişini izledi. Sırtlan ordusu ile avı arasında kimse kalmamıştı artık. O gece şehir halkı için bitmeyen bir gece oldu. Anadolu’da büyük zayiatlar vere vere 3 yılda varmışlardı o kutsal şehrin duvarlarının önüne. Kana susamışçasına saldırdılar beldenin Müslüman ve Yahudi halkına. Halk mabetlerinde toplanmış dua ediyordu. Allah’tan başka kurtarıcıları kalmamıştı. Allah zalimin kılıç darbeleriyle onları kurtardı ve yanına aldı onları o gece. Mescid-i Aksa’da iğne atsan yere düşmez haldeydi Müslüman ve Yahudi halkla dolu mabedin kapıları barbar haçlı askerleri tarafından açıldığında.

 

Bir 15 Temmuz gecesiydi…

 

Öldürmeye başladılar. Kılıçları kana doymuyordu. Mescid-i Aksa böyle bir vahşet görmemişti. Genç, ihtiyar, erkek, kadın, çocuk, bebek…yüzlerce asker yüzlerce kılıç darbesi ve çığlıklar ve oluk oluk insan kanı bir mabedin içinde. Bir İtalyan tarihçi dizlere kadar pıhtılaşmış kanın içinde yüzen cesetlerden ve delirmiş gibi mabede güruh güruh ite kaka soktukları Müslüman ve Yahudi halkı katleden vahşi haçlı askerlerinden bahseder. Şehrin sokaklarında kan bulaşmamış ev yoktu. Şehirdeki Müslüman ve Yahudi katliamı askerler kana doyuncaya kadar sürdü…

 

Bir 15 Temmuz gecesiydi… Kudüs düştüğünde…Yıl 1099’du…

 

Putperest Hristiyan Haçlı ordusunun askerlerinin kana doymak bilmez kininin sebebi neydi peki?

 

600.000 kişi çıktıkları bu seferde sayıları İznik önlerinde 100.000’e düşmüş;  Antakya’yı 35.000 Haçlı askeri kuşatmış; Kudüs önlerinde ise 1300 zırhlı şövalye ve 12.000 piyadeydiler...

 

600.000 kişi başladıkları macerada Kudüs önlerine 12.000’i varabilmişti…

 

Bundan 1000 yıl önce Anadolu’nun yiğit Müslüman ve Türk evlatları kimsenin karşısına çıkmaya cesaret edemediği 600.000 kişilik Haçlı Ordusunun karşısına İznik önlerinde korkusuzca çıktığında sayıları 30.000’di.

 

Putperest Golyat’ın önünde dikilen Hazreti Davud’u hatırlatıyordular. Hazreti Davud gibi Allah’a teslim oldular ve zafere yürüdüler.  Selçuklu aslanlarının lideri Kılıçarslan’ın haykırışı kalabalık kafir topluluğunun çokluğu karşısında hayrete düşen yiğitlerini silkelemeye yetmişti. Az sayıda zırhlı süvari eşlik ediyordu bu kafir güruhuna. Kılıçarslan süvarilerine kükredi:

 

“Onlar ne kadar giyiniklerse biz de o kadar soyunuruz.”

 

Şeytanın uşağı putperest kafirin kini biter mi. Dört yüz yıl sonra Floransa’da gösterdi kendini. Hazreti Musa’nın hak dinini Zebur’la ihya eden Allah’ın Nebisi Hazreti Davud Aleyhisselamı çırılçıplak soydu, sapanı omzunda Floransa’nın göbeğine put yaptı dikti. Kafir Golyat’ın gayrı meşru evladı Michaelangelo heykeli bitirdiğinde heykel öyle canlı gibi duruyormuş ki “konuşsana!” diye bağırmış. Öyle anlatırlar Avrupa’nın sözde “tanrı katili” seküler sapkınları hurafelerini. Küfrün karşısında Allah’a teslimiyetin simgesi olan Hazreti Davud’u çıplak bir heykelle “kaderine kafa tutan ve aklını kullanarak sözde Tanrı’yı alt eden insan”ın simgesi halinde sergiliyorlar hala.  Yeni Dünya’nın yüz milyonlara varan cinayetlerinin üzerinden sömürülen servet ile inşa edilmiş Aydınlanma Çağı’nın en önde gelen sanat eseri. Tanrı’nın sözüm ona öldürülüşü ve insanın yükselişinin anıtı. Çıplak Davud heykeli…

 

Neden anlatıyorum bunları. Hasmımızın ne kadar korkunç, vahşi, kana susamış olduğunu bir an için bile unutmayalım. Bugün plazalarda takım elbiselerini zırh, bankalarındaki kaydi sermayelerini de silah edinmiş halde son Haçlı Seferini çoktan başlattılar.

 

11 Eylül 2001 İkiz Kulelere terör saldırısı tiyatrosuyla… Bugün 15 Temmuz’a tiyatro diyen Haçlı kavalıyla meleyen gafiller hala ikiz kulelerin uçaklar ile yerle bir olduğu hurafesine inanıyorlardır. Onların hurafeleri onlara benim dinim bana.

 

1620’de İngiltere’nin Playmouth limanından Amerika’ya yola koyulan Mayfolwer (Mayıs çiçeği) gemisindeki 102 çekirdek aileden türeyen 17. ABD Başkanı George W. BUSH 17 Eylül 2001’de bir konuşmasında şöyle dedi:

 

''Terörizme karşı bu Haçlı Seferi, bu savaş zaman alacaktır. Amerikalılar sabırlı olmalıdır.”

 

Sonrasında hedef alınan bütün ülkeler Orta Doğuda petrol üreten veya enerji yollarına hakim olan ülkelerdi. Irak, Afganistan, Arap Baharı kılıfıyla Libya, Mısır ve savaşın kilitlendiği ülke Suriye. Doğu Akdeniz’deki enerji akışının kontrolü için en önemli ülkelerden biri ve çatışmalar hala devam ediyor.

 

Irak işgalinde 1.5 Milyon Iraklı bombalarla katledildi, Afganistan’da 100 binler, Savaşın devam ettiği Suriye’de milyonlarca insan göçtü. Sadece insanca yaşam hayalleriyle birlikte Akdeniz’in sularına gömülen kadın, erkek, çocuk sayısı 400 bin. Vahşi putperest Batı’nın 17 yıllık bilançosu ve bu sadece yaklaşan “BÜYÜK SAVAŞ”a hazırlık.

 

Enerji bölgelerinin kontrol altına alınmasına dönük hazırlık satrancı 17 yıldır oynanan. Büyük Savaş sırasında en çok lazım olacak nesne yakıt ve enerji.

Katolik Papalığın Ortodoks Kilisesiyle olan 900 yıllık kan davasını bitirmenin peşine düşmesi neyin habercisi peki. Aklı beş karış havada GAFİLLER VE AHMAKLAR “A ne güzel barışıyorlar işte” diyorlar.

Şeytanın kavalıyla meleyen zavallılar!

Bu kan davası 4.Haçlı Seferi sırasında Haçlıların Kudüs’te yaptıkları katliamı ve yağmayı İstanbul’da yapmasıyla başladı. Balkanlarda ve İstanbul’da 100 binlerce Ortodoks’u kılıçtan geçirerek 50 sene İstanbul’u işgal etti Haçlılar. Ortodokslar bunu hiç unutmadı.

Putperest Haçlı İttifakı İstanbul Fener’de ikamet eden ahmağa Ekümeniklik kazandırmaya çalışarak son Haçlı Seferi için mevzi kazanmaya çalışıyor. Çok şükür ki Rus Ortodoksları Türkiye Cumhuriyetinden maaş alan ve Emekli Sandığından sigortalı bir Ekümenik Patriği adam yerine koymazlar bu hamle gerçekleşse bile.

Kim takar Ekümenik Rum Patrikçiğini.

 

Haçlı vahşiler I. Haçlı Seferinin ihtişamlı günlerinin peşinde 1000 yıl sonra…

 

Son zamanlarda 1071 ve 2071 vurgusu boşuna mı yapılıyor Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet aklı tarafından. Malazgirt boşuna mı hatırlatılıyor bize ve ONLARA.

 

Ve Haçlı putperestleri yine bir 15 Temmuz gecesini seçtiler saldırmak için 1000 yıl sonra. Haçlı Ordusu’nun Kudüs’ü işgal ettiği ve yağmaladığı günü seçmeleri tesadüf müydü? O gece Allah’ın sokaklara dökülen kalabalıkların kalplerine indirdiği sekinet ve Golyatçıkların darbe yedikçe içine düştükleri korku dolu uçurum. Bu Milletin sadrındadır imanı, sadrındadır Hazreti Davud Aleyhisselam.

 

Ve kaybedecek canından başka pek fazla şeyi olmayan millet 15 Temmuz gecesinden beri bir cebinde sapanı diğer cebinde asrın Golyat’ını devireceği 5 taş ile uyuyor, uyanıyor, işe gidiyor, evladını seviyor, hayata bütün zorluklarına rağmen gülümsüyor.

 

Elhamdülillah…

 

Hazreti Davud’u çırılçıplak soyarak hakaret eden heykellerini sekülerizm dinlerinin putu yapmış  kendi nefsine tapan “hümanist” putperestlerle; asrın Golyatıyla kaderin karşı karşıya getireceği günü bekliyor gariban çiftçi, işçi, memur, esnaf; kalbinde iman taşıyan her mümin.

 

Sadrında Hazreti Davud’un Allah’a teslimiyetini taşıyan bahtlılar. 1000 yıl önce Anadolu Selçuklu Sultanı Kılıçarslan’ın yiğitleri gibi her biri.

 

İznik önlerinde 600 bin kişilik Haçlı ordusunu karşılayan 30 bin yiğit. Haçlı kalabalığına zırhlı süvariler eşlik etmekteydi. Zamanın tankları gibiydiler.  Sultan Kılıçarslan haykırdı:

 

“Onlar ne kadar giyinikse biz de o kadar soyunuruz.”

 

Selçuklu Süvarileri ve Sultan Kılıçarslan zırhlarını ve bütün ağırlıklarını çıkararak 1000 yıl öncesinin Golyat’ının en güçlü ve en zayıf olan yerine saldırdılar hafif okçu süvarileriyle. Kalabalığın liderlerine ve etraflarındaki zırhlı ağır süvarilere. Öyle çevik bir şekilde hareket ediyor ve ok atıyorlardı ki zırhlı süvariler, atları hızla eridiler ve kalabalık büyük bir korkuyla birbirlerini ezerek kaçışmaya başladılar. 600 bin kişilik putperest Haçlı’nın 500 bini Selçuklu yiğitlerinin oklarıyla imha edildi.

 

Selçuklu ordusu ise çok az bir zayiat vermişti savaş bittiğinde.

 

Haçlının Türklere olan kini 1000 yıllık bir kindir bu yüzden. Floransa’da 400 yıldır günah yüklerinin çırılçıplak pisliğini Davud heykeliyle kendi suratlarına tükürmüş şeytan uşaklarının ruhlarına sinmiş bir kindir bu. Bu kepazeliği yüzyıllarca “aydınlanma, ilerleme, estetik, sanat” diye bize iteleyecek kadar da kibirliler bugün. Ve onların emrine girmiş, yalanlarına gönüllü kanmış gafiller de var içimizde.

 

Seküler putperestlerin rezilliklerine, kepazeliklerine ağzı beş karış açık hayranlıkla bakan budalalar. Onlara hayranlıkla bakarken içinde doğup büyüdüğü insanların dininden, örfünden geleneğinden nefret eden ve küçümseyen ahmak gafiller.

 

Son Haçlı Seferi 2001 yılının 11 Eylül’ünde ABD Başkanı tarafından ilan edildi ve Son Savaş kapıda.  Haçlılar hiç hız kesmeden hazırlanırken yüzbinlerimizi katlediyorlar.

 

Allah bizi de hazırlıyor. 15 Temmuz gecesi olduğu gibi. Onların taptığı çırılçıplak suretlerinin karşısında sadrımızdaki Hazreti Davud’u kımıldattı Elhamdülillah.

 

Osmanlı’nın tarih sahnesinden dövüşe dövüşe çekildiği yüz yıl öncesinden bugüne kadar Allah’ın kaza ve kaderine teslim olmaya hazır 100 binler yetiştirdik. Onlar kendi felaketleri olan kıyametlerine yürüsünler. Biz de kendi yakinimize ve şehadetimize yürüyeceğiz inşallah.

 

Cebbar(cc), Kahhar(cc), Müntakim(cc) ve Şedidel Batşi (cc) olan Allah muhakkak düşmanlarına galib gelecektir …

 

La galibe illallah

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık