• 21 Şubat 2019, Perşembe 19:43
MURADÖZDİL

MURAD ÖZDİL

Oğlu utanmaz! Ya İzmir?

İNSANLIK UTANDI OĞLU UTANMADI; YA İZMİR?

Mamak askeri cezaevi koğuşlarının duvarları sık sık çığlıklarla yankılanıyordu. Koğuşlarda sağcı ve solcu mahkumları karışık tutuyorlardı. Orgeneral Kenan Evren liderliğinde 12 Eylül Darbesiyle ülke yönetimini gasp eden İNSANLIK KAHPESİ Askeri Cunta buna “karıştır barıştır” diyordu.

Sağcı ve solcu mahkumların koğuşlarda birbirlerini boğazlayacaklarını umuyorlardı. Öyle olmadı. Bir yandan da sol görüşlü polisler sağ görüşlü mahkumlara; sağ görüşlü polisler de sol görüşlü mahkumlara akla hayale gelmedik işkenceler yapıyorlardı. Çoğu genç siyasi mahkumlar artık yapılan işkenceleri rüyalarında görüyor ve çığlık atarak uyanıyorlardı…

Filistin askısında elektrik verilme seansından sonra koğuşuna sürüklenerek soğuk betona bırakıldıktan sonra uykusuna sızan bir genç mahkûmun uykusundaki çığlığına uyandı o genç. İçeride bir ıslaklık hissetti. İnanamadı. Eliyle usulca yokladı. Ve ağlamaya başladı. Hem de ne ağlamak. Belki askerlik çağında değildi. Yaşı yirmi yoktu. Koğuştaki diğer mahkumlar anlamadan öylece bakıyorlardı. Çocuk içli içli çocuk gibi hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Koğuştaki ÜLKÜCÜ ABİSİ yanına oturdu usulca. Soramıyordu ne oldu diye. Çocuk da söyleyemiyordu. Nasıl söylesin. Çok ayıptı. Öyle öğretmişti anneciği…Ayıp…

Filistin askısına asılı halde cinsel organına elektrik verildikten sonra işkenceci askerler kendi aralarında şakalaşıyorlardı:

-Erkekliği gitti lan.

-Bu kadar elektriğe erkeklik mi kalır.

-Çocuğu da olmaz artık bunun.

-Olmasın faşist köpeğin. Lan erkeklik gitti ama bak seni zevke getireceğim ben şimdi!

Çocuğu Filistin askısından indirdikten sonra işkence tezgahına yüz üstü yatırmışlar ve makatına cop sokmuşlardı…

Ne anlatacaktı, nasıl anlatacaktı ülkücü abisine. Genç hala bir çocuk gibi hıçkıra hıçkıra ağlarken ülkücü abisi çamaşırındaki ıslaklığı gördü. İçine bir anda oturan acıyla gözlerine yaşlar hücum etti. O da ağlamaya başladı. Koğuştaki diğer sağcı ve solcu mahkumlar da fark ettiler olan biteni ve İNSAN OLMANIN GEREĞİ onları da buldu.

Ağladılar…

İşkenceci asker yalan söylemişti gence “erkekliğin gitti” derken. Belki çocuğu bile olacaktı. Yirmi yaşında yoktu daha. Askere bile gitmemişti.

Umutla ağlıyordu…

Umut ediyordu artık…

Bir sonraki işkence seansına kadar çamaşırını kurutmak için çırpındı. Onu tekrar işkenceye götürürlerken umudunu içinde sakladı.

Zaten topu topu iki duası vardı.

İşkence sonrası soğuk betona uzanırken Allah’a canını hemen alması için dua ediyordu.

Diğer duası da anasının duasıyla aynıydı. Uykusundan bir çığlık atarak veya usulca ve belki de ıslanarak uyandığında umutla ettiği dua.

Bir gün bu işkencehaneden çıkacaktı. Bir güzele aşık olacak ve evlenecekti. Küçük bir ev idare ederdi onu. Çalışacak evine bakacaktı. Ve inşallah çocukları olacaktı…

Bütün bu sistematik işkencelerin emrini kim veriyordu peki…

MHP ve Ülkücüler davasının Savcısı Albay Nurettin SOYER…

CHP bu 12 Eylül İŞKENCE BARONU’nun oğlu Tunç SOYER’i önümüzdeki yerel seçimlerde İzmir’den Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ilan etti…

Bir meydan okuma gibi.

İNSANLIĞA KARŞI…

12 Eylül Cuntasının işkence ettiği yüzlerce, binlerce genç aşık oldu, çocukları oldu. 12 Eylül zulmüne öfkeleriyle, kinleriyle büyüyen çocuklar şimdi 30’lu yaşlarındalar…

Çoğalarak çıktık o kan, zulüm ve ölüm zindanlarından.

15 Temmuz gecesi İstanbul’da ellerinde bayraklarla kalabalıklar olduk , vatan aşkına boğduk diriltmeye çalıştığınız İNSANLIK DIŞI KEPAZELİĞİNİZİ.

Ankara’da cadde cadde, sokak sokak çarpıştık…

250 şehid ve 4000 gazimizle gurur duyarken Allah biliyor içimiz bir cız etti.

Ah dedik bize denk gelmedi o şehidlik, o gazilik…

Şehidlerimize ağladık.

Bize nasib olamadığına ağladık.

Umuduna ağlayan o genç gibi.

Şehidlerimizin, gazilerimizin kanları hala yerde.

Sokaklarda kurudu diye gevreklenin bakalım…

Kanları hala içimizde yerde duruyor.

Kinimiz, öfkemiz hala diri.

Memleketi sokmaya hazır olan AKREP nasıl diriyse.

Arsızlar, ahlaksızlar, ŞEYTANIN UŞAKLARI…

Utanmıyorlar..

Tunç SOYER babasının işlediği İNSANLIK SUÇLARI’ndan dolayı GURUR DUYDUĞUNU ilan etti.

İnsanlık utandı o utanmadı…

Ya İZMİR?

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Adil Çopur Adil Çopur 21.02.2019 20:22

Utanmak mı Dünyada en son İZMİRE gelecek bir haslettir...

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık