• 23 Mayıs 2019, Perşembe 21:20
MURADÖZDİL

MURAD ÖZDİL

İstanbul'un ABİ'si var!

İstanbul’un ABİ'si var!

İki aylık tatil gibi bir ayrılıktan sonra İstanbul’uma kavuştum şükür derken…Ciğerlerime özlemle ve doya doya çektiğim nemli hava beni çarptı. Ama ne çarpmak oy gülüm. Ayağımın tozuyla bütün hafta sonu kızımı da tepemde tepindirdim ve ardından küt yataklara düşmeler.

İstanbul’un deniz kokan nemli havası bu. Sevdiceğin teni gibi çarpar ürpertir uzun ayrılık sancılarından sonra. Denizin dalgalarının rıhtımları tokatlarken çıkardığı seslere müptela aşık gözlerini kapattı ve suratında hissederek gülümsedi dalgaların her tokadını. Karton bardakta çayım, bir elde cigara, diğer elimde yeşil “göz alan” malakit taşı tesbihim.

Gözlerim kapalı kıyıya vuran dalgalar beni tokatlarken İstanbul’umun deniz kokan ten kokusunu içime çekiyorsam daha ne isterim Allah’tan. Ayıp değil mi. Tesbih dediğin tevbe ve şükür için elde… Daha ne olsun…

İş güç kovalanır dururken yakın bir zaman önce birlikte çalıştığım “büyümeye direnen çocuk” reklamcı Recep Alanoğlu’na uğradım. Özlediğim dostlar damlamaya başladı ofise birer ikişer ve haydi iftara gidiyoruz dediler. İftarda beni bir sürpriz bekliyordu. Bir ADAM karşıladı bizi iftarda. ADAM sözünün üzerinde “yakışıklı” durduğuna tanık olduğum nadir rastlanır bir ABİ…

Metin KÜLÜNK

Daha önce tuhaf bir iki telefon görüşmemiz olmuştu yalnızca. Tuhaf mafyatik tavırlarla Reis Filminin “gerçek yapımcısı” zorla telifime çökmeye teşebbüs ettiğinde aramıştım kendisini:

  • Selamünaleyküm sayın milletvekilim.
  • Buyur.
  • Sayın vekilim ben Reis filminin senaristiyim. Kendine tehlikeli adam süsü veren yapımcı, semtime adam göndermelere kadar acayip hallere girdi.
  • Kimmiş lan o.

Şahsın güvendiği bağlantılarını kısaca tarif ettikten sonra,

  • Ne istiyorsun benden
  • Efendim siz milletvekilimizsiniz. Tavsiyenizi istiyorum. NE YAPAYIM BEN BUNA! DURAMIYORUM YERİMDE!
  • YOk! Burası hukuk devleti. Devletin savcısı var. Git savcılığa şikayet dilekçeni ver. Takibini yaparız.

Gülümseyerek hatırladığım anımdan bahsettim; az ucundan hatırladı.70’li yılların kol ve beldeki makine gücünün kendini korumak için gerekli olduğu dönemde çocukluğu ve gençliği geçmiş, akıncı gençliğin imam hatipli davasına inanmış talebesi.

Ara ara kısa sohbetlerimiz oldu iftar boyunca…

Neşeli, sempatik, yaşına göre çok diri görünümünün altında kalbindeki kırıkları cam parçaları gibi içine içine batan yaralı aslan görülebiliyordu gözlerinde. Kitaplardan bahsederken serin vahalardan bahseder gibi konuşuyordu.

Kalp kırıklıklarının dayanılmaz olduğu demlerde yalnızlığına çekilerek kitap kokuları arasında kendi “kehf ashabı mağarasına” sığınan İstanbul’un sevilen sayılan ABİ’si…

Metin KÜLÜNK…

Bu aralar “bana ne olacak” diye düşünmeden ve hiçbir beklenti içine girmeden İstanbul’da çağırıldığı ilçede yaraları sarıyor, kırık kalpleri onarıyor, davasına sahip gençlere aşk, kuvvet, dirayet veriyor. Herkesin bildiği şeyleri söylüyor o da ama O söylüyor ve KENDİNCE söylüyor.

Davaya inancı kalbindeki sayamadığımca kırıklara rağmen öyle kavi idi ki, gülümsüyordu, şakalaşıyordu.

Kalbi diri kalmış ADAM.

O iftarda tanıştırıldığıma çok memnun oldum ve kendi kendime

“İstanbul’un ABİSİ var” dedim…

Seçimden önce İstanbul’un sokak sokak, cadde cadde kan, ter akıtılarak kazanıldığını ve kaybedilemez olduğunu yazmıştım.

Seçim sonrası da “davasını kaybedenler”i ve bahtsızların davalarını ne kadar bedava verdiklerini acı duyarak anlatmıştım.  

Dostlarımın sağladığı hoş bir tevafuk eseri “İstanbul’un ABİ’si”yle bir iftarlık sohbetine tanık olmak yaralı kalbime can suyu oldu.

Ve Metin KÜLÜNK abi katıldığı bütün toplantılarda kalbi yaralı gençlere bunu yapıyor, onlara davayı hatırlatıyor.

İstanbul seçimlerinde Ak Parti adayı Binali YILDIRIM beyin kim eksiğini söyleyebilir.

Siyasetin içerisinde Binali YILDIRIM gibi kalbi, ruhu tertemiz kalabilmiş kaç siyasetçi ismi sayabiliriz ki.

İstanbul seçiminde Binali Abi’yi anlatacak yüzlerce genci davamızı anlatmaya teşvik ediyor Metin KÜLÜNK abimiz.

Gençler Metin KÜLÜNK’ün başlattığı bu harekete “İSTANBUL HAREKETİ” diyor…

Biz İstanbul’umuzun sokaklarında ne zaman yolumuzu kaybetsek, ayağımız takılsa düşsek, başımıza bir bela gelse mahallemizin hatırı çiğnenmez, sözü dinlenir, kalbi aşk yaralarıyla paramparça, dimdik, aslan gibi abileri vardı.

Kan yutan ama “kızılcık şerbeti içtim elhamdülillah” diyerek gülümsemesini dahi bozmayan abileri…

İyi ki varlar…

İyi ki istanbul’un Metin abisi var…

İyi ki İstanbul’un Binali abisi var…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık