• 12 Nisan 2019, Cuma 9:14
MURADÖZDİL

MURAD ÖZDİL

Görünen köy

GÖRÜNEN KÖY

Kaybedilemez gördüğüm İstanbul’daki seçim süreci hala sürüyor. Oy farkı kaç, kim kazandı kim kaybetti meselesi, oy hırsızlığı itiş kakışı, seçim yenilenir mi soruları, yenilenirse neler olur belirsizliği…

Milletin sıtkı sıyrılmadı mı…

2014 Yerel seçimlerinden beri bütün seçim kampanyalarını REİS sırtlanırken; REİS bütün seçimleri kazanıyordu ve Ak Parti gün geçtikçe kan kaybediyordu…

Aklıma 24 Haziran 2018 genel seçimi öncesi reklamcı olan hem eski patronum hem de arkadaşıma Ak Parti Genel Merkezinden parti politikaları hakkında eleştiri istemesi geldi…

Patron – arkadaşım bana: “Murat sen de bir şeyler karalar mısın” dedi…

Ben de yazdım…

20 Haziran 2018 tarihinde eski patronuma mail atmışım:

………………………………………………………………………………..

AK PARTİ İKTİDARININ MİLLETLE TEMASININ AZALMASINA DAİR

Ak Parti’nin iktidara gelişi 28 Şubat sürecinde Milletin Tercihi olan Refah Partisi’nin kapatılma süreçleri ile illegalize edilmeye çalışılması ve başarılı olamamasının bir çıktısıdır.

Nitekim ülkede Cumhuriyet’in kuruluşundan beri milletin diniyle bağını diri tutmak ve gençler yetiştirmek için çabalayan cemaat kültürleri ortak bir siyasi çatı AK PARTİ iktidarına kadar bulamamışlardı.

28 Şubat süreci sırasında AK PARTİ’nin kuruluşu ve YENİ SÖYLEMLERİ , YENİ TAVRI ,YENİ DURUŞU bir tazelenme enerjisi ve UMUT olmuştu.

Avrupa Birliğine , Gelişime , Değişime ve Dönüşüme açık olan genç ve çalışkan Dindar Siyasetçiler… Başta

Recep Tayyip ERDOĞAN…

28 Şubat taze AK PARTİ İKTİDARININ korkuluğuydu. Bir an önce Güçlü iş adamları , Güçlü Medya sahibi olunmalı ve Devletin içinde etkili ve güçlü konum yakalanmalıydı. İşte tam da burada o sıralarda Cemaat olarak anılan FETÖ konuya omuz verdi. Hazır kadroları vardı. FETÖ kadrolarının iş görürlüğü ve kolaylaştırıcılığı daha hızlı kadrolaşmalarının önünü açtı.

Parti’den ilk kopuşmalar Milli Görüşçülerden oldu. Mehmet BEKAROĞLU CHP vekil sıralarına yakışan bir isim mi salim bir vicdanla değerlendirildiğinde. FETÖ yolun bir şekilde kadrolaştığı her kurumsal yapıda rahatsızlıklara sebep oldu. İnsanlar kin ve öfkelerini içlerine gömdü bu FETÖ denen yapıya ki biz Dindar kültürün insanları alışıkızdır bu tür ilişki kurma biçimlerine.

FETÖ denen yapının İktidar ile 8 yıl boyunca eklemlenmiş olmasının Parti’ye verdiği zarar sanıldığından daha derindir. Yöntemsel davranışların oturmasına sebep olmuştur. Örneğin FETÖ mensuplarından boşaltılan konumlar “hangi liyakat kriterlerine göre doldurulmaktadır?” . Bu soru mühim çünkü FETÖ’nün İktidardan uzaklaştırılması sadece FETÖCÜLERİN uzaklaştırılması olarak anlaşılmakta. Ancak FETÖ bir ÖRGÜTLENME VE NÜFUZ ETME KÜLTÜRÜDÜR. Bu kültürü de maalesef yerleştirmiştir büyük ölçüde sökülüp atıldığı kurumsallaşmalarda dahi.

Bunun yanında AK PARTİ iktidarının hasımlarından korunması için Büyük Sermaye sahibi iş adamlarına ihtiyacı vardı. 80 yılda yerleşen iktidar olma kültürünün sağladığı sermaye birikimiyle baş etmek gerekiyordu. Bir 28 Şubat daha yaşamamak için. Bu anlaşılır bir şey ancak SERMAYE ve KAPİTAL DÜZENİYLE temasın getirdiği yozlaşma da anlaşılır. 15 yıllık iktidar süresince önce DAVA TAHSİLATÇILARI türedi, sonra da ardılları. Öyle ki artık Parti bir DAVA’nın partisi olmaktan tamamiyle uzaklaştı.

Peki Hem Sn Recep Tayyip ERDOĞAN’ın İstanbul Belediye Başkanlığını kazandığı süreçteki MİLLETE DOĞRUDAN TEMAS VE İÇİNDE OLMA kültürü nerede kaldı?

Komşusu açken tok yatmamak adına Zengin “muhafazakar” semtler oluştu. Bunlar zaten az entelektüel birikim sahibinin bekleyeceği sonuçlar. Nitekim insan her zaman her yerde insandır. Kur’an insanı tarif ederken ne kimseyi ayırır ne de kayırır. İnsan nankör ve nefsi kendini müstağni görmek isteyen bir varlıktır. Bu durumun tanımı üzerine materyalist dünyada bir sürü kaynak bulabilirsiniz.

İçerik kaybına uğrayan YENİ KADROLAR nitelik kaybına uğramış kadrolar aynı zamanda bu da Davanın merkezinden uzaklaşıldıkça büyük kayıplar getirdi.

Partiden kimler kopuyor:

  • Romantik İdealist yetişmiş ve öyle kalmak isteyen kişi ve gruplar.
  • Dava tahsilatını beğenmeyenler.
  • FETÖ’nün küstürdüğü veya merkezle iletişimini kopardığı geniş bir kesim
  • 15 Temmuz sonrası bir şeylerin değişebileceğine inancı boşa çıkanlar. FETÖ gitti FETÖnün kadrolaşma kültürü kaldı.
  • Geriye de 8 saat toplantı yapıp iki saat çalışıyormuş gibi yapanlar kaldı…

 

Hizipçilik ve ekipçilik belli düşünceler ekseninde ve belli dozajda faydalıdır ancak sadece EKONOMİK VE SİYASİ GÜÇ KAZANMA ekseninde olması her zaman Küskünler peyda edeceklerdir.

Küskünlerde bile yıllar geçtikçe nicelik artışı ve nitelik kaybı var…

 

GENÇLER

Ne anlattık gençlere? 15 yılda gençlerimizi hangi kültürel ürünlerle besledik? Hamasetten başka ne verdik?

Konuya kendi alanımdan yaklaşmak istiyorum…

Spielberg LİNCOLN diye bir film yaptı ve ABD’deki bütün okullarda derste gösteriliyor. Spielberg o filmi OKULLARDA GÖSTERİLSİN diye ABD MİLLİ EĞİTİM bütçesiyle YAPMADI…

İyi film yapmak istedi İYİ FİLM YAPTI… O kadar. Özel bir yapımcının bütçesiyle yapıldı.

Çok kaliteli bir Necip Fazıl , Süleyman Hilmi Tunahan , Menderes , 30’lar ,40’lar , 70’lere , 80’lere ve sonrasına hatta 28 Şubat sürecine dair eli yüzü düzgün KAÇ FİLM YAPABİLDİK 15 YILDA?

8 MİLYON EURO BÜTÇELİ “Buğday” mı?

Kültür Bakanlığı her yıl Belgesel , Sinema filmleri desteği için kaynak aktarıyor. Ne yapıldı 15 yılda ?

Diriliş Ertuğrul’un dışında göğsümüzü gere gere BİZİM diyebileceğimiz ne ürettik ? Ne anlatabildik ?

Her yıl 2 miyona yakın genç 18 yaşına giriyorlar ve büyük çoğunluğu AK PARTİ’ye oy atmıyorlar. Bu kendi neslimizi de kaybediyoruz demek değil mi? Kendi neslimizde DEİZME kayma bir vakıa olarak gündemde.

Bir proje üretilmeden önce ağız sulandıran bütçeler konuşuluyor. Kim ne koparacak üzerine yapılıyor hesaplamalar. Sonuç HİÇ !

Kendi kendimizin söyleyeceği aykırı sözlerden korkmayı bırakmalıyız. Sanat yoluyla öz eleştiri kültürü bir an önce oluşturulmalı. YOK! Zayıf bile değil. Gençliğimiz dediğimiz arkadan gelenler TEKKE BEKLEME ÇORBA İÇME öğreniyorlar…Aklı boş , içi boş , kimliksiz , kendinden ve kültürünün çatışma geçmişinden habersiz bir nesille imtihan oluyoruz ve olacağız.

Kültür politikaları Bürokrasiden derhal koparılmalı. Vakıflaşma yoluyla bütçelenmeli Kültür Sanat ürünleri. Örn; Yusuf KAPLAN , gibi entelektüel DELİ adamlara ve onların oluşturacağı kadrolara teslim edilmeli bu fonlar. Ve ürünler verilene kadar arkasında durulmalı.

Hortumu kesilen Dava Tahsilatçılarına kulak tıkanmalı. 25 – 45 yaş arası yetenekli ve çalışkan gençlerimizin neler yapabildiğini ve kendi yaşıtlarına ürünleriyle nasıl ulaşabileceğini göreceğiz.

Bir gün bizi birisi ZORLA bile EMEKLİ edecekse İÇİMİZDEN çıkan gençler olmalı ve kendi maceralarını yaşayabilecek DONANIMA SAHİP bir şekilde devam ettirdikleri MACERALARINDA biz onları alkışlamalıyız.

Ama bu onlara SÖYLEYECEK SÖZÜ , VERECEK ÜRÜNÜ ,ANLATACAK HİKAYESİ kalmamış eski tüfek Dava Tahsilatçılarının yapacağı iş değil…

AK PARTİ iktidara geldiğinde Varoşlarda internetle yeni tanışan bir genç nesil vardı , bizdik. Şimdi içine doğan , çabuk sıkılan , aceleci , sabırsız , sürate alışık bir nesil var. Ülkenin yüzünü değiştirdiler.

Dava Tahsilatçılarının yüzüne bile bakarken sıkılan bir nesil bu ki ürününe tahammül etsin. Onları ÜRETKEN KILACAK mekanizmaları harekete geçirmek şart.

ÖZGÜN ,ÖZERK ve hatta ÖZGÜR mekanizmalar…

Aksi takdirde sadece iktidarı değil geleceğimizi yitireceğiz.

………………………………………………………………………..

Geçtiğimiz Yerel Seçimde çok kesin ve net görünen sonuç:

REİS kazandı ve AK PARTİ yine kan kaybetti…

Görünen o ki kan kaybetmeye de devam edecek…

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Sinan Çimtay Sinan Çimtay 15.06.2019 11:25

" Bir proje üretilmeden önce ağız sulandıran bütçeler konuşuluyor. Kim ne koparacak üzerine yapılıyor hesaplamalar. Sonuc, Hiç ". Sektörün içinden bir insan olarak bunları sizden okumak çok üzücü. Sorsak ,"dava insanıyiz " derler, yazık.

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık