• 01 Kasım 2018, Perşembe 18:09
MURADÖZDİL

MURAD ÖZDİL

Bedir'den ne öğrenmeliyiz?

BEDİR’DEN NE ÖĞRENMELİYİZ?

İman Allah’ın hediyesi ve emaneti. Soluklarımızı imanla canlandıran Allah’a hamdolsun.

Peki ya Müslüman olmak. Allah gün içinde hiç aklına gelmeyen, Resulullah’ı bir kere anmayan, dostlarından haberi olmayan, Kuran’ı okumamış, kendine düstur edindiği bir tane hadis-i şerif yok, sorsan bilmez veya duymamış, euzu besmelenin ve Fatiha’nın ne anlama geldiğinden haberi yok, hayatını şekillendiren belli başlı köşelerde bunların izi kokusu bile yok ama yerleri dolu başkalarıyla, filozoflar, sanatçılar, siyasetçiler fışkırıyor oralardan.

Ve yalnızca sıkıştırdığın zaman diyor ki “elhamdürillah Müslümanım”. Elhamdülillah’ı cehaletten mi yoksa kasten mi doğru söylemediğini kestiremiyorsun bile. Seni böyle susturacağını biliyor. Peki ben sustum “elhamdirilili müslüman” da içindeki şeytanları nasıl susturacaksın.

Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki birisi görünür bir yerde “ey İslam Ümmeti” dediği zaman hemen o sesten uzaklaşmaya çalışıyorum. 1,5 milyar Müslümanız. % 90’ı “elhamdirilili Müslüman” düzen köleleri. Tecavüzcüsü “KÜRESEL KAPİTALİST GAVURU”nu senden daha çok seviyor. Onun gibi yaşamak için nesi varsa veriyor ve dahasını da vermeye hazır.

Aman gelirine, kredi kartının limitine, arabasına, evine, çeşmedeki yazlığına veya onun düşüne, daha varlıklı olma hırsına bir halel gelmesin. Ve bunlara her nasıl olacaksa sahip olsun. İnsan eti yemek olsa bile bedeli.

İBLİS’İN KIYAMET BARONLARI bizi din dil ırk gözetmeden BÜTÜN BİR İNSANLIK olarak birbirimize doğratacak son hamleleri birer birer yapıyor.

Ve ben bu yazıyı yazarken “ASHAB-I BEDİR” dinleyerek ruhuma şifa arıyorum. Bu cümleye şirk, küfr, fısk diyen “selefi” serseriye de –hadi lan ordan!-  diyorum. Aklındaki pislik İngiliz tasarımı kokan cahil.

Bedir güzellemesi yapasım yok. Onu çok yağlı ballı yapanlar var.

Bedir…

Müslüman’ın ilk kavgası, ilk savaş alanı, ilk can pazarı…

14 yılda 313 Müslüman.

Kalabalıklaşmayı marifet sayan bu rakamları birbirine bir çarpsın otursun düşünsün.

Bütün mallarını Mekke’de bırakarak Medine’ye neredeyse hiçbir şeysiz göç etmiş Muhacirin mallarının bir kervan ile Şam’a götürülüp satılacağının haberini alıyor Müslümanlar. Müslümanlara Allah’tan izin geliyor ve Ebu Süfyan’ın başında olduğu kervanı karşılamak için Bedir kuyularında Müslüman ordusu mevzileniyor. Haberi erken alan Ebu Süfyan kervanın yönün değiştiriyor. Ebu Cehil (Amr ibn Hişam) Mekke liderliği çekişmesinde Ebu Süfyan’ı bir korkak olarak göstermek ve Müslümanlığı yok eden “kahraman” olmak için bir fırsat olarak görüyor bu durumu.

1000 kişilik bir ordu topluyor ve Bedir Kuyularına doğru harekete geçiyor. Ebu Süfyan’ın kervanın güvende olduğu uyarısına rağmen. Müslümanların sayı olarak 3 katı bir ordu çıkıyor Bedir Kuyularında bekleyen Müslüman ordusunun karşısına. 

Ali İmran suresindeki Bedir ayetlerinde Allah’ın yardımına vurgu çok güçlüdür. Müslümanlar ordusunun kalplerine sükun veren Allah onları melekler ile desteklemiştir. Müşrik ordusuna da Müslümanları güçlü ve çok göstermiştir.

Allah Bedir’de “Bize Allah yeter, O ne güzel vekildir” diyen müminlere vermiştir.

Bedir Müslümanlar için bir başka yönüyle de zor bir sınavdı. Baba oğula karşı, kardeş kardeşe karşı, akraba akrabaya karşı bir savaş…

Müşrik ordusu lideri Ebu Cehil başta olmak üzere müşrik kabile liderlerinden birçok kişi dahil 70 müşrik öldürüldü, 70’i de esir edildi. 1000 kişilik ordu arkasına bakmadan kaçtı…

Bedir’de Müslümanları en büyük imtihanlarından biri de Bedir savaşı esirlerine ne yapılacağıydı. Esirler arasında da kabilelerinin önde gelenleri vardı. Ve birçoğunun Müslüman ordusunda akrabaları vardı. Resulullah’ın amcası Hz. Abbas ve damadı örneğin.  Hz. Ömer ve Hz. Ali kafirlerin önde gelenleri olan esirlerin öldürülmesinden yanaydılar. Hatta Hz. Ömer mümkünse her Müslüman kendi akrabası olan kafirin boynunu vursun diyordu. Hz. Ebubekir ise esirlerle akrabalık bağlarının olduğunu ve fidye karşılığı salıverilmesinin kendilerini güçlendireceğinden yanaydı. Resulullah merhamet gösterdi ve Hz. Ebu Bekir’den yana tavır aldı. Ardından gelen ayet çok serttir.

“Yeryüzünde düşmanı tamamıyla sindirip hâkim duruma gelmedikçe, hiçbir peygambere esir almak yakışmaz. Siz geçici dünya menfaatini istiyorsunuz, hâlbuki Allah ahireti (kazanmanızı) istiyor. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. Eğer Allah’ın daha önce verilmiş bir hükmü olmasaydı, aldığınız şey (fidye)den dolayı size büyük bir azap dokunurdu.”

                                                                     Enfal Suresi 67,68

Nitekim bir yıl sonra 3000 kişilik bir müşrik ordusu başlarında Ebu Süfyan ile Medine’ye doğru yürüyüşe geçti. Resulullah Efendimiz onları Uhud dağı eteklerinde savunma hattı kurarak karşılamayı uygun görüyordu ancak Müslümanlar arasındaki hâkim görüş meydana çıkmaktı. Savaşın seyri Çağrı filminden malumdur. 70 şehid verdik o savaşta. Ebu Süfyan: “yetmişe yetmiş. Sizin ölülerinize karşı bizim ölülerimiz.” . Medine’ye çekilen Müslüman ordusunu isteksizce takip etmeye zorlandı. Gece vakti Resulullah Müslümanları yeniden seferber etmiş ve her birine Medine önlerinde bir ateş yakmasını emretmiştir. Müşrik ordusu böylece Medine’ye saldırmaktan vazgeçmiştir.

Peki Uhud Savaşında verilen 70 şehid müşrik Ebu Süfyan’ın dediği gibi Bedir’deki 70 ölünün karşılığı mıydı yoksa Müslümanların fidye karşılığı salıverdiği 70 esirin karşılığı mı?

Uhud çok derin yara açtı gönüllere.

Resulullah Efendimiz’in en sevdiği amcası Hz Hamza gibi.

Bedir’de Hz. Abbas salıverilmişti.

Ve Mus’ab bin Umeyr değil mi. Medine’nin ilk imamı. Resulullah’a öyle çok benziyordu ki onun şehid olduğunu görmüşler ve Resulullah şehid oldu zannetmişlerdi kısa bir süre. Üzerindeki elbiseden kefen bezi dahi çıkmayan, varı yoğu da o kadar olan Mus’ab.

Bedir Savaşçıları 313 kişiydiler yalnızca ve İstanbul kuşatması dışından içinde Bedir Savaşçılarından fertlerin bulunduğu  hiçbir Müslüman ordusu Kafir karşısında yenilgi görmedi.

Ne 100 bin kişilik yalancı peygamber Müseyleme Ordusu, Ne 200 bin kişilik Putperest Roma Ordusu ne de 120 bin kişilik Ateşperest Sasani Ordusu.

Bizim mübarek tarihimiz Bedir’in azılı müşriği İkrime bin Ebu Cehil’in Bizans ordusuna karşı aslanlar gibi çarpışırken şehid olduğunu gördü.

Uhud’da Hz. Hamza’nın katili Hz. Vahşi’nin Yalancı Müseyleme’nin canını aldığını gördü.

Uhud ve Hendek Savaşlarının Firavun’u Ebu Süfyan’ın oğullarıyla bütün bu savaşlarda canla başla dövüştüğünü gördü.

Allah “Bize Allah yeter, O ne güzel vekildir” diye atan kalplerin  yardımcısıdır.

Biri çoğaltan, çoku sıfır eden Allah’a hamdolsun.

Dünya’ya göz kaydıran ise zor imtihanına hazır olsun.

Allah bizim için Ahiret’i istiyorken Dünya bizim neyimize.

Ve aklımı bir mesele kanatıp duruyor.

15 Temmuz gecesi Millet canıyla, kanıyla maskesi düşen düşmanlarına göğsünü siper etti çarpıştı. Tüfeğe karşı bayrak, Tanka karşı göğüsle çarpıştı ve galip geldi.

Peki sonra ne oldu?

15 Temmuz’dan bugüne hangi hain kimin akrabası, kim kollanıyor, kim görmezden geliyor, kim fidye verip ismini temizliyor, hangisinin oğlu yakını bilmem nesi millet vekili seçiliyor, hangileri şirket ismi ve ortak değiştirip hala ihale kovalıyor, hangi büyük firmalar çalışanlarına “ARKANDAYIZ REYİZZZZ” pankartı açtırıp işleri tıkırında yoluna devam ediyor İZLEMEKTEN SITKIMIZ SIYRILDI…

Bir kısım yetkililer de çıkmış “BİTİRDİK, HAKKINDAN GELDİK FETÖ’NÜN” diye pış pışçılık yapıyor.

Küresel Sermaye’nin mallarını boykot çağrısıyla samimiyetsizce ve siyasi konjonktüre göre yırtınmaları gördükçe üzülüyor ve kızıyorum. Yahu sen Muhallebiciyi, dondurmacıyı, tatlıcıyı, tekstilciyi, lüks restoranları boykot ettin mi? Milletinin canına kast ettiler yahu.

İntikam çok güçlü bir ateştir. Yarın o ateş üstümüze savrulduğunda hiçbir eyyamcılık, hiçbir durumu idarecilik, hiçbir fidyecilik hiç kimseyi İNTİKAM ATEŞİNDEN kurtarmayacak. Hele Allah’ın Cehennem ateşinden…

İntikam öyle büyük bir ateştir ki dün bir saldırıp yara alıp çekilenler yarın beş,elli, beşyüz, beşbin olup çok daha büyük bir hırsla saldıracaklar.

Hiç binilmemesi gereken rasyonelite gemisine binenler; geminin dümenini akıllarınıza verirseniz hem dünyanız hem ahiretiniz ateşler içinde kalacak.

İntikam için gelenler önce sizleri yakacak…

Bedir büyük zaferdi…

Bedir Savaşçıları Uhud’dan sonra hiç savaş kaybetmedi.

313 kişiydiler.

İyi de biz neden 1,5 milyar Müslüman İBLİS’İN KIYAMET BARONLARI’nın karşısında eziliyoruz, hakaretlere uğruyoruz, zulüm görüyoruz ve bir de üstüne TERÖRÜN, KÖTÜLÜĞÜN KAYNAĞI olarak damgalanıyoruz?

Onlar Bedrin Aslanları

Biz ise Bedirin Aslanlarını başına taç yapması gereken “ahir zaman” Müslümanları.

Ali İmran ve Enfal Surelerindeki Bedir ayetlerini okuyalım ve soralım kendimize 

Biz Bedir’den ne öğrenmeliyiz?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Yuri Yuri 18.11.2018 17:51

Ne kadar tatlı anlatiyorsunuz,bana daha çok sevdirdiniz Hz Muhammed i, sağolun ve sayenizde öğreniyorum asıl önemli olanı.. Allah çok razı olsun

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık