• 25 Şubat 2019, Pazartesi 21:18
MURADÖZDİL

MURAD ÖZDİL

94 Ruhu ve Satanist Siyonistler

SATANİST I. SİYONİST BASEL KONGRESİ VE 94 RUHU

Yıl 1897…

Theodor Herzl İsviçre’nin Basel şehrinde ilk SİYONİST KONGRESİNİ toplamayı başardı.

İsviçre en derin, güçlü ve insanlığa kan, göz yaşı getiren Tapınakçı Örgütlerin ve bu örgütleri idare eden SATANİST SAMİRİ YAHUDİLERİN merkezi olmuştur. Bir diğer merkezleri de İstanbul’du…

Sabetaist kollardan Kapancılar, Emanuel KARASU adında bir Yahudi marifetiyle Sultan II. Abdülhamid’i tahttan indirdikten sonra İstanbul’un kapılarını SATANİST SAMİRİ YAHUDİLERE ardına kadar açmıştır…

Bu örgütlerin en güçlüleri NAZİ Almanya’sını doğuran “Toule” ve yine bundan daha derini ve güçlü bir örgüt olan “Gül ve Haç Kardeşliği”dir. Birbirinin karşıtı düşman kardeş iki örgüt. Peki biz bütün bunları anlı şanlı ulusal tv kanallarında detaylarıyla kimden duyduk?

Aytun”ç” ALTINDAL’dan…

Kendinin “Melami” bir aileden geldiğini söyleyen ve ömrünün 30-50 yaş aralığını İsviçre’nin Zürih ve Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde yaşayarak geçiren Aytun-ç ALTINDAL. Böyle bir adamdan MELAMİ kelimesini duyuyorsanız bilin ki orada soru işaretleri vardır ve büyük ihtimalle KABALİST EZOTERİK EĞİTİMİNİ “Melamilik” olarak açıklamaktadır.

Babasını “Melami” olarak tarif eden ve son zamanlarda yıldızı iyice parlatılan bir başka isim geldi şimdi de aklıma Dücane CÜNDİOĞLU…

Bizim İlahiyat fakültelerimizde ders gibi tasavvuf konferansları veren Dücane CÜNDİOĞLU…

Neyse konumuza dönelim.

İsviçre Basel’deki konferansta bir İsrail devleti kurma kararında birleşildi. Kurulacak devletin toprakları satın alınacaktı. Herzl aslında İtalya’nın Korsika bölgesinde bir devlet kurma düşüncesindeydi.

Ancak Avrupa toplumlarının, özellikle de Katoliklerin tanrı olarak gördüğü Hz. İsa’nın bir Yahudi tarafından Roma imparatoruna satılmasından kökünü alan bir “Yahudi düşmanlığı” vardı. İtalya ve Fransa arasında “demografik eko sistemi” karışık bir bölge her ne kadar müsait görünse de konferansa katılanlar Korsika fikrine sıcak bakmadılar.

Siyonist Yahudilerin en büyük düşmanı Hristiyanlar mıydı peki?

Kendilerine Musacı Yahudiler de diyebileceğimiz Sefarad Yahudileriydi…

Siyonist “Samiri” Yahudiler ile yersiz yurtsuz 300 yıl orada 500 yıl burada göçen, katledilen ve bir türlü kök salmalarına izin verilmeyen Musacı Yahudiler arasındaki derin nefret ve kavganın geçmişi 4500 senelik…

CENNETİN EFENDİLERİ ve CEHENNEMİN EFENDİLERİ arasındaki…

Tabii ki Yahudi olmayanların bu tabloda yeri yok. Yahudilere göre taşıdıkları tanrısal “mavi kan”dan olmayan kalabalıklar İNSAN DEĞİLDİR ve eko-sistemin bir parçasıdır. İNSANSIdır onlar. SIĞIR SÜRÜSÜDÜR…

Yahudi kanı taşımayan bütün bir İNSANLIK; yani BİZ. Yani HEPİMİZ.

“sadece yahudiler insandır. Yahudi olmayanlar insan değildi; sığır sürüsüdür.”                       kerithuth 6b page 78, jebammoth 61ª         

Nasıl hissettirdi. Öfkeyle dişleriniz gıcırdadı mı? Daha bitmedi. Yahudilerin şeriatı yalnız kendileri içindir. Bizi hiç ilgilendirmez ve ister Samiri, isterse Musacı Sefarad olsun dinin birincil kaynaklarından olarak gördükleri Talmud  “mavi kanı korumayı” öncelemek adına uygulanması CAİZ görülen bin bir türlü sapıklıkla doludur. Nitekim Yahudilikte kanı taşıyan kadın olmakla beraber; cinsellik Yahudi kadın için bir “hak”, erkek için ise “görevdir. Mavi kanı sürdüren çocuk doğurma görevini yerine getirmiş dul bir Yahudi kadınının cinsel özgürlüğü sınırsızdır:

“Yahudi bir dul kadın kendisini tatmin icin her türlü usullere baş vurabilir.”                               Yebamoth Talmud

Yahudi şeriatının sadece kendi aralarında hüküm ifade ettiğini yine belirteyim. Kadın olsun erkek olsun bir “piç” peyda edilmediği sürece yahudi olmayan İNSANIMSI SIĞIR SÜRÜLERİ’nden faydalanmalarında bir günah yoktur…

Cinsel sapkınlıklar örüntüsü burada da bitmez. Dul bir Yahudi kadının “piç” peyda etmemesi için mümkün olan önlemler enseste varana kadar sınırsızdır.

"o adam ki, kız kardeşi ile beraber yatıp kendilerini cinsi zevklere bırakırlar ve kız kardeşi bundan şikayet etmez bunda bir günah ve kabahat yoktur.”                               Kethuboth Talmud

"O Şahıs ki daha annesi yaşlı değildir ve babası ölmüştür ve annesi yabancı erkeklerin koynuna girmek istemez ve kendi oğlu ile yatmak is-ter ve keza oğlu da annesiyle yatmak isterse böyle bir vaziyette eğer bu işler zor kullanılmadan yapılıyorsa bize düşen bir vazife yoktur. Ta ki oğul evlenme yaşına gelip de başka bir kızla evlenmek isterse ve annesi buna mani olmak isterse oğul hem kendi karısının cinsî arzularını hem de annesinin arzularını tatmin etmeli ta ki validesi başka bir erkek buluncaya kadar.            "Kethuboth Talmud Bab: 11

Tabii Yahudi dul kadının bulacağı bu erkek de çocuk doğurma niyeti olacaksa Yahudi olmalıdır. Eğer İNSANSI BİR SIĞIR seçecekse dul kadın piç doğurmamalıdır.

Yahudi dinindeki Talmud böyle rezilliklerle doludur. İnanç ve geleneğin nasıl uygulanacağını belirler. Talmud’da yazanlar bizim İslam’da hadis olarak kabul ettiğimiz Resulullah sözlerinden daha muteberdir kendi dinlerine göre.

Bu Talmud haysiyetsizliğini, şerefsizliğini ve midesizliğini kabul etmediği için Yahudilikten tard edilmiş olan ve kabul görmeyen tek topluluk KIRIM’da kökleşen Karaylardır. Yavuz Sultan Selim’in bugün Karaköy dediğimiz semte adını veren Karaylar. Orijinal adı Karayköy’dür o semtin…

Kendilerinden olmayan Dünya’nın geri kalan kısmını eko-sisteme dahil İNSAN OLMAYAN HAYVAN SÜRÜSÜ olarak gören ve DÜNYA’NIN EFENDİLERİ olan bu “mavi kanlılar” ile ilgili bu kadar öfke ve tiksindirici bilgi yeter sanıyorum.

Kanuni Sultan Süleyman işte bunların “Sefarad” adı verilen Musacı Yahudileri kurtardı zulüm ve ölümden. Kimden kurtardı. Tapınakçı ve Samiri Yahudisi güdümlü İspanyol katliamından.

Birbirlerinin kanına girerken bile İNSANIMSI HAYVAN SÜRÜLERİNE baş vururlar bu “mavi kanlı” EFENDİLER. Birbirlerinin kanını dökmek BÜYÜK GÜNAHTIR.

İşte o Yahudiler de II. Abdülhamid’i tahttan indirdikten sonra TÜRKİYE CUMHURİYETİ’nin EFENDİLERİ oldular. Selanik, İzmir ve İstanbul’a yerleştirildikten 500 yıl sonra…

MAVİ KANLI EFENDİLERİMİZ oldular.

Bu topraklarda yaşayan seksen milyonu İNSANIMSI SIĞIR SÜRÜSÜ olarak gören Yahudi soysuzlar topluluğu…

Soysuzlar demem hakaret etmek için değil. Bir saptama. Osmanlı Yahudi cemaati içinde Sabetay Sevi denen KABALACI SAHTE MESİH ile birlikte Müslüman olduğunu ilan eden SABETAYCI topluluk bu toprakların MAVİ KANLI EFENDİLERİ…

KAPANİLER, YAKUBİLER ve KARAKAŞLAR…

Onlara ben soysuz demiyorum. 1912 yılında Selanik tek kurşun atılmadan Yunanlıların eline düştüğünde İzmir’e kaçan KARAKAŞ’lar Yahudilik dinine geri dönmek için İzmir Hahambaşısına başvurdu. İzmir Hahambaşısı bunları Yahudi olmalarını kabul etmekle birlikte “dine kabul etmedi” . Sebebi kanınızı donduracak:

  • SOY BELİRSİZLİĞİNDEN…

Her yıl 22 Mart’ta Sabetay SEVİ’nin doğum günü olarak kutladıkları “kuzu bayramı” veya “dört gönül bayramı” dedikleri serbest cinsellikle biten kutlamaları sebebiyle. Üstelik bu gün doğan nesebi belirsiz çocuğu “Sabetayın çocuğu” sayarlardı coşku ve huşu içinde.

400 yıl böyle gitti bu…

Yahudi Hahambaşısı çok haklı değil mi.

İşte bizim hala MAVİ KANLI EFENDİLERİMİZ olan SABETAİSTLER…

Her yerde onlara rastlarız İNSANSI SIĞIR SÜRÜSÜNDEN bir HAYVAN olarak. Düzenin başında bizi güden çobanlar olarak görürüz onları. Çalışırız, didiniriz, ter ve kan akıtırız ama onların “OTU ÇEK KÖKÜNE BAK” bahtına ulaşamayız, ulaşamayacağız.

Onlar EFENDİLERİMİZ kaldıkları sürece…

Neyse…

İsviçre Basel’de toplanan I. Siyonist Kongresi’nden İsrail Devleti’ni FİLİSTİN’de kurma kararı alındı. Theodor Herzl Filistin’de çöl olan küçük bir toprak parçası için Sultan II. Abdülhamid’e çok büyük bir para önerdi. II. Abdülhamid büyük bir politika dâhisiydi. Teklifi tabii ki reddetti.

Filistin’de Siyonist İsrail Devleti’nin karşısında duran en büyük güç Dünya’daki SEFARAD YAHUDİ’leriydi.

Kutsal Filistin topraklarına SATANİST SAMİRİ’lerin egemen olması kabul edilemezdi…

Theodor Herzl hayalleri suya düştüğü için intihar etti.

Onun Siyonist davasını devam ettiren oğlu da umutsuzluğa kapılarak intihar etti.

CENNET’İN MAVİ KANLI EFENDİLERİ ve CEHENNEMİN MAVİ KANLI ZEBANİLERİ Tarım İmparatorluklarını parçalamak küçük lokmalar halinde dünyayı bölüşmek üzere  İNSANIMSI SIĞIR SÜRÜLERİNİ çarpıştırdıkları iki Dünya Savaşı verdiler.

SATANİST SİYONİST YAHUDİ EFENDİLER I. Dünya Savaşı’nda “yükselen sosyalizm” marifetiyle Avrupa’da savaş cephelerini kilitledi. Osmanlı İmparatorluğu olarak I. Dünya Savaşı sırasında her cephede kahramanca çarpıştık ve en esaslı mücadeleyi verdik Siyonist Köpeklerine karşı.

Ancak Sefaradlar ile Samiriler arasındaki Küresel derin kavganın New Atlantis (ABD) cephesinde 1861-1865 yılları arasındaki Amerika İç savaşını Sefaradlar kaybetmişti. Altı yüz bin İNSANIMSI SIĞIR’ın dört yıl içinde birbirini öldürdüğü büyük katliam.

Üstelik 1914 yılında İngiltere’de de büyük politik nüfuz kaybına uğramıştılar. Elde Almanya, Avusturya-Macaristan ve Osmanlı kalmıştı etkin nüfuzlarının bulunduğu. Osmanlı coğrafyası çok kıymetliydi üstelik…

Sevr Anlaşması ve Versailles Anlaşmalarının çok ağır maddeler içermesi savaşın İngiltere’ye çok pahalıya patlamış olmasındandı. Üstelik 1917 Ekim Devrimi ile Rusya’daki nüfuzu da yok edilmişti Sefarad Yahudilerinin.

O şartlarda İngiltere’nin ağır maddi kayıplarını telafi etme derdine düştüğü sırada Kurtuluş Savaşı’mızı kazanmayı başardık.

Sefarad Yahudileri kayıpları ve zararlarının intikamı için çok çalıştılar. On yıl sonra Hitler’i çıkardılar ve Satanist Samiri Yahudilerinden ve I. Dünya Savaşı’nın galiplerinden tarihin gördüğü en büyük intikamı aldılar.

Filistin topraklarına Türkiye’den 1942 Varlık Vergisi sebebiyle kaçıp gitti Seferad Yahudilerinin çoğu. SABETAİST KARDEŞLERİ’nin marifetiyle.

Ağır varlık vergilerini ödeyebilmek için mülklerini satmak zorunda kalan Yahudi ve Rumların mallarına onda bire düşen fiyata kimler çöktü sanıyorsunuz…

Filistin topraklarına savaş bitene kadar en yoğun biçimde Sefarad Yahudileri yerleşti. Siyonist Samiriler, onlar kadar kalabalık değillerdi 1948’de İsrail Devleti ilan edildiğinde.

Satanist Samiriler ABD(New Atlantis)’de “finans baronluklarını” kurdular.

İsviçre’nin Basel şehrinde 1897’de toplanan I. Siyonist Kongresinden 50 yıl sonra Filistin topraklarında İsrail Devleti kuruldu.

Elli yılda çok kanlı çarpışmalarla İNSANSI SIĞIR SÜRÜLERİNİ birbirlerine kırdırarak dünya egemenliği üzerine savaştıktan sonra…

Ve 1994 Ruhu…

1994 yılında yüz yıl önce o uğursuz SATANİST SİYONİST KONGRENİN toplandığı salona Theodor Herzl’in adı verildiği halde o salonda bir ASLAN PARÇASI CİHANGİR ÇIKTI KÜRSÜYE…

Rahmetli Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN…

Çıktı ve Siyonist Köpeklerine seslendi…

Konuşmanın tevile ihtiyacı yok. Linki aşağıda:

https://www.youtube.com/watch?v=CgROwpg_n_g

1994 Ruhu işte budur…

Not: Bir sonraki yazımda SABETAİZM ve SABETAİST’leri yazacağım. Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki KAPANCI – KARAKAŞ kapışmasına değineceğim.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


osman kibar osman kibar 26.02.2019 02:04

maşallah size nazar değmesin kaleminize

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık