• 13 Mayıs 2018, Pazar 22:11
MONSENYÖR1.ERSİN

MONSENYÖR 1.ERSİN

Çağımızın insanına dair...

 

Dünyada çocuk sevgisi dışında karşılıksız gerçek bir sevgi kalmamıştır. Bunun dışında yetişkinler ancak kendini sever. Tüm sevgiler, para, güç, menfaat, kısaca fayda ile doğru orantılıdır. Fakir bir adamı çocuğu ve annesi dışında gerçek anlamda kimse sevmez, bu sevgi dahi saplantılı kronik bir sevgidir. İçinde anlaşılmak, bir olmak, beraber olabilmek barınmaz. İnsanlar tümden yalnızdır. Dostluk, keramet derecesinde nadir bulunabilecek ilahi bir lütuftur. Sır, yabancılar için değil eş, dost, aile için var olmuştur. Fakirler kendi gibi fakirlerle, zenginler kendi gibi zenginlerle mecburiyet noktasında haz alabildikleri ortak paydada buluşurlar. Denge bozulduğunda varsayım dostlukta bozulur. İnsan bulunduğu yere zamanla alışır, nefsi memnun ise oradan kolay kolay ayrılmak istemez. Düşünce tarzı da zamanla alışkanlık haline geldiği için onu da terk edemez. Vefalı addedilen insanlar dost dediğini yukarı çekmeye çalışır, ancak burada asıl vefa dostuna değil bilakis kendinedir. Çünkü artık geri dönmek, yeni bulduğu haz kaynağını değiştirmek istemez. Bunun yerine yeni kaynağını güvenilir alışkanlığı ile bütünleştirmek ister.

Bir insan mal sahibi olduğu kadar malda o insanın sahibidir. Bu sebeple İnsanların büyük bir bölümü bilginlere değil, zenginlere saygı gösterir. Kimse, insanı kendisi kadar kandıramayacağından bu hakikatler süslü bahanelerle kabul görmez. Zaten insan ile hayvan arasındaki en önemli iki fark da konuşabilmesi ve yalan söyleyebilmesidir. İnsan, en çok da kendine yalan söyler. Şüpheyle yaşamak zorunda olan insan, canlılar arasındaki en çileli varlıktır. Çünkü sadece o gülebilir. Arkadaşlar ise daha vahim kıskanç varlıklardır. Onlar ya hayal âlemindedirler, ya da yeni bir mala veyahut mevkie sahip olabilmek için meşguldürler. Arkadaşlardan ziyade insanın en iyi dostları evcil hayvanlardır. Dünyevi anlamda yaşam tamimiyle bir trajedidir, istediğimizi elde edememek kadar istediğimizi elde etmekte, kaybolan hayaller bakımından trajedidir. Bu trajedi duygusallar için üzücü olsa da düşünürler için komiktir. Hayatın bu keşmekeşliği ve dikenli yollarında kabulde akıl, zenginlikten daha değerli sayılmıştır. Bu yalnızca göstermelik bir iddiadır, gerçeği ise az bulunduğu ve menfaat sağlanabileceği için kıymetli olmasıdır, başka bir değişle insanların büyük çoğunluğu aptaldır. Bu sebeple hayatta en büyük lüks de anlaşılmaktır. Akıllı kişi bu minvalde anlaşılmak ve takdir görmek için çabalamaktan vazgeçebilmiş, toplumun saçmalıklarından sıyrılıp kendini doğru yola sevk edebilmiş kişidir. Bunların dışında insanlığın tek muhteşem eseri bir ideal amaçla yaşamayı bilmektir. Sonuç olarak İnsan doğumundan ölümüne kadar yalnızdır, arası illüzyondur. Bu vetirede yapılabilecek en mantıklı hareket tekrar ona döndürüleceğimiz yaratıcıya vakit kaybetmeden yönelmektir.

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık