• 16 Şubat 2019, Cumartesi 20:26
MEHMET YOLDAŞ

MEHMET YOLDAŞ

Siyasetin "sırat"ı sandık!

SİYASETİN SIRAT'I SANDIK

Bu memlekette isteyen istediği partiye geçer yahut kimseyi beğenmez gider kendisi parti kurar. Bu ne suç, ne de ayıp birşey.
Neticede siyasetin Sırat'ı da sandık. Sandıktan geçersen ne ala...
Şimdi herkes bir şey söylüyor. "E n'apsınlar Erdoğan onları uzaklaştırdı" deniyor. Erdoğan mı uzaklaştırdı, onlar mı uzaklaştı bilmediğimiz burası.
Aralarında ne geçti, ne konuştular biliyormuyuz ? Yok...
Ortada bir sürü söylenti dolaşıyor ama hangisi doğru bilmiyoruz. Ne Erdoğan, ne de onlar çıkıp bunlar oldu, bunlarda anlaşamadık demedi.
Bizim bildiğimiz Gül'ün gezi sürecindeki tavrı. O eylemlere karşı net tavır koymadığı gibi "dinlemek lazım" gibi muğlak bir şeyler söyledi.
Cumhurbaşkanlığı koltuğundan ayrılacağı günlerde hanımı çıktı "Asıl intifada bundan sonra başlıyor" dedi.
Neyin intifadasıydı bu ?
Kapalı kapılar arkasında neler döndü bilmiyoruz. Neye direnecekti eski first leydi hanım. Hani gezi de direnişti ya, o bakımdan.
Dünya alem biliyor ki gezi direniş değil başkaldırıydı...
"Ne yapacaksınız?" sorularına "Aktif siyaseti bıraktım" demesine rağmen Başkanlık seçimlerinde "Çatı adayı" olmak istedi fakat "Tam mutabakat olmadı" deyip aday olmayacağını söyledi.
Bunun yanında Erdoğan lehinde hiç bir şey söylemedi ama alttan alta aleyhinde olacak göndermeler yapmaktan geri durmadı. Mesela referandumda evet mi, hayır mı verdiğini bilemedik hiç bir zaman...
Fırat Kalkan'ı ve Afrin harekatıyla ilgili bir şey söylemedi ama, adalet felan filan geveledi, tutuklanan akedemisyenlerle ilgili endişelerini(!) dile gerirmekten de geri durmadı...
Yine bizim bildiğimiz 17/24 Şubat kalkışmalarından sonra görevden alınan ve tutuklanan Fetö'nün yargı ve emniyetteki elemanlarından duyduğu rahatsızlık için Bülent Arınç'ın "Bana cübbemi giydirmeyin" dediğiydi. 15 Temmuz'dan sonra çıktı bir sürü şey söyledi ve ekledi:" Ben ahmağım" diye.
En sonunda oğlunu vekil yaptılar sustu...
Yine bildiğimiz Davutoğlu'nun partinin başına geçtikten sora yapılan Dolmabahçe mütabakatına  ve Hakan Fidan'ın milletvekili adayı yapılmasına Erdoğan'ın verdiği tepki.
Bunlar bildiklerimiz başka bilmediğimiz neler var bilmiyoruz...
Ben şahsen Davutoğlu'nu diğerlerinden farklı tutmuşumdur.

Gül'ü, Arınç'ı başından beri sevmemişimdir hiç.

Ama Davutoğlu benim Erdoğan'dan sonraki Başbakan adayımdı. Gül'ü Arınç'ı yerden yere vurdum ama tek kelime etmedim Davutoğlu için. Şehzade katli meselesi gibi gördüm sustum.
Alınma biçimi yanlıştır doğrudur onun tartışmasına girmeyeceğim ama, eğer devam etseydi ikinci bir ANAP (Özal- Mesut Yılmaz) vakası yaşanması kesindi. AK Parti içten bölünecekti. Başakanlık sistemi geçmezdi. Bu çok iddaalı bir söylem ama 15 Temmuz dahi olmazdı. AK Parti bölündüğünde darbeye gerek kalmayacak ilk seçimde koalisyon hükümeti ve külliyede yanlız bir Erdoğan olacaktı. Bu kanaate nereden varıyoruz ? 7 Hazirandan sonra Davutoğlu'nun koalisyon hükümeti kurmaya çok istekli olmasından.
Koalisyon kurmak istemeyen iki kişi vardı o günlerde.

Erdoğan ve daha seçim gecesi "En erken seçim ne zaman olabiliyorsa o zaman seçim" diyen Bahçeli...
Gül gibi Davutoğlu da referandumda evet mi, hayır mı verdi bilemiyoruz. Konya da kırbeş dakika konuştu ama kimse ne dediğini anlayamadı...
24 Haziran seçimlerinden önce konferans için Samsun'a gelmişti. Kendisini ağırlayanlar Mehmet Okuyan taifesiydi. Açık söyleyeyim o an gözümden düştü. Ben zaten AK Parti'yi bu mealcilere verdiği destekten dolayı eleştiriyorum. Bu da onlar gibi destek verecekse kafadan kaybetti zaten benim gözümde...
Bu süreçte kendilerine Erdoğan'dan eleştirel tek söz duymadık.

Cenazelerine gitti, başbaşa görüştü, kurultaylara, açılışlara davet etti. Hala da doğrudan bir şey söylemiş değil ama geçen bir konuşmasında "Trenden inenler bu trene bi daha binemezler" dedi. Tabi herkes bunu onlara edilmiş bir söz olarak algıladı. Bende öyle algıladım. Parti kuracaklar söylentileri hep vardı ama demek ki bu sefer ciddi ciddi kuracaklar. İdris Naim Şahin için böyle bir açıklama yapacak değil ya !
İdda edilen bir şeye "yok" denilemiyorsa var olarak kabul edilir. Zaman ve zemin kollanıyor demektir. O zaman da 31 Mart sonrası. Eğer, AK Parti ciddi bir oy kaybı yaşarsa zemin de uygun hale gelecek demektir...
Bu aralar birileri bu yeni oluşuma zemin hazırlıyor gözüküyor.

AK Partiden oy koparma çalışmaları başlamış durumda. AK Parti ne kadar az oy alırsa zemin o kadar sağlam olacak. Fakat, AK Parti kazansa da adı geçenlerin yine de bu partiyi kuracağına inanıyorum.
Yalnız kolay bir süreç beklemesin kimse. O zaman her şey ortaya dökülür. Bunlar ne istedi, Erdoğan ne yaptı/yapmadı. Yahut Erdoğan ne istedi bunlar ne yaptı/ yapmadı çıkar ortaya...
Adama sorarlar: "Erdoğan ülkeye zarar veriyordu neden beklediniz sustunuz? Kaybetmesini mi beklediniz ?..."
Ne mi olur ? Suriye'de istediğimizi alır, ekonomi eskisi gibi olursa havalarını alırlar. 
Aksi durumda, Gül dışarda kalacak, Davutoğlu ve diğerleri oyu böler, Gül çatı adayı olarak 2023'ün CB adayı olur...
Kazanır da...
Türkiye ne kazanır onu bilmem !
Başta da söylediğim gibi siyasetin Sırat'ı sandık.
Göreceğiz !


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık