• 10 Eylül 2018, Pazartesi 21:32
MEHMET YOLDAŞ

MEHMET YOLDAŞ

İyi oldu be!

Bugün karşı karşıya kaldığımız ekonomik operasyon bire bir aynı olmasa da vaktiyle Ecevit'e de yapılmıştı.

Amaç iktidarı düşürmekti. O günkü şartlarda Ecevit’in dayanması mümkün değildi.

Üretim belli birkaç ailenin tekelindeydi çünkü. Üretmediklerinde yokluk, karaborsa alıp başını gidiyordu.

Şekeri, sigarayı devlet üretmesine rağmen karaborsa satılmasını önleyemiyordu mesela.

Nitekim öyle oldu. Üretmediler...

Ecevit hükümeti düştü Demirel iktidar oldu. Ertesi gün olmayan bütün ürünler piyasaya çıktı.

Bugün fiyat artışı var ama aynı şekilde stokçuluk ve karaborsaya tenezzül edenlerin bu işten kar etmesi mümkün değil. Çünkü, o güne göre üretim çok, çok fazla ve çeşitli. Ayrıca ithalat kapısı da açık. İthal edersin döker herkes stoğunu ortaya. O günki gibi yetmiş cente de muhtaç değiliz yani.

TÜSİAD karar alıyordu üretmemek için her şey yok oluyordu. Yok ki onlardan başka üretici.

Şimdi çok farklı üreticiler var piyasada. Kaliteli- kalitesiz, patentli- merdiven altı da olsa Anadolu’nun her köşesinde binlerce üretici var. Benim 19 yaşında oğlan bile ev yapımı reçel üretip satabiliyor daha ne olsun.

Üretmese n'apacak? İflas eder. Hepsini bir araya getirip ortak karar almaları mümkün değil.

Evet ani ve yüksek fiyat artışı var ama, karaborsa ve stokçuluk yapılamıyor çok fazla. 70'li, 80'li yılların Türkiye’si olsa yüzde 30-40’lık zamlarla kalmaz, ürün bulamaz karaborsadan 3-4 katına almaya razı olurduk.

O güne göre bugünkü hükümetlerin zorluğu üretimin azlığı değil tüketicinin yokluğa alışkın olmaması.

Özal’dan sonra yokluk, Erdoğan’dan sonra yüksek enflasyon olmadı bu ülkede. O günkü insanımız zaten yoklukla büyümüş, konforu ve lüks yaşam tarzını bilmiyordu.

Bugün elli yaşında olanlar dahi yokluğu fazla bilmezler 70'li 80'li yıllarda çocuktular henüz...

Deterjan yoksa, külle çamaşır yıkamayı biliyordu annelerimiz.

Benzin yoksa aracı da yoktu, yürümeye alışıktı babalarımız.

Mazot yoksa bile traktörü de yoktu, öküzle çift sürmeyi biliyordu çiftçimiz.

Şeker yok olsa bile çay içme alışkanlığı bu derece yüksek değildi. Misafir gelince ikram edilen bir şeydi çay. Tatlının, pastanın, kekin bunca çeşidini kim bilip yapıyordu evinde.

"Sabah kalkınca Nescafe içmeden kendime gelemiyorum" diye bir cümle yoktu literatürde o vakit.

Çikolata türü şeylerin varlığından haberdar dahi değildik.

Evinde telefon yoktu ki cebindeki telefonun faturasından şikayet etsin, bilmem ne marka telefonum yok diye eziklik çeksin.

Elektrik yoktu ki evinde, 6 kollu avizesi yok diye dert etsin. Gaz lambasının camını parlattın mı al sana led ışık. Bugünün projektörü, o günün lüxleri idi.

Onlarca marka, yüzlerce model içinden bilmem kaç kilo çamaşır makinası, bilmem kaç programlı bulaşık makinası, bilmem ne model koltuk takımı seçmenin stresini yaşıyor insanlar. Anne- kızın, karı- kocanın, evlenecek nişanlı çiftlerin sırf bu yüzden kavga edip mağazayı terk ettiğini onlarca kez gördü bu gözler.

Merdaneli çamaşır makinası sahibi olmak zenginlik, mintaxla bulaşık yıkamak sosyetelik alametiydi o gün.

Sabahtan beri yedi, sekiz mağaza gezip dokuzuncu mağazada rafı komple aşağıya indirtip sonra "Ay bir türlü aradığım modeli bulamadım ? " diyen ablaya, "Belanı mı arıyorsun" diyen tezgahtar haklı değil mi?

30'dan fazla ayakkabı alabilen bir ayakkabılık için "Bu benimkilere yetmez, eşimin ve çocuklarınkini n'apacam" deyip sonra 60 liralık taksiti için "çok" dediğinde tezgâhtar, “Onca ayakkabıyı alırken vardı da şimdi mi yok. O zaman ayakkabılarını da münasip bir yerine sok" demiyorsa edebindendir.

Dışarıda yemek yeme kültürü, eve sipariş verme şımarıklığı yoktu bizde daha düne kadar.

Yiyip, yiyip sonra yan gelip yatarak biriken yağları eritmek için bütçe ayırmıyordu anne, babalarımız. 

Güya dava savunuyor, dünyayı fethetmekten bahsediyor ama cebine dokununca anam bi cırlamalar!

Bu süreçte hangimiz "Petrol dolarla. Bugün otomobil kullanmayacağım, toplu taşıma aracı kullanacağım" veya "yürüyeceğim" dedik. Hangi ithal ürünün satışında eksilme oldu?

Çok şımarmış, ne oldum delisi olmuş, pek bi rahata alışmıştık.

İyi oldu be!

Belki çok tüketmek yerine, daha çok üretmemiz gerektiğini anlarız.

Belki har vurup harman savurmaktan vaz geçip, tasarruf yapmayı öğreniriz.

Belki olmadan, olmuş gibi davranmaktan vaz geçeriz.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


FtmGk FtmGk 12.09.2018 15:28

Bildiğin "malın mı var, derdin var" hesabı

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık