• 29 Mart 2019, Cuma 12:36
MEHMET YOLDAŞ

MEHMET YOLDAŞ

Huzur istiyoruz!

HUZUR İSTİYORUZ !

 

Geçen akşam Haber Türk TV'de Veyis Ateş'in, Güneydoğudaki illerimizde yaptığı bir programa denk geldim. Van, Hakkari ve Şırnak gibi ilerimizde, illerin yöneticilerine, işadamlarına ve vatandaşlara mikrofon uzatmış.

"Ne istiyorsunuz" diye soruyor vatandaşa. Farklı farklı istekler vara ama herkesin ortak cevabı "Huzur istiyoruz" oldu.

Hangimiz istemiyoruz ki huzuru?

Belki onlar gibi devlet otoritesinin kaybolduğu bir bölgede yaşamadık. Eli silahlı adamlar tarafından malımız istenmedi, çocuklarımız zorla militan olarak dağa götürülmedi ama en az onlar kadar bizim de huzurumuzu kaçırdılar. Evlatlarımızın canları gitti. Her aldığımız şehit haberiyle kahrolduk.

Sadece şehitler için değil, kandırılıp dağlarda heder edilen Kürt gençler de bizim değerimizdi. Ülkesine hizmet edecek değerlerimizin, ülkesine düşmanlık edecek noktaya gelmesi bu devletin ayıbı ve acziyetiydi.

Sahip çıkamadık...

PKK'nın bölgede ilk katliamı yaptığı yıllarda üniversite öğrencisiydim bugün elli yaşındayım. Kadınların, küçücük çocukların delik deşik olan cansız bedenlerini görünce ağlamıştım. Aman onlar Kürt diye bakmadık. Çünkü biz Kürt Türk diye bir ayrım yapmıyorduk öyle yetiştirilmemiştik. Ne ailemizden ne de okulda öğretmenlerimizden en ufak bir ayrıştırıcı söz duymamış, kin nefret içeren bir söz işitmemiştik. Samsun’da yaşadığım köydeki komşum neyse Hakkari'nin köyündeki de oydu bizim için.

Birileri ihtirasları uğruna Kürdü de, Türkü de huzursuz ettiler...

Sadece bununla kalmadı huzurumuzu kaçıran şeyler. Son 16-17 yılda yaşadıklarımıza bir bakın daha neler var.

Ülkede hiçbir sorun yokken Cumhuriyet mitinglerini düzenleyip ortamı gerenler huzurumuzu kaçırmadı mı?

Halkın seçtiği hükümetten rahatsız olup "E muhtıra" verip korku salan paşalar huzurumuzu kaçırmadı mı?

Ergenekon ve Balyoz gibi suçluyla suçsuzu aynı torbaya koyup yargılamalar huzurumuzu kaçırmadı mı?

Bizim seçtiğimiz meclise cumhurbaşkanı seçtirmeyenler huzurumuzu kaçırmadı mı?

İki ağacı bahane edip memleketin sokaklarını ateşe verenler huzurumuzu kaçırmadı mı?

17/24 Aralık yargı ve emniyet darbe girişimiyle huzurumuzu kaçırmadılar mı?

Dağlarımızda pusu kurup, sokaklarımıza hendek kazan, vatandaşın evini mevziye çevirenler huzurumuzu kaçırmadılar mı?

Memleketin meydanlarında canlı bomba patlatanlar huzurumuzu kaçırmadı mı?

15 Temmuz’da milletin silahını millete çevirip cinayet işleyenler, uçaklarla tepemize bomba yağdırıp, tankları milletin üstüne sürenler cumhurbaşkanına suikast timi gönderenler huzurumuzu kaçırmadı mı?

Diken üstünde meydanlarda günlerce nöbet tuttuk. Yaşadığımız stres, duyduğumuz endişe psikolojimizi bozup huzurumuz kaçırmadı mı?

Enflasyon ve faiz, dolar kuru kimsenin beklemediği noktalara düşerken, işsizlik azalıp ülkenin ekonomisi hızla büyürken, kimsenin hayal edemediği dev yatırımlar birer birer hayata geçirilirken oldu tüm bunlar. Vatandaşa öte git diyen, kimsenin yediğine içtiğine, giydiğine, eğlencesine ve ibadetine karışan yoktu. Tüm bunlara rağmen Başkan Erdoğan kimlerin tekerine çomak sokup huzurunu kaçırmıştı da, "Diktatör" diye yaftalanıyordu?

MİT Başkanı hangi kirli emelleri olanları rahatsız etmişti de ifade vermek için savcılığa çağrılıyordu?

Ekrem İmamoğlu reklam filminde "Binali beyle ortak miting yapabilseydik. Ülke rahatlasa, huzur gelse" diyor.

Peki sen, Yenikapı milli mutabakat mitingine gittin mi de, ülkeyi rahatlatmaktan bahsediyorsun? Ülke mi rahatlar yoksa bu memleket üzerine istediği gibi oynatamayanlar mı rahatlar...

Senin belediye başkanlığı yaptığın partinin genel başkanı tankların önünden kaçmak yerine tankların önüne dikildi mi de, birlikten beraberlikten bahsediyorsun?

250 vatandaşı şehit eden 2.500'ünü yaralayan Fetö'ye tek laf edebildin mi de birlikten ortak hareket etmekten bahsediyorsun ?

Ülkenin Cumhurbaşkanı darbecilere karşı halkı meydanlara davet ederken, başbakanı "hadlerini bildireceğiz" derken sen "Sakin olun evden çıkmayın" diye twit attın...

Kırk yıldır memleketin başına bela olmuş, ülkeyi bölmek isteyen PKK'ya ve" PKK terör örgütü değildir" diyen HDP'ye tek laf edebiliyor musunuz? Adam "HDP'nin oyuyla seçileceksiniz" diyor. "Hadi oradan biz sizin oyunuzu istemiyoruz" diyebiliyor musunuz?

Huzur istiyorsunuz ama huzuru bozanlara tek laf edemiyorsunuz. Nasıl olacak o iş?

Siz huzuru devletin tepesine çöktüğü halkın huzurunu kaçıran millet ve devlet düşmanlarına mı istiyorsunuz ?

Huzur istiyoruz, bırakın devlet düşmanlarıyla birlikte hareket etmeyi...

Huzur istiyoruz, bırakın şu iki yüzlü hallerinizi...

Huzur istiyoruz, bırakın millete hizmet edenlere iftira atıp, yalan söylemeyi...

Huzur istiyoruz, bırakın şu milletin yakasını...

Huzurumuzu kaçırın sonra "Huzur istiyoruz" diye yaygara yapın. Yalan söylemeye vergi almıyorlar nasıl olsa...

31 Mart’ta kazanınca susacak mısınız? Seçim istiyoruz diye yine huzurumuzu kaçıracaksınız.

Ben huzur istiyorum!

O nedenle oyumu milletin huzurunu isteyenlere vereceğim, milletin huzurunu kaçıranlara değil!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık