• 23 Mart 2018, Cuma 15:48
KONUKYAZAR

KONUK YAZAR

Reis tamam! Ama…

D.Çağrıhan Ağrılı

Her şeyi bildiğini ve gereğini düşündüğünü varsaymaya başlayan liderler ve yöneticiler, bir süre sonra etrafında sadece kendisini onaylayan ve hoşa gidecek beyanlarla menfaatlerini gözeten yalakalarıyla baş başa kalırlar.

Kurulduğu günden son dönemlere kadar istişare ve araştırma faaliyetlerini başarıyla sürdüren Ak Parti’de, Recep Tayyip Erdoğan’ın yakın zamanda kadroları için söylediği “metal yorgunluğu” kurumsal bir vakıa halini almış bulunuyor.

Doğru nedir? İnsanlar ne düşünüyor? Yapılan anketlere ve araştırmalara rağmen umursanmıyor artık herhalde. 

Türkiye’nin alışık olmadığı bir cesaret, kararlılık ve yolundan sapmama faziletini sergileyen Recep Tayyip Erdoğan, önce Davos’ta, sonra Birleşmiş Milletlerde ve arkasından FETÖ’ye karşı sergilediği sert ve net tutumunu, farkında olmadan kendi tabanına da sergilemeye başladı.

Taban derken, parti teşkilatını değil, kendisine ve partisine gönül verenleri kast ediyorum.

Gerçi bu taban epeydir gönlünü partiden çekip liderine sabitlemişti fakat yediği fırçalardan dolayı şu an bir şaşkınlık ve hüzün yaşıyor.

Kesinlikle geride kalmasını ve tekrar gündeme gelmemesini istediğimiz “dinin güncellenmesi” faciasından sonra düzeltme ihtiyacı ve mecburiyeti hisseden Erdoğan, yanlışı izale etmek veya kastettiğini izah etmek yerine öncelikle öfkesini göstermeyi yeğledi.

Birçok cevapsız sorunun ve lider hatırına katlanılanların ağırlığı milleti yormaya başladı.

Saadet Partisi’nin yüzde buçuk oyu için on kere görüşmeyi önemserken, milletin oylarını garanti sayma özgüveniyle yapılan yanlışlar korkarım ki önlem alınmazsa şaşırtıcı sonuçlara sebep olacak.

Eleştirenlerin tamamını trol, hain, samimiyetsiz diye yaftalayıp gerçeği görmemek eleştirenlere ne kaybettirebilir? Peki ya haklı iseler Ak Parti’ye ne kaybettirir?

Söyleyeyim…

Önce Yerel Seçim sınavıyla karşılaşılacak.

Ve vatandaş bu yerel seçimlerde ilk defa hizmeti öncelemeyecek, partilerin ahlaki vaatleri nedir ona bakacak. Ak Partiyi bu yerel seçimde proje vaatleri, çok çalışma edebiyatı, geçmişte yaptıkları asla kurtaramaz.

“Doymayan belediye başkanları” inancı, millette tiksinti duygusuyla birlikte yükseliyor.

Dikey yapılaşma sadece kentlerin siluetini değil, ahlakın siluetini de bozmuş vaziyette. Herhangi bir kente tepeden bakan en ahmak insan bile dünyalık şehvetin hangi şiddette belediyeleri salladığını kolaylıkla görebilir.

Evet ağaç diktiniz, çöpten kurtardınız, sular akıyor, yol yaptınız…

Bu hakkı teslim ederiz. Ancak Ak Parti’den önce yerleşen ve “Malı götürüyor ama en azından hizmet ediyor” mahkumiyeti, artık milletin kabul edeceği bir esaret olmaktan çıktı. Hatta millet şaşkın. “Yenileri geldiğinde bir de onların mı doymasını bekleyeceğiz. Kaldı ki doymuyorlar!” duygusuyla şaşkın.

Hadi şimdi açıklama yapın; deyin ki, “Yok böyle bir şey. Bu iftiradır. Düşmanlıktır. İspatlayın… Aslı astarı yok…”

Millet belki herhangi bir yolsuzluğu teknik ve hukuki anlamda ispatlayamayabilir ama sandık başına gittiği zaman vicdanının sesini dinler.

Çoktan “MHP tercihiyle ders verme formülü” birbirinden habersiz kitlelerde bir seçenek olarak serinletici muamelesi görüyor.

Sadece yerel yönetimler değil aşılması gereken problem…

Bir de Berat, Serhat, Bilal, amca, dayı, yeğen, aile, akraba, çevre problemi var ki…

Ne kimse söylemeye cesaret edebiliyor.

Ne de Recep Tayyip Erdoğan durumu kabul ediyor.

“Tayyip Bey’in vatan millet aşkına canı çıkarken, Berat&Serhat Medya Teşkilatı hem Bilal Erdoğan ile hem de Tayyip Bey’in ekibinde beğenmedikleriyle çekişiyor ayrıca bir Karadeniz İşbirliği Teşkilatı var ki, Allah Allah…”

Yarın Tayyip Bey bir yanına oğlunu, bir yanına damadını ve ayrıca Soylu’yu alıp birlik beraberlik, neşe ve huzur görüntüleri verse bile üstteki dedikodunun tesirinde kalanları ikna edemez.

Tarihin hiçbir safhasında ve hiçbir coğrafyada yönetimde aile, sülale, hemşeri görüntüsü hoş karşılanmamıştır. Bu riski taşımanın ve sonra da milletin yüreğine bırakmanın ne gereği var, anlamak mümkün değil.

Ezcümle Recep Tayyip Erdoğan karizması ve liderliğine inanç halen geçerliliğini sürdürüyor.

Sürdürüyor ama…

Milletin içinde çok kalın ve ağır bir “ama” var…

Ve bu “ama”nın ne manaya geldiğini inşallah seçimlerde görmeyiz.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


vasat vasat 23.03.2018 22:15

bir Allahın kulu yorum dahi yapmamış...yahu yoruma da mı korkuyorsunuz...adam ne güzel yazmış işte... dost acı söyler misali....

Öylesine biri Öylesine biri 26.03.2018 18:00

Maalesef "hikmetinden sual olunmaz" makamlara cikarttik. Ama bu makaleyi bir yere not edelim. Adam demişti deriz hep beraber

hak hak 05.04.2018 08:54

Vasat kardesim bu sessiz toplumun dili...yorumunu sandikta yapar...hak edenin dersini verir...

İlknur b Büyük İlknur b Büyük 05.04.2018 10:06

Harika. Tamamen doğru. Halkın sesi olmuşsunuz.

şükür şükür 05.04.2018 21:50

Allah cc dediği olur. Önce biz kendimizi işlerimizi düzeltelim sonra başka işlerin düzelmesini bekleyelim.

idam şart idam şart 08.04.2018 00:20

evet doğru ama yeterince açık değil. kimse dem

Emre Emre 11.04.2018 16:17

Dost nasihatine kulak tıkayanlar, musibeti tadarlar.Ne demiş büyüklerimiz, Bir musibet, bin nasihatten iyidir.Şu "güncelleme" lafından sonra bu ülkede Maddi ve Manevi öyle bereketsizlikler hasıl olduki, bu konu erbabınca bilinir.Velhasıl Kelam...

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık