• 21 Mayıs 2018, Pazartesi 13:52
KONUKYAZAR

KONUK YAZAR

Barış gönüllüsü veya yıkım ekibi!

CEM ÇALIŞICI

Bernard Lewis'in yanında bir de Stanford Shaw ile Heath Lowry'miz var elbette.

Ermeni iddialarına karşı çıktıkları için ülkemizde akademik camiada oldukça sevilen 2 tarihçi daha...

Hadise basittir oysa. Havuç ve sopa. Türkiye, uslu bir çocuk olup Amerikalı ağabeylerinin sözlerini dinlerse böyle ödüllendirilir elbette. Biz de bunları bizi çok sevdiklerine hamlederiz. Bilinen o ki Amerika bir tarafa hamle yaparken diğer tarafa da pembe boncuk dağıtır, küstürmez..

Heath Lowry ülkemize 1964'te gelir. Barış Gönüllüsü (!) olarak… Hani Seyyid Ahmed Arvasi üstadımızın Doğu Anadolu Gerçeği kitabında anlatılan Barış Gönüllüleri :

Bir öğretmen arkadaşım anlatmıştı. 1950’li yıllarda Doğu Anadolu’da bir ilk öğretmen okulunda Türkçe öğretmeni olarak çalışıyormuş. Sınıfına bir idareciyle birlikte Amerikalı bir barış gönüllüsü gelmiş. Barış gönüllüsü, bir müddet verilen dersi dinledikten sonra, bir hayli güzel konuştuğu Türkçesiyle Öğretmenden izin isteyerek öğrencilere bazı sorular sorup soramayacağını bildirmiş. Öğretmen “buyurun” demiş. Barış gönüllüsü de sınıfı dolduran masum Doğu Anadolu çocuklarına şu soruyu sormuş:

“Çocuklar, siz Türkçeden başka bir dil biliyor musunuz?”

Çocuklar cevap vermiş:

“Şimdilik bilmiyoruz. Ama okulumuzda İngilizce, Almanca, Fransızca okutuluyor. Biz de öğrenmeye çalışıyoruz.”

Barış gönüllüsü, sorusunu açmak zorunda kalmış:

“Öylesi değil… Mesela siz, evinizde başka bir dil konuşmuyor musunuz?”

Çocuklar şaşkın:

……..?

Barış gönüllüsü artık gizlemeye gerek duymamış:

“Canım, mesela Kürtçe bilmiyor musunuz?”

Öğretmen, idareci ve öğrenciler iyice şaşırmışlar. Barış gönüllüsü riyakâr bir tebessümle zehirli dişlerini göstermiş:

“Niçin şaşırdınız? Kürtçe bir dil değil midir?”

Seyyidimizin arkadaşı Doğu Anadolu'dadır da bizim Heath Lowry'mizin de kısmetine Balıkesir düşer. Lakin onun gönlü Doğu Karadeniz'dedir. İlgi alanı özellikle Lazca ve yerli ahalinin Rumca olarak adlandırdığı köylerdir. Öğrendiği Doğu Karadeniz şivesinde fıkralarla oldukça sempatik görünür bizimkilere… Çalışmaları seneler sonra meyvesini verir. Bir doktora tezi. Trabzon Şehrinin İslamlaşması ve Türkleşmesi (1461-1583). Özetle şöyle der. Bu kadar kısa sürede bölgenin İslamlaşmasının tek sebebi, bölgedeki Rumların ama zorla ama ikna yolu ile İslamlaşmasıdır.. Yunanistan taze (!) mal bulmuş mağribi gibi atlar. Bölgede çekim yapan Yunan devlet televizyonu en az 500 bin Müslüman Rum'un yaşadığını iddia eder. Ömer Asan gibi yerli (!) araştırmacılar da yazdıkları kitaplarla destek çıkar. 19 Mayıs'ı Pontos Rumları'nın soykırım yıl dönümü olarak anan adı Müslüman bir grup dahi ortaya çıkar. Devrimci Karadeniz diye bir isimle, insanımızı devşirmeye başlarlar.

Gülücüklerle vatanın altını oymuşlar…

Tarihçi mi idiler?

Hangisi daha masum?

Fen bilimleri mi sosyal bilimler mi?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık