• 15 Ekim 2018, Pazartesi 19:24
EMREMİYASOĞLU

EMRE MİYASOĞLU

İslam'da protestanlık merakı!

 

Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın inayet ve lütfuna sığınarak başlamalı yazmaya ve okumaya…

Hıristiyanlık’ta Protestanlık mezhebi üzerine uzun uzadıya bir açıklama ile başlayabilirdik fakat kanaatimizce buna hiç lüzum yok. Protestanlık, kısaca, güya Hz. İsa’ya (a.s) inandığını iddia eden ve kendilerini ‘Hıristiyan’ olarak adlandıran tahrif edilmiş inanca mensup insanlar arasında başgösteren karmaşadan istifade ederek ortaya çıkmış reformist bir mezheptir. Yani tahrif edilmiş bir dinin, iyice tahrif edilerek tabiri caizse ‘kuşa çevrilmiş’ yeni halidir.

Konumuz elbette Hıristiyanlık ve Protestanlık değil. Meselemiz İslâm dini üzerinde oynanmaya çalışılan hain oyundur.

Yüzyıllardır devam eden harici akımın, son yüzyılda ‘akılcılık’, ‘modernizm’, ‘çağa uydurma’ gibi çeşitli fraksiyonlar halinde ulaştığı nokta belki de en tehlikeli evresinde. Şimdi burada bir parantez açmak icap ediyor. Bu noktaya gelinmeden önce 13. yüzyılda Hıristiyanlar arasında uygulanan ve amacında başarıya ulaşılan dini protesto ve hâkim inancı yerle bir etme tecrübesinin iyi anlaşılması gerekiyor. Protestanlığın doğuşunda yaşananlar ve ortaya sürülen argümanlar bugün, İslâm dünyasındaki manzara öne sürülerek bizzat 14 yüzyıllık İslâm inancının kendisi için uygulanıyor. Tahrif edilmiş bir inanç olan Hıristiyanlığın ‘geleneksel’ yapısını, ‘kiliseyi’, yani özetle dinin mevcut halini akıldışılığın ve geri kalmışlığın müsebbibi olarak tesbit ve teşhis eden zihniyetten tevarüs eden günümüz ‘aklı’, aynı argümanları İslâm dini için de kullanıyor.

Genelde ehl-i sünnet yolunun, Anadolu özelinde de Hanefilik-Maturidilik akımının Müslümanları (haşa) geri bıraktığını, hatta radikalizmi bu mezheplerin doğurduğu gibi akıl almaz herzeleri dile getirme cür’eti gösteren hoca görünümlü zangoç-akademisyenlerin yaymaya çalıştığı fitne aşikâr. Müslümanların cahilliği ve tembelliğinden faydalanarak, İslâm inancının kendisini mesul göstermeye çalışan bu nasipsiz zihniyet, İslâm’ı Hıristiyanlıkla aynı kefeye koyarak Lüteryen bir yaklaşımla “dinin reforma” ihtiyacı olduğu iddiası üzerinde duruyor. Böylelikle şuursuz Müslümanların dine olan güvenini elinden almak ve dine mesafeli olanların da tamamen inkâr yoluna sapması için bilinçli olarak çaba sarf ediyor.

 

EN BÜYÜK KOZ YEŞİL FEMİNİZM

Özellikle kadınlar ve onlarla ilgili dini hükümler üzerinden toplumun İslâm’a bakışını sarsmaya çalışan zihniyetin en büyük kozu ise Yeşil Feminizm olarak adlandırdığımız akım. Satılacak her ürünü kadınları kandırmaya yönelik reklâmlarla pazarlayan kapitalist mantığın hazırladığı “kadınlara sonuna kadar özgürlük” fikrinin hedefi şimdi de aynı yöntem ile dini tahrif etme. Dünyada olduğundan çok daha hızlı bir şekilde buldumcuk hastalığına kapılan Türkiye’deki Müslüman kadınların zaafından faydalanan bu reformist zihniyet, kadınların nefsine ağır gelecek her hükmü inkâr etme ve böylece kadınları (ve onlara yaranmak için canını verecek erkekleri) yanlarına çekme suretiyle tahrif çalışmalarında başarıya ulaşmayı umuyor. Devlet aklının da maalesef büyük bir hevesle destek verdiği en büyük argümanları ise: “Kur’an’da kadınlar için şu yasak var mı?” Bu sinsi cümle ile Peygamber (sav) sünneti ve ashabın uygulaması ve 14 asırlık ehl-i sünnetin adab-ı muaşereti bir anda çöpe atılmış oluyor. Ve arzu ettikleri sünnetin bağlayıcılığını kaldırma konusunda başarılı da oluyorlar!

 

ORTAK NOKTALARI EHL-İ SÜNNETE SALDIRI

Son yıllarda arşı titretecek boyuta çıkan ve çeşitli hallere bürünen ‘reform’ girişimlerinin buluştukları ortak noktalara dikkat edildiğinde, aslında nasıl sinsi bir amaca hizmet ettiklerini anlamak hiç de güç olmuyor. Kendilerini akılcı, yenilikçi, modernist, reformist, mealist gibi görünüşte olumlu (!) sıfatlarla niteleyen bu güruhun oluşturduğu felsefe 14 asırdır süregelen ana akım ehl-i sünnet itikadına saldırı üzerine kurulmuş. Mezhep inkârcılığı, müfessir ve müçtehidleri yok sayma, ashab-ı kirama yönelik itibarsızlaştırma çabası, zayıf hadisleri bahane ederek hadis-i şeriflere yönelik toptancı bir inkâr yaklaşımını yayma, yazılan bütün tefsirleri gereksiz sayıp kendilerine ait bir “inkârcı tefsir” mantığıyla düzinelerce kitap ve saatlerce konuşmalar düzenleyerek şuursuz Müslümanları inkâr saflarına çekme… Adım adım hadsizliklerini bir üst perdeye taşıyan bu mülhid ve fâsık güruh, karşılarında ciddi bir direniş görmemekten aldıkları cesaretle işi, âyetlerin mânâlarıyla oynamaya, kısım kısım inkâra kadar vardırdı.

Bu bid’at yolların bu kadar çoğalması ve İslâm coğrafyasında yüz bulmasının temel nedeni ise ehl-i sünnet dairesinin dışına çıkıp yer yer küfre batan harici mezheplere yönelik zamanında ve gerekli tedbirlerin alınmamasıdır. Bunu bugün dile getirmenin önü, her ne kadar “sakıncalı” ve “İslâm birliğine mugayir” gibi argümanlarla kesilse de işin hakikati budur! İslâm’da inanıyorum diyeni tekfir etmemek esastır elbette, lakin küfrü gerektirecek eylem ve söylemi her kim derse desin din dairesinin dışına çıkıp kâfir olmuştur.

 

EGO İLE İNANCI YIKMAK

Bir taraftan yenilik ve reform adı altında deizmi yayarak Anadolu’nun iman ve itikadını hedef alan ve hatta bunun için yabancı kaynaklardan para desteği bile aldıkları kanıtlanan bu hoca görünümlü ajan zangoçlar, bir taraftan da neredeyse azınlık konumuna düşen ehl-i sünneti “gelenekçi”, “biatçi,” “yobaz” gibi sıfatlarla küçük düşürüp sindirmeye çalışıyor. Dini her hükmü kısıtlı akıllarıyla tartmaya ve ‘mantıklı’ bulduklarını kabul edip ‘mantıksız’ bulduklarını reddetme yaklaşımı benimseyen bu güruh, son çağda batı tarafından tüm dünyaya aşılanan ‘sen her şeyin en iyisini bilirsin’ hastalığından faydalanıyor. Bilimi inancın üzerine çıkarmayı, kişisel zekâyı ve onun kabul ettiği her şeyi “anlama” ve “inanma”nın önüne koymayı şiar edinen ve dünyaya da bunu yayan isyan aklı, şimdi son vuruşunu yapıyor. Kendisinden daha büyük bir otorite tanımaz hale gelen insan, ne dini birikimi, ne tevatürü, ne de ilmi yeterlilik ve tecrübeyi umursuyor. Varsa yoksa koskoca bir “ben”!

Sürekli olarak pompalanan “bırakın isteyen istediğini söylesin, fikir özgürlüğünün önüne geçmeyin” argümanının dayanıp geldiği son nokta Resulullah (sav) ile birlikte tartışmaya kapatılmış olan iman ve itikad prensipleri. Fakat artık bu akılcılık egoizmi öyle bir noktaya gelmiş bulunmakta ki, ne hadis-i şerifleri nazar-ı itibara alıyor, ne de âyet-i kerimeleri. İşin acı tarafı artık bu açık küfrün gizlenmeye bile ihtiyaç duyulmaması. En trajik olanı ise Müslüman olmak için asgari düzeyde gerekli ve tartışmasız olan naslara muhalefet edenlerin ilahiyatçı-hoca olarak kabul görmesi, kendilerine hayran zavallılar tarafından holiganca savunulması ve ektikleri fitne tohumlarına karşı mücadele etmenin radikalizm olarak gösterilmesi!

 

DİYANET VE İLAHİYAT FAKÜLTELERİ NE İŞE YARAR!

Kuruluş sebepleri ve işleyiş biçimleri dikkate alındığında Diyanetin bir bütün olarak ve ilahiyat fakültelerinin büyük çoğunluğu itibarıyla dinimiz üzerinde on yıllardır yapmaya çalıştığı tahribatı defaatle konuştuk. Kendilerine bu minvalde eleştiri yöneltildiğinde şiddetle karşı çıkmalarına rağmen şu soruyu sormadan edemiyoruz:

Diyanet ve ilahiyat fakülteleri, Fazlurrahman, Ali Şeriati, Muhammed Abduh, Cemaleddin Afgani ve hatta Roger Garaudy gibilerinin açtığı fitne yollarına karşı bugüne kadar ne yaptı? Bu gibi ajanların oryantalist-reformist-modernist yöntemlerle 14 asırlık İslâm birikimine Protestan ve materyalist bir yaklaşım-yıkım getirmesine ve bütün bu fitneleri "felsefe" adı altında masumlaştırmalarına karşı ne yaptı? Bu zevatın ektiği tohumlarla büyüyen Yaşar Nuri, Fethullah Gülen, M. İslamoğlu ve benzeri birbirinin türevi münafıklara karşı nasıl bir tedbir alındı?

Bu sorular elbette her zaman olduğu gibi bu günde cevapsız bırakılıyor…

Bir zamanlar moda olan ateizm ile Anadolunun imanına istedikleri tahribatı yapamayanlar şimdi bu amaçlarına, yeni moda olan ve “din içi dinsizlik” olarak tarif edilen deizmi yayarak ulaşmaya çalışıyor. Bu çabalar elbette yüzyıllar sonra ilk kez çıkmış bir fitne değil. Her dönemde birbirine benzer bu küfür akımları ortaya çıkmış ve inanç tarihinin çöplüğüne atılmıştır. Fakat bu son dönemdeki muhtemelen yapılan en zekice ve sinsice olanı, çünkü insanları en büyük zaafları olan akılları ile kandırmaya çalışırken Kur’an-ı Kerim ile aldatıyorlar.

Ama şunu bilmelidirler ki İki Cihan Serveri Resûl-i Kibriya Muhammed Mustafa (sav) o mübarek ömürlerinde bir mucize olarak bugün yaşanacak olan bu manzarayı aynıyla ifade buyurmuşlardır.

Mülhidlerin Allah’ın dini üzerindeki hain emelleri asla başarıya ulaşamayacaktır. Çeşitli fırkalar icat etseler dahi ehl-i sünnet inancını yok etmeyi başaramayacaklar.

Hiç şüphemiz yoktur ki, İslâm’da Protestanlık hevesi kursaklarında kalacak.

Rabbim dillerini, zihinlerini ve imkânlarını kurutsun!..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


çepni çepni 18.10.2018 11:26

Allah razı olsun, eline kalemine sağlık. Şeytanlaşmış insanların, münafıkların, fitnecilerin iyice azdığı, pervasızlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Deccalin askerleri saldırıyor ve içimizde dindar, ehli sünnet görünen hainlerin gerçek yüzleri ortaya çıkmaya başlıyor. Allah bizi, vatanımızı, tüm müslümanları, insanlığı bu şeytanlardan korusun.

İSMAİL TEKKELİ İSMAİL TEKKELİ 25.10.2018 01:00

YAZDIKLARINIZI DESTEKLİYORUM, ALLAH c.c. RAZI OLSUN.

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1 İstanbul Başakşehir 12 8 3 1 12 27
2 Galatasaray 12 7 2 3 8 23
3 Kasımpaşa 12 7 1 4 7 22
4 Yeni Malatyaspor 12 6 3 3 9 21
5 Antalyaspor 12 6 2 4 -2 20
6 MKE Ankaragücü 12 6 1 5 2 19
7 Beşiktaş 12 5 3 4 4 18
8 Göztepe 12 6 0 6 1 18
9 Atiker Konyaspor 12 4 5 3 3 17
10 Trabzonspor 12 4 4 4 1 16
11 Demir Grup Sivasspor 12 3 5 4 -4 14
12 Bursaspor 12 2 7 3 -1 13
13 Fenerbahçe 12 3 4 5 -4 13
14 Akhisarspor 12 3 3 6 -7 12
15 Kayserispor 12 3 3 6 -7 12
16 Aytemiz Alanyaspor 12 4 0 8 -12 12
17 Erzurum BB 12 2 5 5 -4 11
18 Çaykur Rizespor 12 1 5 6 -6 8
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 Çaykur Rizespor 34 20 9 5 30 69
2 MKE Ankaragücü 34 18 9 7 21 63
3 Boluspor 34 18 6 10 23 60
4 Ümraniyespor 34 17 8 9 14 59
5 Erzurum BB 34 14 11 9 12 53
6 Gazisehir Gaziantep FK 34 15 8 11 19 53
7 Altınordu 34 15 8 11 10 53
8 Balıkesirspor 34 16 7 11 10 52
9 İstanbulspor 34 14 8 12 6 50
10 Vartaş Elazığspor 34 13 9 12 9 48
11 Giresunspor 34 13 8 13 6 47
12 Adanaspor 34 12 7 15 -15 43
13 Adana Demirspor 34 11 8 15 -3 41
14 Eskişehirspor 34 12 8 14 7 41
15 Denizlispor 34 10 8 16 -4 38
16 Samsunspor 34 7 15 12 -14 36
17 Manisaspor 34 7 3 24 -49 12
18 Gaziantepspor 34 2 4 28 -82 1
    Takımlar O G B M Av P
1 Hatayspor 34 23 7 4 48 76
2 Menemen Belediyespor 34 22 8 4 42 74
3 Afjet Afyonspor 34 21 7 6 31 70
4 Sivas Belediyespor 34 19 10 5 28 67
5 Keçiörengücü 34 19 7 8 36 64
6 Sancaktepe Belediyespor 34 16 11 7 26 59
7 İnegölspor 34 17 8 9 12 59
8 Sarıyer 34 13 5 16 -1 44
9 Tokatspor 34 11 10 13 -8 43
10 Etimesgut Belediyespor 34 11 9 14 -3 42
11 Kastamonuspor 34 12 4 18 -3 40
12 Eyüpspor 34 11 6 17 -10 39
13 Tuzlaspor 34 10 8 16 -9 38
14 Bodrumspor 34 10 8 16 -14 38
15 Amed Sportif 34 10 10 14 -4 37
16 Bucaspor 34 10 9 15 -9 36
17 Korfez SK 34 4 4 26 -48 13
18 Mersin İdmanyurdu 34 1 1 32 -114 -17
    Takımlar O G B M Av P
1 Altay 34 19 9 6 30 66
2 Bandırmaspor 34 19 7 8 22 64
3 Gümüşhanespor 34 19 7 8 25 64
4 Sanliurfaspor 34 19 6 9 21 63
5 Sakaryaspor 34 17 10 7 15 61
6 Bugsaşspor 34 15 11 8 20 56
7 Hacettepe Spor 34 15 11 8 16 56
8 Konya Anadolu Selçukspor 34 15 10 9 7 55
9 Niğde Belediyespor 34 14 7 13 -1 49
10 Kırklarelispor 34 11 9 14 -9 42
11 Kahramanmaraşspor 34 9 12 13 -14 39
12 Zonguldak Kömürspor 34 9 11 14 -14 38
13 Pendikspor 34 9 10 15 -13 37
14 Fethiyespor 34 8 12 14 -9 36
15 Fatih Karagümrük 29 9 4 16 -13 31
16 Nazilli Belediyespor 34 7 8 19 -24 29
17 Karşıyaka 34 6 9 19 -22 21
18 Silivrispor 34 2 11 21 -34 17

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık