İSMAİL GÜNEŞ ANLATIYOR...

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan’ın İsmail Güneş’e husumetin tarihine bakmazsak, durup dururken bir yönetmenin ülkenin atanmış Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısına ve onun Genel Müdürü Erkin Yılmaz’a söz söylemesinin nedeni anlaşılamaz.

İSMAİL GÜNEŞ ANLATIYOR...

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan’ın İsmail Güneş’e husumetin tarihine bakmazsak, durup dururken bir yönetmenin ülkenin atanmış Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısına ve onun Genel Müdürü Erkin Yılmaz’a söz söylemesinin nedeni anlaşılamaz. Oysa ne Bakan Yardımcısının ne de Genel Müdürün yerinde gözüm var. Bana yapılan bu son engellemenin kamuoyuna duyurulmasının da temelde bana bir faydası yok. Hiç kimse İsmail Güneş’in projesi geçmişe dayalı bir husumet sonrası desteklenmedi bu konuya bir dokunalım demeyecek. Hataları yapanlar, sadece hatalarının farkına kendileri varınca değiştiriyorlar.

Husumetin hikâyesi 2008 yılında başlıyor. Hemen yılın başlarında küçük bir bildirimle Türsak (Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı) ve Beyoğlu Belediyesi birlikte “Yeşilçam Ödülleri” başlığıyla bir ödüllendirme yapacaklarını duyurdular. O tarihte Film Yönetmenleri Derneğinde ve Sinebir (Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliğinde) aktif bir şekilde sinemanın sorunlarıyla yakından ilgiliyim. Haber ortaya çıkınca sektörün bütün bileşenlerinin ortak gücü Ulusal Sinema Platformunu toplayarak Türsak Başkanı Engin Yiğitgil’le hemen temasa geçildi ve sektör ödüllerinin bu şekilde verilemeyeceğini kendisine bildirdik. Ödülleri belirleyecek bine yakın jüri üyesinin o senenin filmlerini nasıl seyredebilecekleri ile ilgili hiçbir çalışma yapılmamış, çok belli ki herkes oyunu medyada en çok görünen üzerinden yapacaktı. Bu kadar kısa sürede geçmişte oynamış filmlerin nasıl seyredilip değerlendireceği ile ilgili en küçük çalışma yapılmamıştı. İtirazımız sonucu Engin Yiğitgil acil olarak toplantımıza çağrıldı. Kendisi “Etkinlik için çok güçlü bir sponsor bulunduğunu, tören ileriki bir tarihe ertelenirse sponsoru kaybedebileceklerini, bu seneyi atlatalım gelecek sene söz, sizinle birlikte planlayacağız,” deyince meseleye olumlu baktık ve yapılacak etkinliğe herhangi bir tepki vermeme kararı aldık. Ödüller o yıl dağıtıldı ve biz yanılmadık. En çok medyada görülenler ödüllendirilmiş oldu.

“Yeşilçam Ödülleri” düzenlemesi sonrasında 2.si 3.sü hatta 4.sü aynı şekilde yine sektöre haber verilmeden yapıldı. Yine medyatik filmler ve kişiler ödüllendirildi. Yine filmlerin bin kişi olduğu iddia edilen jüri tarafından seyredilip seyredilmediği belli değildi. 

Ödüllendirmenin 5.si yapılacağı zaman Ulusal Sinema Platformu Sanatsal Etkinlikler Komisyonu şekline dönüştü ve bendeniz bu kurumun sözcülüğünü üstlendi. Bu kez sistem değiştirilmezse etkinliğe filmleri sektör olarak vermeyeceğimizi, jüri seçilmiş arkadaşlarımızın oy kullanmayacağını ve onlar için en önemlisi törene katılmayacağımızı bildirdik. Mesele etkinliğin baş temsilcisi Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’a iletildi. Aramızdaki sorunu çözmek için onunla Yapıcı Zeynep Özbatur ve Oyuncu Senaryo Yazarı Atilla Engin’le birlikte defalarca toplantılar düzenledik. 

Biz ne istiyorduk peki?

Öncelikle jüri üyelerinin kimler olacağı, jüri üyesi olabilmek için ne gibi kriterler olacağının önceden belirlenmesini talep ettik. Bir jüri üyesi görevini önceden bilecek ve kendisine verilen bir kartla o yıl oynayan filmlerin en az %70’ini ve seyrettiği filmin en az 30 dakikasını seyretmiş olmalı şartını öne sürdük. Tıpkı İstabulkart gibi her jüri üyesinin ismine düzenlenmiş akıllı bir kart sayesinde jüri üyesi önceden ilan edilen şartları yerine getirdiğinde cep telefonuna gelecek bir şifre vasıtasıyla internet üzerinden daha önce hazırlanmış özel bir internet portalında oyunu kullanacak, sonuçlar tüm Meslek Birliklerinin temsilcileri huzurunda açılacak ve sonuçlar önceden belirlenen gecede açıklanmalıydı. Ayrıca sinema salonuna gidip filmi seyredemeyenler, internet üzerinden filmler, yine bu iş için özel kurulmuş bir portala yüklenecek ve yine aynı şekilde yukardaki şartları sağlayan yani toplam filmlerin en az %70’inin 30 dakikasını seyreden üyeler için de oy kullanabilme imkânı da oluşturulmasını talep ettik.

Bu etkinlik için jüri üyeleri de her meslek grubunun ortak kararıyla sektörün tüm bileşenlerinden oluşacak ve bu üyelere tanınmış yazarlar, şairler, ressamlar gibi diğer sanat kollarından da üyeler ilave dilecekti.

Görüşmeler sonucu Belediye ve Sektör Başkanlarının imzasının olacağı bizzat belediye hukukçularının düzenlediği ve bizlerin de onayladığı bir protokol üzerinde anlaştık. Kararlaştırılan bir günde (yanılmıyorsam Cuma günü) saat 16.00 ya kadar bütün Meslek Birliği Başkanları farklı yerlerde çalıştıkları için protokolü Pangaltı’daki Sinema Güç Birliği Merkezinde imzalayacak sonra ıslak imzalı protokol Başkanlığa gönderilecek Başkan’da imzaladıktan sonra saat 18.00 civarında bir basın toplantısıyla hep birlikte kamuoyuna duyurulacaktı. İmzaların toplanması sırasında Sinema Güçbirliği Merkezinde Başkan Yardımcısı, Başkanlığın Medya danışmanı saat 16.00’ya kadar bizzat hazır bulundular. İmzalı belge Başkanlığa gönderilmesinin peşinden beklenmeye başlandı. Mesai bitiminde Başkanlıktan herhangi bir ses çıkmadı ve herkes dağılmak durumunda kaldı. 

Aynı gün saat 18.45 civarı NTV televizyonu SEK sözcüsü olduğumdan beni aradı ve Başkanın basın toplantısı yaptığını ve Meslek Birlikleriyle anlaşamadığı için bundan sonra “Yeşilçam Ödülleri’ni desteklemeyeceğini açıkladığı bilgisini verdi. Haberlere telefonla bağlanıp bağlanmayacağı sorulduğunda görüşlerimizi ifade edeceğimizi söyledik. Haberler sırasında da süreci başından beri özetledik. Sunucunun “Peki neden karşı çıktınız?” sorusunu da “Beyoğlu Belediye Başkanı dört yıldır Yeşilçam’ın tapulu arsasına gecekondu dikmeye çalıştı, biz de buna engel olduk,” diye cevapladık. O sene etkinlik yapılamadı.

Ertesi sene sadece sektörün kendi desteği ve o dönem faaliyette olan E-kolay’ın alt yapı desteğiyle filmler internete yüklenerek yaklaşık 600 kişilik jüriyle birlikte sistemin ilk denemesini yaptık. Tören AHaber televizyonundan da canlı yayınlandı. Ne Kültür Bakanlığı ne de başka bir kurum desteği olmaksızın toplam 30.000 TL bütçeyle etkinliği gerçekleştirdik. Daha sonraki yıllarda yine Kültür ve Turizm Bakanlığı destek vermeyince ve E-kolay da kapanınca fevkalade adil bir değerlendirmeyle yapılacak etkinlikler devam edemedi. Yanlış ve adil olmayan bir düzenle yapılacağına hiç yapılmamasını uygun bulduk. Daha sonraları ise her teşebbüsümüzde destek bulamadığımız için etkinliği sürdürmeye maalesef başarılı olamadık.

Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum bir Ramazan Bayramı arifesinde bir arkadaş grubuyla Akparti’nin iftarına katılmıştım. Çıkışta Başkanla karşılaştık. O, yanımdaki bütün arkadaşların elini tek tek sıktı, sıra bana gelince uzattığım elimi itiverdi. Bu davranışı üzerine ona “Başkan, benim bildiğim Ramazan barış ayı, muhakkak sende biliyorsundur, ertesi günde Bayram” dedim. Şaşkınlığımdan olsa gerek benim anlamadığım bir şeyler söyleyince “Başkan kusura bakma, senin kinin dinin olmuş,” demek durumunda kaldım. O hızlıca uzaklaşarak cevapladı.

Daha sonraları 10 yıldır başkanlığını yaptığım Meslek Birliğinden ve katıldığım diğer platformlardan ayrıldım. Bu sektörde ne kadar uğraşırsak uğraşalım adil bir düzen kurulamayacağını anlayarak bütün faaliyetlerimden geri çekildim.

Bir daha da kendisiyle karşılaşmadım.

Bir gün 2019 yılının son ayının başlarında bir özel üniversiteden ismi bende mahfuz hoca aradı. 29 Ocak 2020 de Kültür ve Sanat çalıştayı yapacaklarını şahsımın sinema alanında katkı sunup sunamayacağımı sordu. Epey bir anlatacağım konular birikmişti, sevinerek iştirak edeceğimi bildirdim. Yeni bilgilerle uzun bir hazırlık yaptım. 28 Ocak 2020 de hoca aradı ve tatsız bir şey geliştiğini söyledi. “Nedir?” diye sorduğumda Ahmet Misbah Beyin özel kaleminde aradılar, eğer İsmail Güneş katılırsa katılmayacaklarını bildirmişler. Biraz duraksadım. Hoca kararı bana bıraktı. Ben de devletin daha önemli olduğunu söyleyerek “Katılmayayım o katılsın,” dedim. Benim için konu kapandı.

Aslında böyle bir bakış açısı olan birinin idarecilik yaptığı kuruma proje vererek başıma ne geleceğini biliyordum. Çünkü Sinema Genel Müdürü Erkin Yılmaz’ın bu meselede yürekli davranamayacağını daha önce dört yıl birlikte mesai yaptığımda anlamıştım. Yapmam gereken Ahmet Misbah Demircan oradan ayrılana kadar proje vermemek olmalıydı. Devlet idaresinde özel kinlerin halının altına süpürülmesi gerektiğine inananlardanım. Ona kinini unutması imkânı vermek istedim, o kullanmamayı tercih etti.

Bu olayda beni asıl üzen 30 yıl önce Ömer Lütfi Mete’nin senaryosunu yazdığı, naçizane benim yönetmenliğini gerçekleştirdiğim “Çizme” filmi yapımcı sansürüne uğrayınca, filmi kurtarmak için bir fetva heyetinin filmi seyretmesine razı olmuştum. Fetva heyetinin bir üyesi de Ali Rıza Demircan hocaydı. 

Filmin seyredildiği salondan önce gözlerini silerek Ali Rıza Demircan hoca çıkmıştı. O cerbezeli konuşma tarzıyla “Bu filmin Mevla’m bütün günahlarını bana, sevaplarını yazana, çekene, oynayana, emek verene yazsın,” dedi. Böylece “Çizme” filmi, kesik haliyle değil bizim düzenlediğimiz haliyle gösterime girme imkânı bulmuştu. Senelerin ardından “son filmim” olacak diye duyurduğum projeme destek olunmaması için hocanın oğlu gerekli olan her şeyi maalesef yaptı. Bu davranışıyla tarihteki unutulmaz yerine alacaktır şüphesiz. Ahmet Misbah Demircan bilye oynarken bile “Bu oyunu ya ben oynarım, ya da benim müsaade ettiklerim,” düşüncesinde olduğundan adım kadar eminim. Diyebilirim.

Ya beğenilmeyen bir proje vermişsen!” diyenlere de Kurul Üyelerinden daha önce tokalaşma durumumuzun bile olmadığı iki meslektaşımın 90 ve 100 puan verdiklerini bana ilettiğini söyleyebilirim.

Beğendim 1 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık