Eşref Bitlis'i ABD'ye kim şikayet etti?

Çözüm süreci sayesinde iki yıldır, terör yüzünden şehit haberleri gelmiyor. Bu süreç aslında çok daha önce çözülecekti. Zira 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve Orgeneral Eşref Bitlis'in bu konuyla ilgili ayrıntılı çalışmaları oldu. Ancak süreç tam başlayacakken önce Eşref Bitlis şüpheli bir uçak kazasında can verdi, iki ay sonra da Özal kalp krizi yüzünden hayatını kaybetti. Türkiye için canını feda etmekten çekinmeyen bu iki ismin ölümleri, aradan geçen 20 yıldan fazla süreye rağmen tam olarak aydınlatılabilmiş değil...

Eşref Bitlis'i ABD'ye kim şikayet etti?

Hükümetin büyük riskler alarak hayata koyduğu Çözüm Süreci sayesinde iki seneye yakın zamandır şehit haberleri gelmiyor. 30 yıldır ülkemizin başına bela edilen terör meselesinin halli yolunda çok önemli mesafeler kat edildi. Müzmin muhaliflerin hoşuna gitmese de vatandaş bu duruma çok seviniyor.

Şüpheli bir uçak kazasında hayatını kaybeden Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis’in ölümünden 7 ay önce dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a yazdığı aynı konudaki mektup da tazeliğini hiç kaybetmedi. Bitlis'in "Sayın Cumhurbaşkanım, Zat-ı Aliniz bu olaya müdahil olmalı, aksi takdirde bölgede sonu alınamayacak ciddi risk ve tehditlerle karşı karşıya kalabiliriz" dediği üç sayfalık mektupta Kürt sorununa ilişkin önemli uyarılar yapılıyor ve çözüm önerileri sunuluyor. 

Ankara Cumhuriyet Savcılığı'nın ölümüyle ilgili tekrar soruşturma başlattığı Jandarma Eski Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis'in ölümünden 7 ay önce dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a yazdığı son mektubun ayrıntılarına Sabah gazetesi 2010'da açıkladı. 
ABD'den PKK'ya yardım 
Bitlis, mektubun ilk bölümünde ABD tarafından bölgede konuşlu Çekiç Güç'teki bazı komutanların terör örgütü PKK'ya yardım ettiğini ayrıntıları ile açıklıyor. Bu iddiayı güçlendiren görüntü ve telsiz konuşmaları aktarılıyor. ABD'li bazı komutanlarla, PKK lider kadrosunun yaptığı üç toplantıya ilişkin ayrıntılar veriliyor.

Eşref Komutan, mektubunda ikinci olarak devlet içindeki bazı unsurların terörden rant sağladığını vurguluyor ve isimler veriyor. Güneydoğu'daki bazı işadamlarının güvenlik güçlerinin de desteğini alarak bölgede terör örgütü PKK adına kaçakçılık yaptığını belirtiyor.

Mektubun ikinci bölümünde ise Kürt Sorununa çözüm önerilerini içeren bir rapordan bahsediliyor. "Kod Adı: Kale" olarak tanımlanan planda öncelikli olarak terör belasının defedilmesi gerektiği belirtiliyor. İkinci aşamada ise Kürt halkına yönelik ılımlı adımların atılması için devlet politikası oluşturulması gerektiği vurgulanıyor ve "Bölge halkının kazanılması zaruridir. Halk yanlış yönetim ile terör örgütü arasında sıkışmış durumdadır. Bunu suistimal eden unsurların bertaraf edilmesinin zorunluluğu ortadadır" tespitinde bulunuluyor. 

MGK gündemi oldu 
Kürt sorunu çözüm planını ciddi şekilde değerlendiren 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, kendisine gelen mektuptan sonra Org. Bitlis ile iki görüşme gerçekleştiriyor. Bitlis Paşa'dan planın nasıl uygulanması gerektiğine ilişkin ayrıntılı yeni bir çalışma yapmasını istiyor ve bu konuda bazı sivil isimlerden yardım alabileceğini belirtiyor. Turgut Özal, Bitlis'le yaptığı ilk görüşmeden sonra konuyu devletin zirvesinde tartışmaya açıyor. Planın içeriğini önce dönemin Başbakanı Süleyman Demirel ve Genelkurmay Başkanı Org. Doğan Güreş ile değerlendiriyor. Konunun ayrıntıları daha sonra MGK toplantılarında ele alınıyor.

Özal, Bitlis'in de tavsiyesine uyarak MGK'yı Ağustos 1992'de Diyarbakır'da olağanüstü topladı. 27 Ağustos tarihinde gerçekleştirilen toplantı sonrasında 6 maddelik bir bildiri yayınlandı. Adeta "Kod Adı: Kale" planının izlerini taşıyan bildiride "Terörle mücadelenin yasalar çerçevesinde yürütüleceği" ve "Bölge halkının yaşam seviyesinin yükseltilmesi için" çalışmalar yapılacağı vurgulandı. Eylül, Ekim, Kasım, Aralık 1992 tarihli MGK toplantılarda da terör konusu ayrıntılı bir şekilde işlendi ve aynı şekilde bildirilere yansıtıldı. 

Sonra ne oldu?

Şüpheli bir uçak kazasında hayatını kaybeden Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis’in oğlu Tarık Bitlis, babasının ölmeden yedi ay önce Turgut Özal’a yazdığı mektuptan sonra dönemin hükümeti tarafından ABD’ye şikâyet edildiğini söyledi.
Mektubun yazılmasının ardından yaşanan gelişmelere bakmak gerektiğini belirten Tarık Bitlis, şunları söyledi: “Bu mektuptan sonra MGK’nın kayıtlarında neler var? Ondan sonra neler yazılmış onlara bakılmalı. Hedef seçildiği yorumuna baştan beri katılıyorum. Zaten bu konuda suikast olma ihtimalinin en büyük gerekçesi mektup dışında Eşref Bitlis’in anti-Amerikancı tutumu. En büyük kanıt bu.”

Babası mektubu yazdıktan sonra Demirel hükümetinin ABD’ye resmi yazı yazdığını hatırlatan Tarık Bitlis, “Bu yazışma gizli değil. O dönemlerde yayımlandı. Böyle bir kayıt var. Resmi yazışmanın içinde General Bitlis’in Amerika politikalarına karşı çıktığı belirtiliyor” diye konuştu.


Mektup gizli değil
Mektubun gizli olmadığını ve daha önceleri basında çıktığını söyleyen Tarık Bitlis, mektubun devletin arşivinde olduğunu belirterek, “Bu mektup devlete yazılmış bir mektuptur. Devletin mektubu ve yazışmasıdır. Önemli olan mektubun yazılmasından sonra neler yapıldığıdır. Mektup sonrası devletin yazışmaları ile resmi kayıtlar incelenmelidir. Bu yazışmalar ile mektup sonrası takınılan tutum ve davranışlar kamuoyuna açıklanmalı” dedi.  Tarık Bitlis, “Bu mektup babamın resmi görevde olduğu süreçte Cumhurbaşkanı’na yazdığı bir mektuptur. Bunun devamı da gelmiş olmalı” diye konuştu.


Aydınlık yayımladı
Orgeneral Eşref Bitlis’in Turgut Özal’a yazdığı mektup, Aydınlık dergisinin Eylül 1993 tarihli sayısında yayımlanmıştı. Bitlis mektubunda, Çekiç Güç ve PKK arasındaki bağlara yönelik iddialarda bulunmuş ve Kürt sorununun çözümü için öneriler yapmıştı.


Eşref Bitlis kimdir?
1933'te Malatya'da dünyaya geldi. Kara Harp Okulu'ndan 1952'de teğmen rütbesiyle mezun oldu. 1966'da Kara Harp Akademisi'ni tamamladı. Dil eğitimini Almanya'da yapıp 1969'da Silahlı Kuvvetler Akademisi'nden mezun oldu. 1973'te Alman Harp Akademisi'ni bitirdi. Bir yıl Kara Harp Akademisi'nde başöğretmen olarak görev yaptı. 1978'de tuğgeneral oldu ve Bolu Komando Tugay Komutanlığı'na getirildi. 1982'de tümgeneral ve Kıbrıs 28. Tümen Komutanı oldu. 1986'da korgeneral rütbesi aldı. 1988'de Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı oldu. 1990'da orgeneral rütbesi aldı ve 20 Ağustos 1990'da Jandarma Genel Komutanlığı'na atandı. 17 Şubat 1993'te uçağının düşmesi sonucu şehit oldu. 

Rahatsız oldular
Org. Bitlis'in Kürt sorununa ilişkin çözüm planı devlet içinde bazı kesimlerde rahatsızlığa neden oldu. TSK içinde de bazı komutanlar Org. Bitlis'e yönelik sert eleştiriler dile getiriyor, rahatsızlığın bir başka boyutunu ise Org. Bitlis'in planın uygulanması konusunda doğrudan Cumhurbaşkanı Özal ile temasa geçmesi oluşturuyordu. Bitlis'in bu çalışmaları bazı dış güçler tarafından da yakın takibe alındı. Bitlis'i Erbil'e götüren helikopter taciz ateşi ile karşılaştı. Özal ile ikinci görüşmesini Aralık 1992'de yapan Bitlis, bütün ağırlığını bundan sonra Kürt sorunu üzerine verdi. Kendine yakın kurmay kadrodan bir ekip oluşturdu. Bu isimlerle planın ayrıntıları üzerine yeni bir çalışma başlattı. Ancak bu sırada uçak kazası oldu. Yapılan açıklamalarda uçağın buzlanmadan düştüğü belirtildi, ancak kaza sonuç raporu kimseyi tatmin etmedi. 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık