SEÇİME KİMLER KARIŞIYOR?

Diyanet İşleri başkanlarının bazılarının bu listelerin ve seçilecek kimselerin belirlenmesinde müdahil olduğu, ihsası reyde bulundukları ve hatta seçimi kazanan adayların atanmasına engel olup, kendi tercih ettikleri kimselerin atanmasında aktif rol oynadıkları tevatür düzeyini yakalamış iddialar arasında...

SEÇİME KİMLER KARIŞIYOR?
  • 13 Haziran 2020, Cumartesi 13:33

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun yeni dönemdeki üyelerinin seçimi yaklaştı.

Seçim yaklaştıkça “baskı” ve “kayırma” iddiaları da aldı yürüdü.  

22/6/1965 tarih ve 633 sayılı yasanın 5. maddesine göre hazırlanan yönetmelikte Kurulun: “Kur’ân ve Sünneti esas alarak tarihî-ilmî birikim ve tecrübeden de yararlanmak suretiyle güncel talep ve ihtiyaçlar doğrultusunda dini konularda karar vermek, görüş bildirmek ve dinî soruları cevaplandırmak” vd. kuruluş amacı olarak düzenlenmiştir.

Bu Kurul aynı zamanda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın en yüksek karar ve danışma organıdır. Yönetmeliğe göre aranan şartları taşıyan kimseler bu kurula üye olabilmek için başvuruda bulunur. Adaylar arasından en çok oy alan 24 kişi seçilir. Pekiyi bunları kim seçer? Mevzuata göre bu seçimi kimlerin yapacağı bellidir. Sonra bu 24 kişiden 12 kişi ve üniversitelerden mevzuat doğrultusunda seçilen 4 kişi ile toplam 16 kişilik kurul bakanlar kurulunun onayıyla atanmış olur.

Sürecin yasal ve olması gereken hali bu olmakla birlikte, Diyanet İşleri başkanlarının bazılarının bu listelerin ve seçilecek kimselerin belirlenmesinde müdahil olduğu, ihsası reyde bulundukları ve hatta seçimi kazanan adayların atanmasına engel olup, kendi tercih ettikleri kimselerin atanmasında aktif rol oynadıkları tevatür düzeyini yakalamış iddialar arasındadır.

Hatta geçmişte bu tür haksızlık gibi telakki edilen olaylar kalıcı ve hatta kurumu yıpratacak boyutta husumetlere yol açmıştır. Hak ettiği halde listeye giremeyenler olduğu gibi hak etmediği halde üye olarak atananlar görülmüş ama bir şekilde ilahi adalet tecelli edip acı tecrübelerin yaşanmasına vesile olunmuştur. Diyanet İşleri Başkanlığı zaten toplumun belli kesimlerinde güvensiz bir kurum gibi telakki edilirken, bu tür haksız değerlendirmelere vesile olacak yeni adımlar atılmamalıdır.

Dini bilenler, ulema toplumun ilacı, yemeğin tuzu gibidir. Yemek tuzla kıvama gelir ama tuzu kokutursak vesile olacağımız fesadın hesabını vermekte zorlanırız. Emaneti ehline teslim etmek, objektifliği kaybetmemek gerekir. Hatır, gönül dinlememeli, “bu danışmanımdı”, “şu metin yazarımdı”, “öteki onun hocasıydı”, “beriki fakültemden mesai arkadaşımdı”, “karşıma alacağıma yanıma alayım”, “dengeleri gözetmek gerek”, “falancayı kıramadım” gibi gerekçelerle yetkiler kötüye kullanılmamalı, makamların geçici olduğu unutulmamalı, koltuk değneği ile hastaneye gelen herkesin yürüyerek çıkmadığını, bazılarının sedyede çıktığını hatırda tutmalı, devletin hafıza kaybına uğramayacağı ama zaman zaman ölü taklidi yaptığı iyi bilinmelidir.

www.haberiumturk.com

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık