"CUMHURİYET 1950'DE KURULDU"

Nihal Atsız: Türkiye Cumhuriyeti 1950 Mayıs’ında kurulmuştur. Ondan önceki 1923- 1950 çağı gayrı meşru ve müstebit bir diktatörlük zamanıdır. Diktatörlüğü yapan Halk Partisi, bilhassa onun ileri gelenleridir.

"CUMHURİYET 1950'DE KURULDU"
  • 10 Ağustos 2017, Perşembe 3:34

 

Tarihçi Üstad Kadir Mısıroğlu, bugün yaptığı paylaşımlarda, Nihal Atsız’ın Orkun Dergisi 1950/ Sayı 9 / Kurucular Meclisi başlıklı yazısından bölümler sundu.

Nihal Atsız’ın yazısından çarpıcı kısımlar:

Cumhuriyet çağının birinci ve sonuncu Millet Meclisleri milletin isteği ile namuslu seçimlerle seçilmiş kanuni meclislerdir. Diğerleri ise seçimle değil, diktatörlerin tayini ile ahbap kayırmak, geçim sağlamak, köle yetiştirmek için kurulmuş gayrı meşru meclislerdi. Bu meclislerde tek partinin adamları oturur ve bu adamlar hep birden el kaldırır, yılda 200 kanunun ittifakla çıkarır, adam döver veya öldürür, ırz ve namusa taarruz eder, saylavlık maaşından başka türlü yerlerden de kazanç sağlar ve Türkiye’nin on yılda asırları aştığını, bütün milletleri geçtiğini söyleyerek milli mazimize ve mukaddesatımıza söverlerdi.

Serbest Cumhuriyet Fırkası ve Müstakil Grup gibi maskaralıklarla milletin ve dünyanın gözünü boyamaya kalkan ve boyadık zannedecek kadar zekadan mahrum olan bu partinin yaptığı kanunlar, kanun olmak vasfına haiz değildir. Çünkü kanunları millet tarafından namuslu seçilen millet meclisleri yapar. Halbuki birinci ve sonuncusu müstesna, Millet Meclisleri namuslu seçimlerle değil, tehditler, dalavereler ve emirlerle tayin edilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti 1950 Mayıs’ında kurulmuştur.

Ondan önceki 1923- 1950 çağı gayrı meşru ve müstebit bir diktatörlük zamanıdır. Diktatörlüğü yapan Halk Partisi, bilhassa onun ileri gelenleridir.

Halk Partisi’nin memlekete demokrasiyi bizzat verdiği hakkındaki iddia da boş ve gülünçtür. Yabancılara karşı eşsiz bir aşağılık duygusuyla hareket eden Halk Partisi ve onun şefi, Amerikan ve İngiliz elçilerinin ihtarları dolayısıyla demokrasiye razı olur görünmüş ve 1946 seçiminde 60 kadar muhalif millet vekilinin çıkmasına göz yummuş fakat ötekilerini yine tayin ve hileyle kendi adamlarından yaptırmıştır.

1946 seçimlerinde yapılan sahtekarlık sayesinde Ankara’dan seçilmeyen İsmet İnönü ve İstanbul’dan seçilmeyen Recep Peker seçilmiş gibi gösterilerek başkan ve başbakan olmuşlar, fakat bütün dünyanın gördüğü bu iğrenç sahtekarlık dolayısıyla İspanya ve Ürdün’den başka hiçbir yabancı hükümet tarafından tebrik edilmemişlerdi.

1950 seçimlerinde Halk Partisi Doğu illerinde baskı ve vaktiyle astırdığı şeyhlerin oğullarından yardım dilenme gibi aşağılıklara, Batı’da para dağıtma ve vaid gibi küçüklüklere düşmekle beraber söktüremeyip yenilmiş ve böylelikle meşru hükümet iş başına gelmiştir.

Fakat bu meşru hükümet, gayrı meşru hükümetin yaptığı kanunlarla iş görmek mecburiyetindedir. Halbuki bütün bu kanunlar, hakiki kanun olmadıktan başka, millet için değil, çetenin görüş ve menfaatlerine göre hazırlanmıştır.

O halde ne yapmak lazımdır?

Yapılacak şey şudur:

Dünya tarihinde eşi olmayan bir şekilde kan dökülmeden ve ihtilal olmadan meşru bir hükümet gayrı meşru bir hükümetin yerine geçmiştir. Bu yeni hükümet ihtilalsiz iş başına geldiği için gayrı meşru kanunları da ihtilalsiz bir şekilde değiştirecektir. Bunun da başlangıcı yeni anayasayı hazırlamak olmalı, bu anayasayı hazırlamak için de Kurucular Meclisi faaliyete geçmelidir.

 

Beğendim 5 Muhteşem 0 Haha 2 İnanılmaz 1 Üzgün 0 Kızgın 2

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık