KADININ YERİ NERESİ?

Kadınları cuma ve bayram namazlarına çağıran Recep Tayyip Erdoğan'ın diyanet işleri başkan yardımcısı olarak "kadın" tayinini de başarı olarak nitelemesi kafaları karıştırdı. Helal- haram ve ahlakla ilgili hayati konularımız bir kenarda dururken kadını tartışmaya açmak yerine "alim"lerin ne dediğine bakmak daha mantıklı...

KADININ YERİ NERESİ?

Kadınları cuma ve bayram namazlarına çağıran Recep Tayyip Erdoğan'ın diyanet işleri başkan yardımcısı olarak "kadın" tayinini de başarı olarak nitelemesi kafaları karıştırdı. Helal- haram ve ahlakla ilgili hayati konularımız bir kenarda dururken kadını tartışmaya açmak yerine "alim"lerin ne dediğine bakmak daha mantıklı...

Prof.Dr.Ekrem Buğra Ekinci'nin Türkiye Gazetesi'nde yayınlanan "Bir zamanlar kaç-göç vardı" başlıklı yazısından ilgili bölümü dikkatlerinize sunuyoruz: 

"Dinin emirlerinin yeni tebliğ ediliyor olması sebebiyle Allah Resûlü aleyhisselâm ilk zamanlar kadınların câmiye gelmesine müsaade etmişti. Ancak erkekler saf tuttuktan sonra çocuklar, bunların da arkasında kadınların durmasını emretmiş; “Erkekler safının en hayırlısı birinci saf; kadınların safının en hayırlısı ise en son saftır” buyurmuştu. (Müslim, Ebu Dâvud, Tirmizî, Nesâî). Cemaatle namaz bitince, kadınlar erkeklerden önce çıkabilsin diye, Resûlullah bir müddet oturup, sonra kalkardı. (Buhârî, Nesâî, Ebû Dâvud)

Din bilgileri yayılınca, artık Hazret-i Peygamber hanımların cemaate gelmesini istemedi. Kendisine “Seninle namaz kılmayı seviyorum ya Resûlallah” diye arzeden Ümmü Humeyd’e, “Biliyorum. Şu var ki, kendi evinde kılacağın namaz, mescide kılacağın namazdan daha hayırlıdır. Kadınların en hayırlı mescidleri, evlerinin en tenha köşesidir” buyurdu (Müsned, İbni Hüzeyme, İbni Hibbân). Bu hanım vefatına kadar hep evinde namaz kıldı.

Hazret-i Peygamber, bir cenazede rastladığı hanım topluluğuna, “Sevap için geldiniz; günahla dönün!” buyurmuştu (İbni Mâce). Hazret-i Âişe der ki: “Resûlullah, kendisinden sonra kadınların ne âdetler çıkardığını görse idi, Benî İsrâil'in kadınları men edildiği gibi mutlaka onları men ederdi”. (İbni Âbidîn)

Bu sebeple Abdullah bin Ömer, Cuma namazı için câmiye gelen hanımlara “Ey hanımlar, buradan çıkıp evlerinize dönseniz, sizler için daha hayırlıdır” buyurdu (Taberânî). Cuma namazı, kadınlara farz olmadığı gibi; cemaatle namaz da yalnızca erkekler için sünnet-i müekkededir.

İmam Ebû Hanîfe, ilk zamanlar çok yaşlı hanımların öğle ve ikindi namazı dışındaki namazlarda cemaat için câmiye gelmesini câiz; bunun dışındakileri mekruh görmüşken, sonradan kendisine fetva soran ihtiyar bir hanımı cemaate gitmekten men etmişti. Zaman bozulduğu için hanımların cemaate gelmeyip namazını evinde kılması hususunda icmâ meydana geldi. (İbni Âbidîn)

İlk zamanlarda hanımlar, Resûlullah’ın huzuruna çıkıp, dinî müşküllerini danışırlardı. Hicret’in 6. senesinde, hicab âyetigelince, artık kadınlarla görüşmedi. Zevceleri vasıtasıyla suallerine cevap vermeye başladı. Bu âyet-i kerimede meâlen, “Kadınlara bir şey soracağınız, onlardan bir şey isteyeceğiniz zaman, hicab (perde) ardından isteyin. Bu sizin de, onların da kalbleri için daha hayırlıdır” buyurulur (Ahzâb, 53).

Zevceleri Ümmü Seleme anlatıyor: “Meymûne ile birlikte Resûlullah’ın yanında idik. Abdullah ibni Ümmi Mektum izin isteyip içeri girdi. Resûlullah bunu görünce bize, ‘Perde arkasına çekiliniz!’ buyurdu. ‘O âmâdır, bizi görmez’ dedim. ‘Siz de mi öylesiniz?’ buyurdu.” (Tirmizî, Ebû Dâvud, Müsned).

Bu sebeple İslâm tarihinde sosyal hayat artık hep böylece tanzim olunmuştur. Câmilerde, kadınların erkeklere karışmadan ibadet edebilmesi için hanımlar mahfili bulunur. Nitekim Yahudi havralarında; ayrıca Ermeni, Süryani gibi Şark Hristiyanlarının kiliselerinde de böyledir. Sosyal hayatın çok safhasında hanımlarla erkeklerin birbirine karışmadan yaşaması, bazıları “Emevî İslâmı” diye burun kıvırsa da, hicab âyetlerine ve Asr-ı Saadet’teki tatbikata dayanır."

 

Beğendim 5 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık