DİYANET MİLLETLE NEDEN BARIŞAMIYOR?

Zaman içinde bakıldığında, Diyanet ve İlahiyatlarda klasik ve geleneksel yani orijinal kaynaklardan çok, reformist ve modernist isimlerin kaynaklara dayanmayan, dini günün şartlarına göre felsefi bir bakış açısıyla yorumlayan düşüncelerinin temel alındığı kolaylıkla söylenebilir.

DİYANET MİLLETLE NEDEN BARIŞAMIYOR?

BİR MATRUŞKA HİKAYESİ

1. BÖLÜM- GİRİŞ

Diyanet İşleri Başkanlığı, Osmanlı’dan tevarüs eden bir kuruluş sayılabilir mi? Dinin ve maneviyatın esaslı bir devrimle zihinlerden kazandığı bir dönemde, özellikle Diyanet’in bir “devam” kuruluşu sayılması oldukça zor görülüyor.

Mesela ilk diyanet işleri reisi Mehmet Rıfat Börekçi aynı zamanda CHP Ankara İl Başkanıydı.

Gerçi bütün valilerin, milletvekillerinin, bürokratların bir şekilde CHP’li olduğu bir dönem. Müftüler ve imamlar da. CHP’li olmamak veya CHP’yi inkar etmek, ihanetle eş anlamlı bir durum.

Bir parti devleti söz konusuydu velhasıl.

Ve diyanet işleri reisi de CHP Ankara İl Başkanı’ydı.

Türkiye Cumhuriyeti’nde Dinin Tanzimi kitabının yazarı İştar Gözaydın şöyle der:

“Mustafa Kemal 1923’te İzmit’te kendisine yeni hükümetin bir dini olup olmayacağını soran gazeteci Kılıçzade Hakkı Bey’e verdiği yanıt hususunda Nutukta şu açıklamayı yapar: İtiraf edeyim ki, bu suale muhatap olmayı hiç de arzu etmiyordum. Sebebi pek kısa olması lazım gelen cevabın o günkü şartlara göre ağzımdan çıkmasını henüz arzu etmiyordum… hükümetin dini olamaz! Diyemedim. Aksini söylerdim.

Daha sonraki gelişmeler ışığında 364 sayılı kanunun 2. Maddesinde yar alan Türkiye Devletinin dini, din-i İslamdır, esasının yine günün koşulları gereği konulduğu anlaşılmaktadır. “

Burada dikkat çeken husus, Mustafa Kemal’in henüz düşündüğünü saklama ihtiyacının ötesinde, bir gazeteci tarafından böyle bir sualin sorulabileceği vasatın var olmasıdır.

Malatya mebusu İsmet İnönü ve 153 arkadaşının teklifiyle başlayan görüşmelerde Dahiliye Vekili Şükrü Kaya şöyle der:

“Eşhasın vicdan hürriyetlerine ve istedikleri dinlere intisabına zerre kadar müdahalemiz yoktur. Bizim istediğimiz hürriyet, laikten maksadımız, dinin memleket içinde müessir ve amil olmamasını temin etmektir. Din vicdanlarda ve mabedlerde kalsın. Maddi hayata ve dünya işlerine karışmasın. Karıştırmıyoruz ve karıştırmayacağız.”

Bu düşüncenin İslamiyet ile çeliştiğini detaylandırmaya gerek yok. Kaldı ki, CHP’nin vicdanlara ve mabetlere karıştığı da sonradan tarihin utanç sayfalarına uzun uzun geçmiştir.

Arkasından tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması, şapka kanunu, ithal ama başına Türk ibaresi iliştirilen medeni kanun, latin alfabesinin kabulü ve İslam harflerinin yasaklanması, dini kıyafetlerin yasaklanması, hafta tatilinin cumadan pazara alınması…

Ve daha da sonra 1932’de ilk defa Türkçe Kur’an okunması, 1941’de Arapça ezan ve kametin yasaklanması geldi.

1933’te İstanbul Darülfünununun ilgası sırasında İlahiyat Fakültesi toptan kaldırılarak, Edebiyat Fakültesine bağlı İslam Tetkikleri Enstitüsü kuruldu.

Böylece dini eğitim yerini din araştırmalarına bıraktı.

Velhasıl, yeni Cumhuriyet gerçek İslamiyet’i ortadan kaldırıp, güya Araplaşmanın etkisinden kurtulmak ve Batılılaşmak olarak tarif ettiği absürt hedefle kültürel bir din algısı, amelsiz, temellerinden kopuk, modernize ve reformize edilmiş yepyeni bir din oturtmaya çalışıyordu.

Diyanetin ve ilahiyatların kuruluşu da bu temel gayeden beri değildir.

Bugün Diyanet’in ve başta Ankara Ekolü olmak üzere İlahiyatların, din adamı değil din eleştirmeni tipini ortaya koyması ve bu yoldan yürümesi başka türlü izah edilemez.

Zaman içinde bakıldığında, Diyanet ve İlahiyatlarda klasik ve geleneksel yani orijinal kaynaklardan çok, reformist ve modernist isimlerin kaynaklara dayanmayan, dini günün şartlarına göre felsefi bir bakış açısıyla yorumlayan düşüncelerinin temel alındığı kolaylıkla söylenebilir.

Diyanet İşleri Başkanları’nın kişilikleri, çalışmaları ve ilişkileri detaylı incelendiğinde, Cumhuriyet’in dayattığı temel doktrine uygun bir sürecin başarıyla işlediği görülür.

Zaten Diyanet zamanla imam- müezzin- müftü kadrolarının idaresi, hac organizasyonu gibi organizasyonel işlerin cazibesi altında ezilmiş, yayınlarıyla da ana doktrine su taşımış bir yapıdan ibarettir.

Geleneksel metod ile otorite sayılabilecek isimlerin yetişmesinin zorlu yolculuğuna ve dünyayı göz ardı eden disiplinine karşılık, felsefe ve sosyolojinin “çağdaşlık” ambalajı ve akıl- fikir kestirme yoluyla vaat ettiği ucuz ve çabuk allamelik yolu kolaycılığın yanı sıra “ikbal” de vaat eden bir tercihti.

Öyle de oldu.

Eskiye eleştiri, yeniye öykünme ve bu yolla makam- itibar avantajı, insan nefsinin hoşlanmasının yanı sıra, İslamiyet’i hedef alan her türlü mihrakın da desteklediği bir durumdu.

Siyonist ailelerin çeşitli dernek ve organizasyonlarıyla İslam ülkelerindeki “reformist ve modernist” çalışmaları cömertçe desteklediğine dair realite, belgeleriyle birlikte daha kapsamlı bir araştırmanın konusudur.

Bugün sokaktaki vatandaşın dini müşküllerine cevap vermekte zorlanan diyanetin yerel kadrolarına karşılık, bizatihi Diyanet otoritesi de bu görevini topu “laik düzenin yasalarına” yönlendirme çabası içine girmiş bulunuyor.

Klasik irtica hortluyor sloganlı darbe hazırlıkları ve ülkenin soyulması ameliyesinin yanı sıra, Türkçe ibadet, kadınların cenaze namazı kılması, uyuşturucu tüccarı sahte şeyhler ve konsomatris geçmişli zavallı kızlar hikayeleri, yerini “güncelleme” tartışmalarına bırakmış durumda…

Güncellemenin gazıyla, cemaatle namazda kadın erkek karışık ibadet isteği, diyanet kadrolarına kadınların sokulması ve yaygınlaştırılması, ilahiyatlardaki öğrenci sayısında erkeklerin kızların altına düşmesi, tesettürün “örtünme” maksadından çıkıp, moda ve güzel görünme temeline oturması, kadınların siyasete ve kapı kapı dolaşmaya davet edilmesi, “dindar nesil hedefi” ile taban tabana zıt bir sonuç olarak karşımıza çıkıyor.

Tam bu noktada İsmet Özel’in Türkiye’nin kurtuluşuna dair kısa formülü, herkesin midesine taş gibi otursa da görmezden gelinmeye devam ediliyor.

Ne diyor Özel: “Kadınlar kocalarından ve çocuklarından çok para değil, helal para istediği zaman düzeliriz!”

Konumuzdan uzaklaşmayalım.

Diyanet neyi eksik yapıyordu da tamamlamak için Diyanet Vakfı kuruldu?

Vakfın 30 yılda yayınladığı 40 küsur ciltlik ansiklopedi faaliyeti neye mal oldu?

Muta nikahına cevaz veren profesör nasıl Vakfın üniversitesinin kurucu rektörü oldu?

Bu üniversitenin kurduğu Kuramer neye hizmet ediyor? Ve sözde Kur’an Araştırmaları Merkezi’nde Siyasal Bilgiler Mezunu TMSF eski başkanı, Abdullah Gül’ün danışmanı Ahmet Ertürk’ün ne işi var?  Yoksa Ertürk’ün Esed’in Kur’an Tefsirini tercüme etmesi bize fikir verebilir mi?

Diğer yönetim kurulu üyesi Mustafa C. Kartal kimdir?

Bankacılık çevrelerinde parayla olan ilişkileri konusunda çeşitli menkıbeler anlatılan ve son dönemin parlayan iş adamları Aziz ve Mehmet Torun’un Kur’an üzerine araştırmalar yapılmasıyla şartıyla üniversiteye bağışta bulunup Kuramer’in kurulmasını sağlamaları nasıl yorumlanabilir?

(Devam edecek)

 

 

 

 

Beğendim 3 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 2

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1 İstanbul Başakşehir 12 8 3 1 12 27
2 Galatasaray 12 7 2 3 8 23
3 Kasımpaşa 12 7 1 4 7 22
4 Yeni Malatyaspor 12 6 3 3 9 21
5 Antalyaspor 12 6 2 4 -2 20
6 MKE Ankaragücü 12 6 1 5 2 19
7 Beşiktaş 12 5 3 4 4 18
8 Göztepe 12 6 0 6 1 18
9 Atiker Konyaspor 12 4 5 3 3 17
10 Trabzonspor 12 4 4 4 1 16
11 Demir Grup Sivasspor 12 3 5 4 -4 14
12 Bursaspor 12 2 7 3 -1 13
13 Fenerbahçe 12 3 4 5 -4 13
14 Akhisarspor 12 3 3 6 -7 12
15 Kayserispor 12 3 3 6 -7 12
16 Aytemiz Alanyaspor 12 4 0 8 -12 12
17 Erzurum BB 12 2 5 5 -4 11
18 Çaykur Rizespor 12 1 5 6 -6 8
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 Çaykur Rizespor 34 20 9 5 30 69
2 MKE Ankaragücü 34 18 9 7 21 63
3 Boluspor 34 18 6 10 23 60
4 Ümraniyespor 34 17 8 9 14 59
5 Erzurum BB 34 14 11 9 12 53
6 Gazisehir Gaziantep FK 34 15 8 11 19 53
7 Altınordu 34 15 8 11 10 53
8 Balıkesirspor 34 16 7 11 10 52
9 İstanbulspor 34 14 8 12 6 50
10 Vartaş Elazığspor 34 13 9 12 9 48
11 Giresunspor 34 13 8 13 6 47
12 Adanaspor 34 12 7 15 -15 43
13 Adana Demirspor 34 11 8 15 -3 41
14 Eskişehirspor 34 12 8 14 7 41
15 Denizlispor 34 10 8 16 -4 38
16 Samsunspor 34 7 15 12 -14 36
17 Manisaspor 34 7 3 24 -49 12
18 Gaziantepspor 34 2 4 28 -82 1
    Takımlar O G B M Av P
1 Hatayspor 34 23 7 4 48 76
2 Menemen Belediyespor 34 22 8 4 42 74
3 Afjet Afyonspor 34 21 7 6 31 70
4 Sivas Belediyespor 34 19 10 5 28 67
5 Keçiörengücü 34 19 7 8 36 64
6 Sancaktepe Belediyespor 34 16 11 7 26 59
7 İnegölspor 34 17 8 9 12 59
8 Sarıyer 34 13 5 16 -1 44
9 Tokatspor 34 11 10 13 -8 43
10 Etimesgut Belediyespor 34 11 9 14 -3 42
11 Kastamonuspor 34 12 4 18 -3 40
12 Eyüpspor 34 11 6 17 -10 39
13 Tuzlaspor 34 10 8 16 -9 38
14 Bodrumspor 34 10 8 16 -14 38
15 Amed Sportif 34 10 10 14 -4 37
16 Bucaspor 34 10 9 15 -9 36
17 Korfez SK 34 4 4 26 -48 13
18 Mersin İdmanyurdu 34 1 1 32 -114 -17
    Takımlar O G B M Av P
1 Altay 34 19 9 6 30 66
2 Bandırmaspor 34 19 7 8 22 64
3 Gümüşhanespor 34 19 7 8 25 64
4 Sanliurfaspor 34 19 6 9 21 63
5 Sakaryaspor 34 17 10 7 15 61
6 Bugsaşspor 34 15 11 8 20 56
7 Hacettepe Spor 34 15 11 8 16 56
8 Konya Anadolu Selçukspor 34 15 10 9 7 55
9 Niğde Belediyespor 34 14 7 13 -1 49
10 Kırklarelispor 34 11 9 14 -9 42
11 Kahramanmaraşspor 34 9 12 13 -14 39
12 Zonguldak Kömürspor 34 9 11 14 -14 38
13 Pendikspor 34 9 10 15 -13 37
14 Fethiyespor 34 8 12 14 -9 36
15 Fatih Karagümrük 29 9 4 16 -13 31
16 Nazilli Belediyespor 34 7 8 19 -24 29
17 Karşıyaka 34 6 9 19 -22 21
18 Silivrispor 34 2 11 21 -34 17

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık