DİYANET İŞLERİ BAŞKAN YARDIMCISINA SUÇLAMA...

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Burhan İşleyen'in, hakkındaki bir çok iddiaya rağmen Binali Bey'in arzusuyla bu makama getirildiği iddia edilmişti. İşleyen, seçim sürecine girdiğimiz günlerde milleti birleştirmek yerine, Cüppeli Ahmet Hoca'ya saldırarak bölmeyi tercih etmiş görünüyor.

DİYANET İŞLERİ BAŞKAN YARDIMCISINA SUÇLAMA...

İşte Cüppeli Ahmet Hocaya saldıran ve Başbakan'a yakınlığı sebebiyle Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı yapıldığı iddia edilen Burhan İşleyen hakkında elimize ulaşan suçlamalar:

 

1)Afyon İl Müftüsü olduğu sırada Burhan İşliyen’nin, Dul Ve Genç Bir Bayana Sarkıntılık Eden Müezzin Hakkındaki Tahkikata Mani Olmak Suretiyle, Görevini Kötüye Kullandığı, Görevi İhmal Ettiği Ve Suçluyu Koruduğu İddiası

Yıl 2014 yılı, Müftü Burhan İşliyen’in Afyon’da İl Müftüsü olarak görev yaptığı sırada, dul ve genç bir bayan, Afyon Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi Camii Müezzini Mustafa Bayır’ın, (Fetö olaylarına kadar oğlu, Osman Bey kolejinde okuyordu) evine gelip ziline basarak doğrudan arkadaşlık teklif ederek sarkıntılık ettiği konusunda Müftülük Makamına 06.11.2014 tarihinde bir şikâyet dilekçesi getirir. Elimizdeki resmi olmayan dilekçe örneğinde bayan, fail tarafından doğrudan cinsel saldırıya uğradığından ve bu olaya apartman komşularının tanık olduğundan söz etmektedir. Bu bayan bir müezzinden boşanan, birisi engelli iki çocuklu bir kimsesizdir. Bayanın dilekçesi müftülük yetkilileri tarafından kabul edilmez. Kadın dilekçe vermemeye ikna edilmeye çalışılır, kendisinin zarar göreceği, adının da çıkacağı korkusu verilir. Kadın dilekçe vermek için birkaç kez müftülüğe gelir gider, bir türlü dilekçesini kabul ettiremez. Nitekim ertesi gün kadının ısrarı üzerine Müftülük dilekçeyi kabul etmek zorunda kalır ve 07.11.2014 tarih ve 7427 kayıt no ile dilekçe cuma günü kaydedilir.  Cumartesi Pazar günü ise, şüpheli Mustafa Bayır, bazı arkadaşlarını şikâyetten vazgeçmesi için kadına aracı gönderir. Din Görevlileri Ahmet Kekeç, Hüseyin Yavuz ve Hüseyin Bayyiğit, bu aracılardandır. Bu görevliler, mağdure bayana, Mütfü Burhan İşliyen’in emriyle geldiklerini de ifade etmişler. Bu arada, bayanın çalıştığı işyeri sahibi olan şahıs da hem cami cemaati olması hem de bayanın patronu olması hasebiyle konuya vakıf olur. Aracıların gidiş gelişine, olaya ve şüphelinin itirafına bu zat da tanık olur. Bayan’ın engelli oğlu da olaylara tanıktır. En önemli tanıklar ise Müftülük yetkilileridir.

Pazartesi günü bayan Müftülüğe çağrılır ve bir heyet huzurunda tehdit edilir gibi tekrar baskı kurulur ve şikayetinden vazgeçmesi için iknaya zorlanır. En sonunda bayan korkusundan ve adının çıkmasından korkarak şikâyetten vazgeçeceğini açıklamak zorunda kalır. Muhakkik İbrahim Teke’ye verdiği ifadesinde şikayetinden vazgeçtiğini belirtince görevli muhakkikin oldukça rahatsız olduğu ve neticede şüpheliye gerekli cezanın verilmediği söyleniyor. Bayan tarafından müftülüğe verilmiş 10.11.2014 tarih ve 7439 kayıt no’lu bir dilekçe daha var. Muhtemelen bu dilekçe, başka bir şey yazdırmadılarsa, şikâyetten vazgeçme dilekçesidir.

Halbuki söz konusu olaya ilişkin suçun hem disiplin boyutu hem de adli boyutu bulunmaktadır. Disiplin suçlarının takibi şikayete bağlı değildir. Her ne şekilde olursa olsun, disiplin cezasını gerektiren suçlar ilgili resmi kurum tarafından duyulur duyulmaz, takibini ve tahkikatın tamamlanmasını gerektirir. Dolayısıyla, mağdurun şikayetinden vazgeçmesiyle idari takibat düşmez. Ancak olayın vukuundan 2 yıl geçmekle disiplin suçları zaman aşımına uğrar. Takibi şikayete bağlı suçlar ise, hakaret gibi doğrudan şahsı ilgilendiren adli suçlarda söz konusudur. Yukarıdaki olay, sadece şahsı ilgilendiren bir suç değil, asıl kamu yönü ağırlığı olan bir suçtur. Dolayısıyla olay, adli yönden de takibi şikayete bağlı bir suç değil, re’sen takip edilmesi gereken kamu suçudur. Bunun yanında olay, Diyanet mevzuatına göre görevden ihracı gerektiren “ortak nitelik” denen durumla da ilgilidir. Dolayısıyla, mağdureye baskı yaparak şikayetinden vazgeçirmek suç olduğu gibi, suçluyu korumak ve kamu hukukunu sürdürmemek de ayrıca suçtur. Özellikle müftülük gibi bir makamın, hem de kendi görevlisinden boşanan bir bayana, başka bir meslektaşı tarafından yapılan sarkıntılığı zorla örtbas etmesi ve suçluyu koruması, işin vahametini daha da artırmaktadır. Müftü Burhan İşliyen’in, bu örtbas olayında aktif rol oynadığı söylenmektedir. Müftü Burhan İşliyen’in de bayanı makamına çağırtıp görüştüğü ve şikayetinden vazgeçirmek için baskı yaptığı, vazgeçtikten sonra da tebrik ettiği söylenmektedir. Olayı haber yapan Afyontime muhabirini arayan Burhan İşliyen, “biz gereken cezayı vereceğiz, kurum yıpranmasın, haberi kaldır” diye baskı yapmış ve bunun üzerine Afyontime haberi kaldırmış. Bu bakımdan Burhan bey, mahalli gazeteye manşet olacak derecede ayyuka çıkan şeni olayın bu şekilde sonuçlanmasında doğrudan sorumludur.

Şüphelinin, gerekli cezayı almadan aynı camisinde göreve devam etmesi üzerine, cami cemaati bu vahim durumdan azami derecede tedirgin olur ve harekete geçer. Cemaatten Osman Çay, “bizim çoluk çoğumuz var, karımız kızımız var, bu camide bu namussuz imamın hala ne işi var? Gereğini yapmazsanız, doğacak olaylardan ve tehlikelerden biz sorumlu değiliz…” anlamında Diyanet’e bir dilekçe verir. Diyanet olayın mahallinde incelenmesi talimatını verince, murakıp İbrahim Teke muhakkik tayin edilir. Bunun akabinde şüpheli Mustafa Bayır, usuleten merkezde bir başka cami olan Örnekevler Camisi’ne nakledilir. Buradaki görevinden sonra ise şüphelinin, Konya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Bölümüne memur olarak naklolmuş. Bütün bu olayların, Müftü Burhan İşliyen’in dahliyle olduğu açıktır.

Olayda, DMK’nın 10 ve 11. maddelerine, ayrıca; DİB Kanunu’nun 15. maddesine, DİB Görev Çalışma Yönetmeliğinin 4, 5 ve 30/a maddeleriyle, DİB Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 5/b maddelerine (ortak nitelik) açıkça aykırılık görünmektedir. Buna göre, zamanın İl Müftüsü Burhan İşliyen, birim amiri olarak bu hukuksuzluklardan sorumludur. Bu bakımdan hakkında; dilekçe hakkına mâni olmak (TCK 121), suçluyu kayırma (TCK 283), denetim görevini ihmal (TCK 251) ve görevi kötüye kullanmaktan (TCK 257) dolayı adli tahkikat başlatılmalıdır. Kanaatimizce işin disiplin yönü zaman aşımına uğramıştır. Ancak idari tasarrufların önü açıktır. Kaldı ki aşağıda yer verdiğimiz olayların terör boyutu da mutlaka incelenmelidir.

Bir müezzinden boşanan dul bayana sarkıntılık ettiği iddia edilen Din Görevlisi Mustafa Bayır’ın çocuğunun, kapatılan Fetö okullarından Zafer Koleji’nde veya Osman Bey Koleji’nde okuduğu belirtilmektedir. Bu iddiada mağdure kadını şikâyetinden vazgeçmeye ikna etmek için gönderilen 52 Evler Camii Camii Müezzini Hüseyin Yavuz’un da, Fetöcükük’ten atılan Hüseyin Erol, Mehmet Satılmış ve Dündar Bucak gibi isimlerden oluşan “HOŞGÖRÜ” sohbet grubunun müdavimlerinden olduğu belirtilmektedir. Kocatepe Camii Müezzini Hüseyin Başyiğit’in de Fetöcülük’ten, önce açığa alındığı, sonra ise görevine geri döndürüldüğü belirtilmektedir.

 

2)Afyon’da, İffete Aykırı Eylemlerinden Dolayı Soruşturma Geçiren Bir Kur’an Kursu Öğreticisini Koruyup Kollayarak Âdeta Ödüllendirdiği İddiası

Afyon Çıkrık Beldesi’nde Kuran Kursu Öğreticiliği yapan Hidayet İpek, Kur’an Kursunda öğrencisi olan bayanlara, her nasılsa sarkıntılık ettiği iddialarıyla soruşturma geçirmesine rağmen, ödül verir gibi, Burhan İşliyen tarafından merkez Ataköy Kuran Kursu’na tayin edilmiştir. Hidayet İpek, Temmuz 2017 Bakanlar Kurulu Kararnamesiyle Fetöcülükten dolayı görevden ihraç edilmiştir.

3)Afyon Müftülüğü Sırasında Fetöcü Oldukları İddia Edilen Personeli Daima Kollamıştır

a) Afyon’a ilk geldiğinde, mevcut Müftü Yardımcılarını beğenmediği için, o zaman “Fetullah Gülen” mensubu olduğu iddia edilen zamanın İsçehisar Müftüsünü başyaver yapmak üzere İl Müftü Yardımcılığına almak istemiştir. Çevreden bazılarının o ile müftüsünün “paralelci” olduğu konusundaki iddia ve uyarıları üzerine, “Aaa! öyle mi, bilmiyordum, tamam anlaşıldı” saflığına yatarak ardından, zamanın Kızılören Müftüsünü kendine yaver yapmak üzere, İl Müftü Yardımcılığı görevine naklettirmiştir. Söz konusu Kızılören eski ilçe müftüsünün de İlahiyat Öğrenciliği sırasında “Fetullah Gülen” cemaati içerisinde kaldığı ve hizmet ettiği, görev yerlerinde de adı geçen cemaatle iç içe olduğu ve cemaat lehine aktif çalışmalarının olduğu bilgisine ulaşılmıştır. Burhan İşliyen, kısa süreli bulunduğu Afyon Müftülük görevinden Diyarbakır’a tayini çıktığında, Söz konusu Kızılören eski ilçe müftüsünü de yanında götürmüştür.

b) Burhan İşliyen’in Afyon’a atanmasının ardından yaptığı ilk icraatlarından biri de murakıplıktan vaizlik kadrosuna geçirilen ve Sincanlı’ya atanan Mustafa Öztürk’ü, Sincanlı’dan alarak, Afyon merkeze tayin ettirmesi olmuştur. Merkez’e alınan Mustafa Öztürk, yoğun bir irşatla görevlendirilmiştir. Vaizlikte hiç de liyakatli olmadığı halde, “Aile İrşad Ekibi Başkanı” olarak da görevlendirilmiştir. Bu konuda, Memursen/Diyanetsen gibi sivil toplum örgütlerinin uyarılarına da kulak asmamıştır. Mustafa Öztürk, Afyon’daki Fetö faaliyetlerinin bel kemiği şahsiyetlerden biri olarak “Paralelci” olduğu iddiasıyla 15 Ocak 2016’da ihraç edilmiş, uzun bir süre de tutuklu kalmıştır.

c) 2013 Belediye seçimlerinde Ak parti aleyhine ve Fetö lehine aleni şekildeki çalışmaları nedeniyle soruşturma geçiren, İlyas Killi ve Ömer Çetin gibi 4-5 Din görevlisi, Burhan İşliyen tarafından korunmuştur. Bu zatları Burhan bey, makamına çağrılıp, kendilerinin mevcut yerlerinden sürülmesi için üzerinde siyasi baskı olduğunu, merkezde hangi camiye gitmek istiyorlarsa, sürgünmüş gibi göstererek o camilere naklederek kendilerini korumak istediğini belirtmiştir. Buna dahi direnen bu görevlilere, “ne olur yalvarırım size, bana cami gösterin yeter ki sizi kurtarmak istiyorum” şeklinde yaklaşımda bulunduğunu, hem toplantıya katılanlar yanında, hem de Burhan bey kendisi başkalarının yanında ifade etmiştir. Olayın tanıkları bizde saklıdır. Örneğin bu görevlilerden Afyon’un önde gelen Fetöcülerinden olduğu iddia edilen Mevlevi Camii İmam Hatibi İlyas Killi, olayı küllemek amacıyla Burhan İşliyen tarafından, önce kendi camisine yakın Cürcânî Camii görevlisiyle becayiş yaptırılmış. Sonra da göstermelik bir tayinle daha büyük ve merkezi cami olan Sülüm Camisi’ne tayin edilmiştir. İlyas Killi, daha sonra Fetöcülük’ten ihraç edildi. Tutuklandığından da söz edilmektedir.

d) Kuran Kursu Öğreticisi Derya Özçelik, Burhan İşliyen tarafından merkezdeki Ataköy Kuran Kursu’na, buradan da Fatih Kur’an Kursu’na alınmıştır. Derya Özçelik, daha sonra Fetöcülük’ten dolayı ihraç edilmiştir.

e) Mehmet Satılmış, Afyon merkezde bulunan Kocatepe Camii’nde görev yaparken önemli bir soruşturma geçirmesine rağmen, önce merkez ve çarşı camii olan Karaman Camii’ne, oradan da Afyon’daki Fetöcülerin talebi doğrultusunda, muhtemelen onay iptal edilerek, yine Merkezde bulunan Mehmet Akif Camii’ne nakledilmiştir. Mehmet Satılmış,  evvelemirde Fetöcülük’ten açığa alınmış, Temmuz 2017 Bakanlar Kurulu Kararnamesiyle de görevden ihraç edilmiştir

f) Emirdağ İlçesi’nde görevli olan Mevlüt Kara, Burhan İşliyen tarafından Hastane Camii Müezzin-Kayyımlığına alınmıştır. Mevlüt Kara, Şu an Fetöcülük’ten ihraç edilmiştir. Bir ara tutuklu kaldığı da söyleniyor. 

g) Gültepe Camii Müezzini Hüseyin Başyiğit, Burhan İşliyen tarafından Kocatepe Camii’ne alınmıştır. Sonradan Fetöcülük’ten dolayı açığa alınan Başyiğit, tekrar görevine iade edildiği söyleniyor.

h) Yukarıda belirtildiği gibi, Çıkrık Beldesi’nde Kuran Kursu Öğreticiliği yapan Hidayet İpek, iffetsizlik iddialarıyla soruşturma geçirmesine rağmen, Burhan İşliyen tarafından merkez Ataköy Kuran Kursu’na tayin edilmiştir. Hidayet İpek, Temmuz 2017 Bakanlar Kurulu Kararnamesiyle Fetöcülükten dolayı görevden ihraç edilmiştir.

i) Afyon Eski Otogar Camii ve Kur’an Kursu, Burhan İşliyen zamanında Fetöcülüğün üssü haline getirilmişti. Fetöcülükten atılan Hüseyin Yavuz da buranın İmam Hatibiydi. Bu Kur’an Kursu daha sonra müfettiş raporuyla kapatıldı. (Buradaki Hüseyin Yavuz isimi ikinci bir Hüseyin Yavuz’dur).

3) Afyon’da Burhan İşliyen, Sonradan Fetöcülük’ten Açığa Alınan İmama, “Örnek İmam” Sunumu Yaptırıyor

2014 Şubat ayında Afyon Merkez Yeşil Cami’de yapılan bir toplantıda, hızlı Fetöcü olduğu bilinen Hüseyin Erol’a, Burhan İşliyen tarafından “örnek imam hatip ve örnek çalışması” başlıklı bir sunum yaptırılmıştır. Bu görevli sunumunda, örnek faaliyet olarak, “çocukların harçlıklarını toplayarak bu paraların “KİMSE YOK MU DERNEĞİ” ne törenle teslim edildiğini açıklamıştır. Dolayısıyla Burhan İşliyen, tüm personeline, “Kimse Yok mu Derneği”ne bağış yapmayı örnek imam faaliyeti olarak anlattırmış olmaktadır. Olayın, 17/25 sonrasında vuku bulduğuna da dikkat edelim! Hüseyin Erol, daha sonra Fetöcülük’ten açığa alınmıştır.

4)Afyon İli Dahilindeki Geçici Görevliler Dahil Bütün Personel, Mayıs 2014’te, Müftülük Mesaj Hattından, Fetöcüler Tarafından Tertiplenen Konferansa İki Kez Çağrılıyor!

Mayıs 2014 -ki 17/25 sonrasıdır- Afyon İl Müftülüğü mesaj hattından, saat 11:24 ve 16:54’te iki kez olmak üzere (te’yiden) iki kez, cami görevlileri, geçici öğreticiler, müftülük personeli ve Kuran Kursu öğreticilerine, 3 Mayıs Cumartesi günü saat 18:00’de, Fetö dernek yurdu olan AFDİYAD’da düzenlenen, Akın Yıldırım’ın vereceği konferansa davet edilmektedirler. Müftülük mesaj makinesinden çıkan mesaj numarası, 513 502 11 513 0’dır. Mesajın makinadan çıkan kopyası da elimizde mevcuttur.

5) Afyon’da Burhan İşliyen’in Ak Parti’yi Hedef Alan Sözleri

Afyon’da, isimleri bizde mahfuz bazı din görevlilerinin de bulunduğu bir mecliste, bir Ak Parti Milletvekiliyle olan tartışmasından sonra İl Müftüsü Burhan İşliyen, “Ben bir basın toplantısı yapsam, Afyon’da Ak Parti’yi bitiririm şeklinde konuştuğu belirtiliyor. Bu söz, bir mecliste, bir İl Müftüsü tarafından iktidarda bulunan bir parti aleyhine sarfedilmiş bir söz olmaktan öte, tehdittir. Devlet memurlarının siyasi partilerin leh ve aleyhine konuşmaları, ağır disiplin cezasını gerektirdiği gibi, Diyanet Kanunun 25. maddesine göre bu eylem, memuriyetten atılmayı gerektirmektedir.

6) Afyon’da Müftü Burhan İşliyen, 17/25 Sonrası Fetö (Gezek) Toplantılarında mı?

Afyon medyasında sık sık Fetöcülük ithamlarıyla kendisinden söz ettiren Belediye Başkanı Burhanettin Çoban, kendisini savunayım derken başka bürokratları da bir nevi ele verdi. Bu bağlamda Çoban, zamanın İl Müftüsü Burhan İşliyen’le birlikte 17/25 öncesinde ve sonrasında “Fetöcülükle itham edildiği” toplantılara/gezeklere katıldığını, ancak bunların Fetö toplantısı olmadığını iddia etti. Bu gezeklere kim katıldı kim katılmadı bilemiyoruz tabii ki. Medyada ise bu gezek ve toplantıların, Fetö toplantıları olduğu iddia edilmekte ve bazen bu iddialar zaman zaman fotoğraflarla ispatlamaya çalışılmaktadır. (Bkz. http://m.kocatepegazetesi.com/tr-TR/haberler/94283/coban-iddialari-tek-tek-yanitladi).

7)Afyon’da Müftü Burhan İşliyen’in, Emri Altındakilerden İstediği Burslar, Fetöcü Öğrencilere mi Gitti?

Burhan İşliyen, Afyon’daki görevi sırasında, maddi gücü yerinde olanlardan, kendi verdiği hesap numaralarına belli miktarda burs yatırmaları talimatını vermiştir. Amir tarafından böyle bir emirle karşı karşıya kalan görevlinin bu emri yerine getirmemesinin zor olduğu açıktır. Bu durum aynı zamanda, görevlinin müftüye yaklaşması ve görevinde rahatlık için de bir fırsattır. Burs emri verdiği ve bilmediği öğrencilerin hesabına burs yatıran bazı görevlileri şahsen tanıyoruz. Yetkililerimiz talep ettiğinde bu isimleri söyleyebiliriz. Burhan İşliyen, gönderdiği bir mesajda da bu eylemini itiraf etmiştir ve “kendime/çocuğuma almadım ya!” gibi bir ifadeyle tepki göstermiştir. İşbu mesaj, tarih, saat ve orijinal resmiyle elimizde mevcuttur. Bu öğrencilerin kimler olduğu, ne mahiyette verildiği, Müftü’nün kendisinden sorulmalıdır. Ayrıca kendilerine hesap numarası ve isim verilip de buraya para yatıranlar da bu hesap sahiplerinin kim olduğunu, hangi evde ve hangi yurtlarda kaldıklarını, mezuniyetlerinden sonra nerelere takıldıklarını araştırmalıdırlar. Ancak hayata atılmayan bir öğrencinin sakıncalı bir kimliğe sahip olup olmadığını tespit etmek, burs veren açısından elbette zordur. Burhan İşliyen’in, özellikle emrindeki görevlisine, “şu öğrencinin şu hesabına, öğrenciliği süresince, aylık şu kadar miktarda para yatıracaksın” diye talimat vermesi, yenecek yutulacak bir facia olmasa gerektir. Bu eylem, alenen görevi kötüye kullanmadır. Böyle bir idarecinin, görevlisine gereğince görev yaptırabilme veya bundan sonra o görevliyi denetleyebilme imkanının kalmadığı da açıktır. Bundan asıl zarar gören ise kamu hizmeti olacaktır.

8)Afyon Müftüsü iken Burhan İşliyen, 2015’te Fetöcülük’ten Hacc Görevi İptal Edilen Fetöcü Görevlilere Referans Olarak Hacc Görevlerini Yeniden Temin Ettiriyor!

Erzincan görevlilerinden Kâmil Çınar ve Osman Gül, 2015 yılında Erzincan’dan Hacc görevlisi olarak teklif edilirler. Bu iki görevlinin, hızlı paralelci olarak bilinmeleri dolayısıyla muhalif çevrelerce durum Diyanet merkezine bildirilir ve hacc görevleri iptal ettirilir. Buna rağmen bu iki zatın hac görevlendirildikleri görülür. Diyanete ihbarda bulunan çevreler, görüştükleri makamı tekrar arayıp işin nedenini sorduklarında, Afyon Müftüsü sıfatıyla Burhan İşliyen’in, Hac İşleri Genel Müdürü Enver Gönenç’i arayarak referans olduğunu ve yeniden hacca gönderilmek üzere işlem yapıldığı haberini alırlar. Burhan İşliyen’in referansıyla hacca giden Osman Gül’ün, o sıralarda evini satarak Bank Asya’ya parasını yatırdığı söylenmektedir. Anlatılana göre Bank Asya’da 186 bin Tl parası çıkmıştır. Sonradan hem Osman Gül, hem de Kamil Çınar Fetöcülük’ten ihraç edilmişler.

9) Erzincan’da Burhan İşliyen’den, Fetöcülük’ten Tutuklanan Vali’yle Kol Kola Fetöcü Oldukları İddia Edilen Görevlere İltiması

Burhan Bey’in Erzincan Müftülüğü sırasında Fetöcülük’ten tutuklanan Abdülkadir Demir, Erzincan Valisi idi. Diyanet’te rotasyon kararı çıkınca Burhan İşliyen’e ve Vali’nin eline büyük bir fırsat geçmiş. Türkiye’deki müftülükler içerisinde Erzincan, rotasyonun ilk uygulandığı illerden birisi olmuş. Bu rotasyonla, çok sayıda Fetöcü din görevlisi, Burhan Bey- Vali iş birliğiyle, şehir merkezleri ve iş hanları gibi aktif, paralı ve esnaf içi olan camiler, Fetöcü imamlarla doldurulmuş. Bu atamalardan sonra Erzincan’daki “himmet” paraları, öğrenci bursları ve Zaman Gazetesi trajı kat kat artmış.  Burhan İşliyen tarafından tayin edilen bu imamların pek çoğu, Afyon’da olduğu gibi, sonradan Fetöcülük’ten ihraç edilmiş veya açığa alınmışlar. Bunların isimlerine kayıtlarda bakılabilir. Afyon ve Erzincan’la ilgili zikrettiğimiz isimler, sadece bir kesittir. Burhan İşliyen’le birlikte çalışan Erzincan Valisi Abdülkadir Demir de Fetöcülük’ten ihraç edilmiş. Hakkında tutuklama kararının olduğu ve kaçak olduğu söyleniyor.

Burhan İşliyen tarafından Erzincan merkezine ve kalabalık esnaf camilerine transfer edilen bazı görevliler:

a) Ekrem Bayrak: Burhan İşliyen tarafından en kalabalık çarşı camii olan Terzibaba Camii’ne İmam Hatip olarak tayin edilmiş. Fetecülükten atılacağı anlaşılınca emekli edilmiş. Halen, Fetöcülükten tutuklu olduğu söyleniyor. 
Ekrem Bayrak’ın, Sayın Cumhurbaşkanımıza hakaretten de soruşturma geçirdiği belirtiliyor.

b) Kâmil Çınar: Burhan İşliyen tarafından, mahalle Camii’nden en kalabalık çarşı camilerinden olan Kızılay İş Merkezi Camii’ne tayin edilmiş. Fetöcülük’ten dolayı ihraç edilmiş.

c) Osman Göl: Burhan İşliyen tarafından yoğun cemaati olan Yenimahalle Camii’ne tayin edilmiş. Fetöcülük’ten dolayı ihraç edilmiş.

d) Ensar Akbalık: Burhan İşliyen tarafından merkezdeki Kızılay Camii’nden Cumhuriyet Camii’ne Muhsin Karateepe ile becayiş yapılarak nakledilmiş. Böylelikle iki önemli cami de Fetöcü oldukları iddia edilen personelde kalmış. Ensar Akbalık, Fetöcülük’ten dolayı görevden ihraç edilmiş ve bir süre tutuklu kalmış.

e)Muhsin Karatepe: Yukarıda belirtildiği gibi, Burhan İşliyen tarafından Ensar Akbalık’la becayiş yaptırılarak, Cumhuriyet Camii’nden Kızılay Camii’ne tayin edilmiş ve her iki merkezi çarşı camisinin,  Fetöcü oldukları iddia edilen görevlilerde kalması sağlanmış. Muhsin Karatepe de Fetöcülük’ten dolayı görevden ihraç edilmiş.

f) İhsan Akbaş: Burhan İşliyen tarafından merkezdeki Tedaş Camii’ne getirilmiş. Şu an Fetöcülük’ten dolayı ihraç edilmiş. 14 Temmuz günü Müftülüğe gelerek, “yarın bu ülkede  güzel şeyler olacak” dediğinden söz ediliyor. Fetöcülük’ten dolayı ihraç edilmiş ve tutuklanmış.

g)Süleyman Bingöl: Burhan bey, bu görevliyi Van’dan Otlukbeli’ne, oradan Kemah Merkez Camii’ne, oradan da, Erzincan merkezindeki en kalabalık çarşı camii olan Terzibaba Camii’ne ikinci imam olarak tayin etmiş. Süleyman Bingöl, şu an Fetöcülük’ten dolayı ihraç edilmiş.

Merkezi camilere alınan görevlilerden çoğunun mesleki liyakatinin de atandıkları camilere uygun olmadığı, hatta, kıraatlerinin de zayıf olduğu belirtiliyor. Özellikle, yukarıda ilk üç sırada yer alan görevlilerin.

Not: İhrac ve açığa alınma bilgilerinde hatalı bildirim olabilir. Bir de araştırma tarihi geçmişte yapıldığı için şu an itibariyle durum değişikliği olanlar bulunabilir.

10) Erzincan’da Burhan İşliyen, Hükümetin Doğudaki Hendek Savaşlarında Verdiği Mücadeleden Duyduğu Rahatsızlığı Dile Getiriyor!

Diyarbakır Müftüsü Burhan İşliyen, 2015 yılında Erzincan’da “Din Görevlileri Ve Camiler Haftası” münasebetiyle İl Müftülüğü tarafından düzenlenen yemeğe davetli olarak katılıyor.

Yemekte yaptığı konuşmada, o sırada Devletimizin PKK Hendekleri karşısında verdiği mücadelede PKK militanlarının öldürülmesini eleştiriyor, bu surette, PKK lehine ve Hükümet aleyhine sözler sarf ediyor. Operasyonlarda öldürülen PKK militanları sayılarına ilişkin resmi açıklamaları eleştirerek, operasyonlardan duyduğu rahatsızlığı dile getiriyor.

Yemekte bulunan personel, Burhan beyin bu açıklamasına itiraz ederek protestoda bulunuyorlar.

Burhan İşliyen’in yemekte din görevlileri ve Erzincan İl Müftüsü huzurunda söylediği o talihsiz açıklaması şöyle:

Şu kadar PKK’lı etkisiz hale getirildi, bu kadar terörist öldürdük, gibi hamasi açıklamalarla, kelle sayarak, ölüleri yarıştırarak bir sonuca ulaşamayız.”

Olaya, Erzincan İl Müftüsü’nün yanı sıra, yemekte hazır bulunan kalabalık bir personel topluluğu şahittir.

11) Erzincan Halkımızın Gözünün önündeki Açık Fetö Faaliyetleri ve Ak Parti Karşıtlığına Dair Diğer İddialar

Erzincan’daki görevi sırasında Müftü Burhan İşliyenin, Paralelin düzenlediği bazı sohbetlere konuşmacı olarak iştirak ettiği ve bu faaliyetleriyle paraleli güçlendirdiği, Siyasilerden söz edilen bir oturum esnasında, dindar addedilen siyasilerin milleti tahrip ettiklerini ve bu tahribin “Fetullah Gülen Hocaefendi (!), hizmetleriyle ve kitaplarıyla o tahribatı tamir ettiğini (!)” söylediği, Fetö kavgasının başladığı 2012’li yıllarda, “Tayyib bey Fetullah Gülen Hoca Efendi’yi (!) karşısına alırsa, hayatının en büyük hatasını yapmış olur” beyanında bulunduğu, Hükümet-Fetö kavgasının zirveye çıktığı 2013 yılında Fetöcülerin Erzincan’da düzenledikleri Türkçe Olimpiyatlarında, Fetöden tutuklanan İlçe Müftüsü Mustafa Kara ile birlikte aktif rol aldığı ve katılım için destek sağladığı da ileri sürülen iddialar arasında yer almaktadır.

Biz Burhan İşliyen’in Fetöcülük lehine olan bu türden faaliyetlerine her nekadar iddia desek de Erzincan halkı bu faaliyetlerin bizzat tanığıdır. 

SONUÇ

            Görev yaptığı bölgelerde Fetöcülüğe destek iddiaları, resmi belgelerle ve toplum şehadetiyle müdellel olan, Ak Parti aleyhtarlığı da halkın şehadetiyle ortada olan Burhan İŞLİYEN’İN arkasında kim neden durur acaba??? Bunun da ayrı bir araştırmasının yapılması gerekir…

Burhan İşliyen kendisi, ne yapıp yapmadığını kendisi çok iyi bilmektedir. Ne var ki bunları yalan, dolan ve iftiralarla kapatma çabası içerisine düşmektedir. Kendisinin yanı sıra ardında duran kişi ve kuruluşları da şüpheli duruma düşürüp yıpratacağından eminiz…

En son DİB Başkan Yardımcısı sıfatıyla görevli gittiği Afyonkarahisar’da, zengin esnafla, halkla, Diyanet Personeliyle, üniversite öğrencileriyle vs. topluluklarla bir hafta boyunca seminer, toplantı, panel, konferans ve sohbetler düzenlemiştir. 19.04.2018 Perşembe günü sabah saat 9.30’da, Afyonkarahisar Müftülük Personeliyle Derya Düğün Salonunda düzenlediği toplantıda, basına kapalı bölümde, özet olarak şunları söylemiş (Anlamca ifade ediyoruz):

Afyon’da görevdeyken, Fetöcü arkadaşlarla özel ilgilendim, onlara özel ilgi ve alaka gösterdim. (Vazgeçmeleri için?) onları makamıma çağırdım. Benim onlarla olan bu ilgi ve alakam, sonradan aleyhime delil olarak kullanıldı. Tekrar söylüyorum ki bu arkadaşların durumuna çok üzülüyorum.”

Görüldüğü gibi DİB Başkan Yardımcısı Burhan İşliyen, 19 Nisan 2018’de Afyon Müftülük Personeli, Din Görevlileri ve idarecileriyle düzenlediği resmi toplantıda, yüzlerce kişiden oluşan kalabalık personelin huzurunda, Fetöcü personele özel ilgi duyduğunu ve onların haline üzüldüğünü ifade etmiştir. Fetöcü personelle bu ilişkisini, onları Fetöcülükten vazgeçirmek için dahi ifade etse, kanaatimizce bu, savunma mekanizmasından öte bir şey değildir. Yukarıdaki iddiaları reddedemediği için bu bahanenin ileri sürüldüğünü söyleriz. Bu bağlamda kendisine şu soruları da yöneltmek isteriz:

“Ey Burhan İşliyen, sizin Fetöcü personele olan bu ilgi ve alakanız, onların suçlarını örtecek kadar, onların suç işleyenlerini dahi iyi yerlere nakledecek kadar mıydı? Onların yurdunda düzenlenen konferanslara personelin katılması için, müftülük mesaj servisinden tüm personele emir verecek kadar mıydı?  Daha sonra Fetöcülükten atılan bir imamı (Hüseyin Erol, yukarıda anlatıldı), 17-25 Aralık sonrasındaki bir toplantıda “örnek imam- hatip” olarak gösterip onun çalışmasını da “örnek çalışma” gösterecek ve ona “örnek imam ve çalışması” sunumu yaptıracak kadar mıydı? Ki o imam, örnek faaliyet olarak yaptığı sunumda, “çocukların harçlıklarını toplayarak bu paraların ‘KİMSE YOK MU DERNEĞİ’ne törenle teslim edildiği” konusunu işlemişti.

17-25 Aralık ve sonrasında, o günkü ismiyle “Paralel Yapılanma” olan terör örgütü, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanına ve onun kurumlarına kumpas kurarken, devrin Başbakanı “bunlara karşı mücadele edin” diye yırtınırken, bu örgütün aktif ve suç işleyen mensuplarına karşı bir birim amirinin görevi, onları koruyup kurtarmaya çalışmak ve  onlara üzülmek midir, yoksa yasal işlem yaparak onları cezalandırmak ve adalete teslim etmek midir?.. Ki hâlâ onlara üzüldüğünü söylüyorsunuz!

Yoksa, fetöcü personelle ilgi ve alakanız, yukarıda anlatıldığı gibi, “17-25’ten sonra seçimlerde Ak Parti aleyhine alenen çalışan ve bundan dolayı soruşturma geçiren Fetöcü müftülük personelini nasıl kurtarırım, sürgün etmeden istedikleri yerlere nasıl veririm” toplantısı mıydı? Soruşturma geçirmelerine rağmen onları şehir içinde ve en uygun camilere tayin ettiğinizden bu belli değil midir? Yukarıda dile getirilen bu gerçekleri inkar edemediğiniz için mi bu yakıştırmaya mecbur kaldınız?..”  Bu kadarına da “PES” doğrusu!..

 

Beğendim 10 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 1 Üzgün 0 Kızgın 3

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık