ADI KÜÇÜK, GİZEMİ BÜYÜK!

Arusiye tarikatı özellikle yenilikçi fikirlere açık, özgürlük hürriyet diye ortalığı ayağa kaldıran sebatayist ve masonlarla beraber hareket eden İttihat ve Terakki taraftarı olup Sultan Abdülhamid hana düşman askerlerin ilgisini çeken birçoğunu kendisine bağlayan bir tarikat idi.

ADI KÜÇÜK, GİZEMİ BÜYÜK!

HABER ANALİZ/ YUNUS DANABAŞ

İttihat ve Terakkinin şeyhi Küçük Hüseyin Efendi..!!

 

Bugün Türkiye’de yeterince tartışılmayan, dikkat çekici iddialara rağmen yokmuş gibi adeta üstü örtülen bir isim ve cemaatle ilgili bir derleme yapacağız.

Osmanlı’nın imparatorluk döneminde şehirlerde Nakşibendiliğin ve Mevleviliğin; kırsal bölgelerde ve İstanbul'un kenar mahallelerinde de Kadiri ve Rufailiğin yaygın olduğu bilinir.

Cennetmekan Sultan Abdülhamid han döneminde, bürokrasi ve okur yazar çevresinde bunlara iki dergâh daha eklenir.

Biri Sultan Abdülhamid hanın da intisab ettiği daha çok Afrika’da yaygın olan Şazeliye, diğeri ise Halidilikten dönüşen Arusiye idi.

Yıldız Sarayı'nın Barbaros Bulvarı üzerindeki girişine yakın, şimdiki Conrad Oteli'nin karşısında kalan ahşaptan yapılmış Ertuğrul Tekke Camii, medrese ve türbe mevkisi Şazeliye'ye Şeyh Zafir Efendi hazretlerine tahsis edilmişti Sultan Abdülhamid han tarafından.

Ki Sultan Abdülhamid Han da buraya intisap etmişti.

Arusiye tarikatı ise özellikle yenilikçi fikirlere açık, özgürlük hürriyet diye ortalığı ayağa kaldıran sebatayist ve masonlarla beraber hareket eden İttihat ve Terakki taraftarı olup Sultan Abdülhamid hana düşman askerlerin ilgisini çeken birçoğunu kendisine bağlayan bir tarikat idi.

Bu tarikatın şeyhi ise popüler bir isim: Küçük Hüseyin Efendi…

1828 yılında Ankara’da doğdu Küçük Hüseyin Efendi…

12-13 yaşında İstanbul’a geldi. Bir hastalık nedeniyle gittiği Darbeci (Kuleli vakası planlayıcısı) Hacı Feyzullah Efendi’nin cemaatine 31 yaşında katıldı.

Hacı Feyzullah Efendi öldükten sonra yerine geçen Şeyh Cevdet Efendi den icazet aldı.

Sonra birkaç hocaya hizmet edip 1902 yılında postnişin oldu ve 1930 yılında, 102 yaşında vefat etti.

Yerine ise Ömer Fevzi Mardin geçti.

Bu şahıs bir Arusi Şeyhi'ydi ama aynı zamanda bir deniz subayıydı birçok diğer müritleri gibi asker kökenliydi.

Mustafa Kemalin en yakını olan Rauf Orbay Hamidiye zırhlısında bu Ömer Fevzi Mardin'in komutanıydı.

Rauf Orbay vasıtasıyla M. Kemalin de Samsun'a hareketinden önce Hüseyin efendiyi  ziyaret ettiğini uzunca bir sohbet ettiklerini  daha kimse yazmadı.

Mesela Mareşal Fevzi Çakmak da bu halkanın asker olarak en sadık üyesiydi.

Fevzi çakmak 1950'de öldüğünde Küçük Hüseyin Efendi’den sonraki şeyhi Ömer Fevzi Mardin hayattaydı.

Ölmeden önce şahsına ait Kadıköy’deki konağı sinagog yapılması için Yahudilere bağışlamıştır bu Fevzi Çakmak! Ve "Beni şeyhim Küçük Hüseyin efendinin ayak ucuna gömün" diye vasiyet etmiştir.

Mareşal Fevzi Çakmak vasiyeti üzere, Küçük Hüseyin Efendi’nin türbesinin yanında medfun olup, yine damadı olan Prof. Dr. Burhan Toprak da aynı yerde bulunur.

Kim kimdir:

(Küçük Hüseyin Efendi’nin şeyhi aynı zamanda Faruk Nafiz Çamlıbel'in dedesi olan Feyzullah Efendi, Fevzi Çakmak’ın dedesi Hacı Bekir Efendi, Alparslan Türkeş’in dedesi Tophane Katibi Didon Arif Bey en yakın üç arkadaştır.

Ayrıca bunlar 1859'da Sultan Abdülmecid hana karşı isyan ve suikast girişimde bulunan 41 kişinin içindedir; çoğu yakalanıp Kıbrıs ve midilli adasına sürgün edildiler.)

 

Şimdi Küçük Hüseyin Efendi’nin müritlerinden  bazılarını yazalım.

İsimlere dikkat...!!

Eski Başbakan Mustafa Kemal’in en yakını olan Hüseyin Rauf Orbay,

Prof. Dr. Ahmet Süheyl Ünver,

Eski Washington Büyükelçisi Münir Ertegün,

Eski Adalet ve Dışişleri bakanı Yusuf Kemal Tengirşenk,

Sağlık eski Bakanı Prof Dr. Nihat Reşat Belger,

Eski Atina Büyükelçisi Enis Akaygen,

Eski Müzeler Müdürü Prof. Dr. Burhan Toprak.

İlk Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak

Eski Kara Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Kurtcebe Noyan

Şark Orduları Başkomutanı Kazım Karabekir.

M. Kemalin doktoru Prof. Dr. Mim Kemal Öke.

Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tekin Arıburun

Eski 1.Ordu Kumandanı Org. Faik Türün

Eski Başbakan Suat Hayri Ürgüplü

Şeyhülislam Hayri Efendi

Prof. Hasan Reşat Sığındım (Ender Mermerci'nin babası)

İbnülemin Mahmut Kemal İnal'ın babası Mehmet Emin Paşa,

Koç holding den Can Kıraç'ın eşi İnci Kıraç  Küçük Hüseyin Efendi'nin torunudur.

(Sevgi Koç) sonradan (Gönül soyadı) Küçük Hüseyin Efendi'nin torunlarından Sabiha Hanım'ın akrabasıdır.

Eski Devlet Bakanı Ali Babacan'ın halası Hatice ve Suat Babacan'ın annesi Naciye Hanım Küçük Hüseyin Efendi'nin müritlerinden sadece bazılarıdır.

Mason ve Sabatayistlerin bolca olduğu bir liste uzar gider…

Arusiler’in ve Mason-Yahudi güdümlü İttihat ve Terakkinin Şeyhi olan Küçük Hüseyin Efendi'nin ilk hocası Feyzullah Efendi sürgün edilmiş bir darbecidir. Sonraki şeyhi ise Şeyh Cevdet Efendi’dir ve Şeyh Cevdet Efendi Selanik asıllı Sabatayist bir YAHUDİ DÖNMESİDİR..!

(Kaynak isteyen için HÜSEYİN VASSAF: SEFİNE-İ EVLİYA:2.CİLT SHF.:334 de bakabilir.)

 

Bir konu daha var Küçük Hüseyin Efendi ile ilgili;

25 Ağustos 2001 günü, Musevi kökenli ünlü iş adamı Üzeyir Garih Eyüp Mezarlığı'nda bıçaklanarak öldürüldüğünde, herkes Garih'in Müslüman mezarlığında ne işi olduğunu tartışıp durdu.

Oysa Üzeyir Garih'in cesedinin Mareşal Fevzi Çakmak'ın kabrinin yanı başında bulunması asla tesadüf değildi. Çünkü Cesedin 15 metre yanında ismini ilk o zaman duydugunuz bir kabir daha vardı: Bu kabir Küçük Hüseyin Efendi'nin kabriydi..

Sonradan Üzeyir Garih'in Eyüp Mezarlığı'nda yatan Küçük Hüseyin Efendi'nin kabrini düzenli olarak ziyaret ettiği ortaya çıkmıştı.

1930 yılında ölen Küçük Hüseyin Efendi'nin Garih'in babası ile yakın dost oldukları gerçeğini çok zaman sonra yazdı gazeteler Üzeyir Garih’in  aile dostunun açıklamalarıyla..

Oysa Küçük Hüseyin Efendi'nin mezarını çok daha önce Üzeyir Garih  yaptırmıştı bugünkü yeşil renge ise yine o boyamıştı.

Bu arada Gerek  Küçük Hüseyin Efendi'nin ve gerekse Ömer Fevzi Mardin'in, Yahudi cemaatine mensup ve dini eğitim de görmüş bir kişi olan Üzeyir Garih'in ilgisini çekmesi de hiç sebepsiz değildir..!!

Küçük Hüseyin Efendi ve Ömer Fevzi Mardin'in Musevilik'le ilgili görüşleri hayli dikkat çekicidir.

Ömer Fevzi Mardin Küçük Hüseyin Efendisinden iktibasla söyle der:

"Allah'tan başka kimse kendiliğinden değil bir milleti, hatta bir ferdi bile tahkir, tezlil etmek hakkını haiz değildir.  Allah filan kavme ağır tenkitte bulunmuştur diye onlara karşı aynı lisanı kullanmak kimsenin hakkı ve haddi değildir…”

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık