ALTTA KALANIN CANI ÇIKSIN

Bir tarafta tek bir makalesi bile olmayan profesörler… Diğer tarafta “Başlarım sizin kurallarınıza…” isyanıyla akademik kariyeri elinin tersiyle itip yüzlerce eser yazmış ve işine bakan doktorlar, yardımcı doçentler… Geçenlerde Cumhurbaşkanımız da yardımcı doçentlik meselesine dikkat çekti fakat YÖK’ten hala bir ses yok.

ALTTA KALANIN CANI ÇIKSIN
  • 18 Aralık 2017, Pazartesi 14:31

MURAT BAŞARAN

Bir tarafta tek bir makalesi bile olmayan profesörler…

Diğer tarafta “Başlarım sizin kurallarınıza…” isyanıyla akademik kariyeri elinin tersiyle itip yüzlerce eser yazmış ve işine bakan doktorlar, yardımcı doçentler…

Geçenlerde Cumhurbaşkanımız da yardımcı doçentlik meselesine dikkat çekti fakat YÖK’ten hala bir ses yok.

Aslında YÖK’ün sitesine girip istatistiklere baktığınızda, ülkemizdeki yüksek eğitimin rakamsal olarak tavan yaptığını fakat bu niceliğin nitelik olarak sosyal hayatımıza ve kalkınmamıza yansımadığını söyleyebiliriz.

183 üniversite

7.200.000 öğrenci

22.535 profesör

14.203 doçent

34.652 yardımcı doçent…

Rakamlardan yardımcı doçentlikten doçentliğe geçişin bir “baraj” haline getirildiği açıkça görülüyor.

Diğer taraftan akademik kariyer sırasında jürilerin tarih içinde hangi saiklerle kimleri nasıl engellediğine yönelik birçok örnek eminim sizin de çevrenizde vardır.

Bir zamanlar 28 Şubat zihniyetinin ordudaki gibi “irticacı” filtresiyle yaptığı kıyım, sonra FETÖ’nün cahil cühelayı çalınmış sınav sorularıyla istediği yere getirme rezaleti, bazı üniversitelerin sırf bu amaca hizmet etmek için kurulmuş olması vs…

Önce başarılı bir hocamızın görüşünü nakledelim:

“Bugün 2005'ten beri Ales'e giren fetöcülerin soru hırsızlığı yaptığıyla ilgili bir haber yayınlandı.

Bu doğrudur.

Dahası, Bazı Fetöcüler Üniversitelerde yapılan KPSS imtihanlarında gözetmen vs ayarlayarak kendi yerlerine başkalarını sokarak da yabancı dil sınavlarından yüksek puanlar alıp doçent ve prof. oldular. Bunun bir sektörü oluştu.

Filanca şahıs rektörlük için oda oda dolaşırken bize de geldi. Ona dedim ki, "bu kendisinin yerine adam sokarak doçent olanları ne yapacaksınız? Bir soruşturma açacak mısınız?" O, bunun mümkün olmadığını söyledi. Meğer kendisi de Fetöcü imiş nereden bileceksin?

Bu taife bizim gibi yrd. doçentlere el altından haber de gönderdi, senesini unuttum, kimler vardı bu grubun içinde onu da bilmek zor tabi... Bir kısım arkadaşlar 4000 dolara kadar parayla girdiler çıktılar. Adamın dili Fransızca olmakla beraber bakıyorsun İngilizceden 70 üzerinde not almış, pat diye doçent olmuş... İspat etmenin imkanı yok.

Eh bendeniz gibi kıdemli yardımcı doçentler alnımızın akıyla gümbür gümbür yrd. doçentliğe devam ediyoruz

Bu YÖK ne düşünüyor bilmem. Cumhurbaşkanımız "Nedir bu yardımcı doçentlik Allah aşkına" dese de birileri anlamazlıktan geliyor... Sonuç mu?

Bu sahte doçentlerin ve profların adı sanı kaybolup gidecek ve gitmekte... Bizim yaptıklarımız ve yazdıklarımız ortada... Gerisini Yekta Bey düşünsün!”

Üniversitelerin bilim üretememesi konusu başta olmak üzere, akademik problemlerle ilgili her türlü görüşü sitemizde yayınlayacağımızı beyan ederek, internet ortamında, yardımcı doçentlik konusunda isim vermeden tartışan akademisyenlerimizin görüşlerini olduğu gibi sunuyoruz.

Bazı akademisyenlerin, sanal bir ortam da olsa yazarken hiçbir kurula uymadan yeni yetme gençler gibi özensiz davranmaları, “Üniversiteyi nasıl bitirdiler?” sorusunu akla getirmiyor değil…

Xxx

İŞTE YARDIMCI DOÇENTLERİN FERYATLARI:

Yardımcı doçentlerden kadar belki de daha önemlisi doktorasını bitirdiği halde torpil bulamadığı için yardımcı doçentlik kadrosu alamayanlardır. Torpili olan doktorasını bitirir bitirmez yardımcı doçent olurken torpili olmayanlar ise yıllarca beklediği halde yardımcı doçent kadrosunu hiç alamamaktadır. Etrafımda gördüğüm ve uzun yıllardır yani 5-10 yıldır doktorasını bitirdiği halde yardımcı doçentliğin hayalini dahi kuramayanlar var ve ben de onlardan biriyim. Şahsen tam yüz sekiz (evet tam 108) aydır doktoramı bitirmeme rağmen yardımcı doçentliği alamadım. Şimdi bazılarının ister istemez aklına gelecek ve diyecekler ki o zaman doğrudan doçentliğe başvur hocam. Ne bekliyorsun. Merak etmeyin onu da yaptım ve tam 25 ay önce doçentliğin sözlü sınavında başarılı bulundum. Ama öyle kaldı, sen öğretim üyesi yani yardımcı doçent değilsin sana doçentlik kadrosu veremeyiz diyorlar. Çünkü Yardımcı Doçentin doçentliğe atanmasını görevde yükselme olarak görüyorlarken diğerlerinin doçent kadrosunu almasını yeni bir öğretim üyesi kadrosu ihsas edilmesi olarak görüyorlar ve zaten vermedikleri öğretim üyeliği kadrosunu kısayoldan almaya dahi müsaade edilmiyor. Yardımcı doçentlerin sorunlarını konuşurken yardımcı doçent olamayanların ve bu yüzden de doçentlik ünvanını aldığı halde doçentlik kadrosu alamayanların varlığını da biraz gündeme getirin. akademik camiada bir yardımcı doçentlik sorunu varsa doktorasını bitirdiği hatta doçent ünvanı dahi aldığı halde yardımcı doçent bile itibar görmeyen ve hala asistan muamelesi gören hocalarımız da var.

XXX

Sözlü sınav ile eser incelemesi arasında bir fark yok.her ikisi de juri ile ilgili. Jurinin biri eserden 20 puan veriyor, aynı adaya başka bir juri yayınların bilime katkısı yok diye yayınların bazılarını çiziyor 10 puan veriyor. aynı adaya başka bir juri özgün çalışması yok diye başarısız diyor yani kişiye göre adayın bilime katkısı değişiyor.tamamen jurideki kişilere bağlı iyi niyetli ise juriniz doçent olursunuz iyi niyetli değilse egolarını tatmin ederler gönderirler. Jüri açıklandıktan sonra herkes araya birilerini sokmak için kıvranıyor. Adamını bulan eserdende sözlüden de elini kolunu sallaya sallaya geçiyor. Juriyi arattırmayan kendi hakkı ile geçen kaç kişi var acaba? doçent olmak için ya jurıye ulaşacaksınız ya da gerçekten art niyetli olmayan juri üyeleri ile karşılaşacaksınız. doçent olmak tamamen şans işi.istediğiniz kadar bilimsel çalışma yapın farketmez şansınız varsa yada jurıye ulaşırsanız doçentsiniz ya da değilsiniz.

XXX

Uak ve yök istese bir günde kaldırır doçentliği işine gelmiyor. bir çoğunun ekmek kapısı jüriler. gez toz üstüne para al. derslere asistanlar girsin. ego tatmini. bende çektim sende çekler. twitter'da yediğini içtiğini paylaşmalar..misal adam Sayın Cumhurbaşkanımıza küfür eden sanatçı bozuntularını destekliyor açık açıkta beyan ediyor, arada gebermiş olanlar var onlara saygıyla anıyor. canı sıkılınca da bizim jürilere giriyor. kim müsaade ediyor peki. UAK ve YÖK.

XXX

bir arkadaşım yakın zamanda doçent oldu ama neredeyse sınavında soru sorulmadı. sorulanlar da çok genel idi. benim hocam olsa ve bana sahip çıksa ben de burada zaman harcamam. çünkü benim jürilere giren bir hocam yok. kimse kimseyi kandırmasın. istisnalar mutlaka vardır, gerçekten objektif jüri üyeleri de vardır, onlara sadece helal olsun derim. lakin sınavdan önce her aday hocalar tarafından bir güvenlik soruşturmasından geçirilir. yok diyen deve kuşu misali kafasını kuma sokmuş yaşıyordur derim. şu anda yusuf yusuf ediyorsam, aylardır ders çalışıyorsam ve bir yerlerde oturmuş çay, kahve içemiyorsam kendi göbeğimi kendim kesmeye çalışıyor olmamdan kaynaklanıyordur.

XXX

Herkese merhaba. Sözlü sınavın varlıgı ve gerekçesi adına hem lehte hem de aleyhte bir çok neden yazılabilir. Lafı uzatmayacagım dostlar. Yardımcı Doçentler Türk akademi sistemi içerisinde özellikle Anadolu üniversitelerinin bel kemigidir ve Ögretim Üyesi yani Hoca'dır. Sayın Yök başkanı ve Cumhurbaşkanımız bu konu üzerine görüşüp var olan sistemin devamı noktasında mutabık kalmışlardır. Sözlü sınava ilişkin ise 'ögretmenler bile sözlü sınavla alınırken, Doçent'lik verilecek birinin sözlüye alınmaması söz konusu olamaz' biçiminde sonuçlanmış durum. Özellikle hain Fetoş olayı sözlü sınavının kaçınılmaz oldugu sonucunu dogurmuş. Bunlar benim bir ÜAK yetkilisinden duyumum.

XXX

Subjektif sınav artık kalkmalı baktığınızda alanlarda eğer ilişkileriniz iyi ise sözlü sizin için sorun olmaz ya hocanız telefon açar benim elemanım geliyor der ya da ananilimdalı başkanınız aranır sizden geliyor nedir sürüm diye sorar bunlar yaşanan olaylar...bölüm başkanınız ya da hocanız ile fikri çatışmanız var ise saten kesin kalırsınız..ben sen görürsün bunun daha doçentliği var diyen sözde profesörler biliyorum. Kadro ilanlarında da aynı şey oluyor bize sizin öğrenci başvurmuş ne yapalım bu camiada bunlar bitmeli gerekirse herkes sözleşmeli olmalı üretmeyen eşenmeli sistemden ananilimdalonda tek profesör olup hiçbirşey üretmeyen ama anabilimdalı başkanlığını bırakmayan yollarca başkanlık yapanlarda değişmeli.. başkanlıklar da incelenmeli ve üretmeyen başkanlıktan alınmalı.. kısaca masada kök salanların elendiği bir sistem olmasını dilerim.sözlü ise ortaokul lise çocuklarında yapılan saçma bir ulama olacaksa profesörlere de olsun

XXX

Teşekkür ediyorum hocam. İnanın kendimi tüy gibi hafiflemiş hissediyorum. Belki bunun verdiği rehavetle böyle konuşmuş/yazmış olabilirim. Fakat şunu göz ardı etmemek gerekiyor iyi niyetli olmayan bir jüri eserden de adama takabilir. İnsanın olduğu her yerde maraz potansiyeli de bulunur. Bu ülkede her konuda olduğu gibi bu konuda da kafalar karışık ve mesele oldukça girift. Hiç olmazsa iki yıl bekleyen insanlar için işleri hızlandırsalardı iyi olurdu. Elbette mutfakta neler oluyor bilemiyorum. Tekrar özür diliyorum süreci olumlu bir şekilde tamamlamanızı herkesin daha doğrusu tamamlamasını akademinin de bu süreçte güçlenmesini diliyorum. Bu ülke hepimizin beraber daha güçlüyüz.

XXX

Sayın hocam jüriniz objektif ve iyi niyettlimis belli. Sizin de gayretinizi görmüşler ve unvanını vermişler. Buradaki bütün hadise de diğer adayların sizin kadar :sansli: olamaması zaten. Buradaki itiraz yanlı, sübjektif ve bilimsel olmayan sozlu jurilerine. Bir bardak suda fırtınayi 15 temmuz dan sonra yapılan sözlülerde yaklasik %50 si bırakılan adaylar 2 yıl sabırla bekledikten sonra koparmaya çalışıyor. Bu rakam resmi değil onu da belirteyim, çünkü UAK şeffaf ve güvenilir bir kurul olmadığından doçentlik sınavlarına dair en ufak betimsel veriyi açıklamıyor. Ha siz yine de haksızlık karşında gösterilen bu çabayı "Benim jüri çok sahaneydi" bu deneyimi de onun için faydalı buldum, siz de bir yıl okuyun yatmayın diyeerek yorumluyorsaniz demek ki sozlu garabetini ve ilkelligini kimse doğru anlatamamis.Bu arada sözlunun denetlenebilirligi nasıl sağlanıyor bunu merak ettim. Ne mutlu size ki şeffaf ve denetlenebilir bir sozlu deneyimi yaşamışsıniz.

XXX

Sözlü mülakat ile yorumları görünce yaşanmış bir hadiseyi buraya yazma gereği duydum. Doçentlikte sözlü sınavı ile ilgili aslında edebiyat bölümü çevrelerinin iyi bildiği bir hayat hikaye var. Mülakat sırasında ağır hakaretlere maruz kalan sayın hocamız insan onuruna aykırı bu muamele karşısında odayı terk eder ve bir daha doçentlik sınavına başvurmaz. Dile kolay tam 30 yıl boyunca çalışmalarına ara vermeden gece gündüz devam eder ve yayınlarını ardı ardına sıralar. Unvanı yardımcı doçenttir ama akıl sahipleri ve akademik camiada çoktan gönüllerin profesörü olmuştur. Hikaye uzun ama kısaca sözlü mülakat ile özlük hakları elinden çalınan nice onurlu insanlar var bu ülkede. Bence YÖK doçentlik kriterlerini şöyle belirlemeli: 1. Doçent olmak için değil de bilimsel bir gerçekliği ortaya çıkarmak için yayın yapmış olmak, 2. Doçent olmak için değil de ihtiyaç duyduğu için yabancı dil öğrenmiş olmak. Not: Bu iki kriteri sağlayan adaylar da 5 profesörden oluşan jüri ile sözlü olarak tebrik edilmelidir.

XXX

Anlamak istemeyenlere ve art niyetlilere. Doçentlik eser başvurusuna istenilen puanın 10 katı ile başvurdum. Kitap, Makale, Bildiri, Atıf, Ders anlatma... Eser İncelemeden Geçtim. Bedava kimse kimseden bir şey istemiyor. ANLAYIN..... Sözlüde nereden soru sorarlarsa. Velev ki cevap verdim ama jürinin cevabı begenmedi, KALDIN. Çünkü onların istediği cevabı vermedin. 2+2: 4 sözel bölümler için 4 değil....ANLAYIN...

XXX

burada yazılan tüm !!!doçentlik sözlü sınavı kaldırılmalıdır!!! yorumlarını destekliyorum. ayrıca bunu istemeyen ve desteklemeyenlerin, dinozor düşüncelilerin artıkları olduğunu tahmin ediyorum. hak edene hakkını vermek yerine jüri üyelerine yönlendirmek sadece dinozor düşüncelilerin artıkları olmaya sebebiyet vermektedir. umarım en yakın zamanda kalkar da hiçbir rasyonel ve tutarlı (niçin tutarlı değil diye sorarsanız geçen dönem niçin başvuru sonrası yayın yapmaya devam ediyon sorusunu, bu dönem niçin yayın yapmıyon sorusuyla tezatlaştırdıkları için) bir tarafı olmayan bu sınav tarihin tozlu raflarında "bi zamanlar doçentlik sözlü sınavı var dı, aaah aaaaaah elhamdülillah artık yok" söylemleriyle hatırlanır. saygılarımla..doçentlik sözlü sınavı kaldırılmalıdır...

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1 İstanbul Başakşehir 6 4 1 1 8 13
2 Galatasaray 5 4 0 1 8 12
3 Kasımpaşa 5 4 0 1 3 12
4 Beşiktaş 5 3 1 1 3 10
5 MKE Ankaragücü 6 3 1 2 1 10
6 Atiker Konyaspor 5 2 2 1 1 8
7 Kayserispor 5 2 2 1 1 8
8 Trabzonspor 5 2 1 2 3 7
9 Yeni Malatyaspor 5 2 1 2 1 7
10 Antalyaspor 5 2 1 2 -4 7
11 Fenerbahçe 5 2 0 3 -1 6
12 Göztepe 5 2 0 3 -1 6
13 Aytemiz Alanyaspor 5 2 0 3 -7 6
14 Bursaspor 6 0 5 1 -1 5
15 Demir Grup Sivasspor 5 1 2 2 -4 5
16 Çaykur Rizespor 5 0 3 2 -2 3
17 Akhisarspor 5 0 2 3 -4 2
18 Erzurum BB 6 0 2 4 -5 2
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 Çaykur Rizespor 34 20 9 5 30 69
2 MKE Ankaragücü 34 18 9 7 21 63
3 Boluspor 34 18 6 10 23 60
4 Ümraniyespor 34 17 8 9 14 59
5 Erzurum BB 34 14 11 9 12 53
6 Gazisehir Gaziantep FK 34 15 8 11 19 53
7 Altınordu 34 15 8 11 10 53
8 Balıkesirspor 34 16 7 11 10 52
9 İstanbulspor 34 14 8 12 6 50
10 Vartaş Elazığspor 34 13 9 12 9 48
11 Giresunspor 34 13 8 13 6 47
12 Adanaspor 34 12 7 15 -15 43
13 Adana Demirspor 34 11 8 15 -3 41
14 Eskişehirspor 34 12 8 14 7 41
15 Denizlispor 34 10 8 16 -4 38
16 Samsunspor 34 7 15 12 -14 36
17 Manisaspor 34 7 3 24 -49 12
18 Gaziantepspor 34 2 4 28 -82 1
    Takımlar O G B M Av P
1 Hatayspor 34 23 7 4 48 76
2 Menemen Belediyespor 34 22 8 4 42 74
3 Afjet Afyonspor 34 21 7 6 31 70
4 Sivas Belediyespor 34 19 10 5 28 67
5 Keçiörengücü 34 19 7 8 36 64
6 Sancaktepe Belediyespor 34 16 11 7 26 59
7 İnegölspor 34 17 8 9 12 59
8 Sarıyer 34 13 5 16 -1 44
9 Tokatspor 34 11 10 13 -8 43
10 Etimesgut Belediyespor 34 11 9 14 -3 42
11 Kastamonuspor 34 12 4 18 -3 40
12 Eyüpspor 34 11 6 17 -10 39
13 Tuzlaspor 34 10 8 16 -9 38
14 Bodrumspor 34 10 8 16 -14 38
15 Amed Sportif 34 10 10 14 -4 37
16 Bucaspor 34 10 9 15 -9 36
17 Korfez SK 34 4 4 26 -48 13
18 Mersin İdmanyurdu 34 1 1 32 -114 -17
    Takımlar O G B M Av P
1 Altay 34 19 9 6 30 66
2 Bandırmaspor 34 19 7 8 22 64
3 Gümüşhanespor 34 19 7 8 25 64
4 Sanliurfaspor 34 19 6 9 21 63
5 Sakaryaspor 34 17 10 7 15 61
6 Bugsaşspor 34 15 11 8 20 56
7 Hacettepe Spor 34 15 11 8 16 56
8 Konya Anadolu Selçukspor 34 15 10 9 7 55
9 Niğde Belediyespor 34 14 7 13 -1 49
10 Kırklarelispor 34 11 9 14 -9 42
11 Kahramanmaraşspor 34 9 12 13 -14 39
12 Zonguldak Kömürspor 34 9 11 14 -14 38
13 Pendikspor 34 9 10 15 -13 37
14 Fethiyespor 34 8 12 14 -9 36
15 Fatih Karagümrük 29 9 4 16 -13 31
16 Nazilli Belediyespor 34 7 8 19 -24 29
17 Karşıyaka 34 6 9 19 -22 21
18 Silivrispor 34 2 11 21 -34 17

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık