BU DEVLET İMPARATORLUK BAKİYESİDİR

Bulgaristan ve Yunanistan'dakileri aldık zaman zaman... Göç dedik, mübadil dedik aldık işte. Ama Suriyeli almadık, alamadık. Her bayram çocuklar tel örgülerden öptü ellerini dedelerinin.

BU DEVLET İMPARATORLUK BAKİYESİDİR

Tam 100 sene önce 1917'de Suriye vilayetimizdi.

6.ve 7. Ordular vardı orada.

Halep merkezdeki 7.Ordu komutanı Mustafa Kemal'di hatta.

Sonra biz kaybettik bütün savaşları.

Ya da müttefiklerimiz kaybettiği için biz de kaybettik sayıldık.

Bir çizgi çizdiler sınır diye 400 yıllık topraklarımızla aramıza.

Baba ile oğlu…

Ana ile kızını...

Ya da kardeşi kardeşten ayıran.

Gürcistan’da olduğu gibi...

Trakya'da ya da...

Bulgaristan ve Yunanistan'dakileri aldık zaman zaman...

Göç dedik, mübadil dedik aldık işte.

Ama Suriyeli almadık, alamadık.

Her bayram çocuklar tel örgülerden öptü ellerini dedelerinin.

Kızlar sarılamadıkları analarının özlemiyle geçirdi kaç bayramı.

Ve bir gün kurşunlar yağmaya başladı üstlerine, varillerle bombalar...

Yoktu ellerinde kendilerini savunabilecekleri bir şey...

Tabanca bile...

Can havliyle koştular en yakın sınıra...

400 yıl beraber yaşadıkları kardeşlerine...

Abeylerine...

Mallarını değil, canlarını ırzlarını korumak için...

Ve geldikleri ülkede ayakta kalabilmek, yaşayabilmek için her işi yaptılar...

Dediler ki;

Erkekleri gitsin savaşsın dediler...

Doğru...

Ama onlar zaten savaşıyordu.

Hayatı boyu evinden çıkmamış kadınları, eli ayağı tutmayan yaşlılıklarını ve küçük çocuklarını doyurmak için savaşıyorlardı zaten.

En pis işlerde, en düşük ücretlerle...

Savaşmak değil miydi bu...

Düşünün;

Hayatı boyunca burnunu pencereden çıkarmamış, eşi savaşta ve kendisi Türkiye'ye gelmiş bir kadın, 3 çocukla yabancı bir ülkede ne iş yapar?

Hangi işi yapıp evine ekmek getirebilir?

Demek kolay...

Aynı duruma düşseniz hanginiz karınızı, kızınızı, kız kardeşinizi bilinmedik bir toplumun içine elde avuçta olmadan bırakır savaşa gidebilirsiniz.

Sahipsiz bırakmak o kadınları, genç kızları kolay mı?

Karnı burnunda kadının evini basıp ormana götürüp tecavüz eden, 10 aylık bebesiyle birlikte başlarını taşla ezerek öldüren sapık, sadece Adapazarı'nda mı var?

Bu ülkede parti liderliğine bile soyunmuş, hasbelkader o sınırlar çizilirken Nahcivan’da değil de bu tarafta kalmış siyasetçi bozuntuları, böyle potansiyel sanıkları bir de milliyetçilik narkozuyla uyuşturduğunda neler oluyor görüyoruz işte.

Kim benim şehrimde asla olmaz diye kefil olur?

Hanginiz diyebilir?

3 milyon kişinin içinde elbette yanlış yapan, kötü yola düşen olur.

Ama topyekûn insanları karalamak doğru mu?

O zaman bütün Türkiye sapık mı diyeceğiz!

Beyler, hanımlar!

Feleğin sillesini yemiş Suriyeliler bizim misafirimizdir.

Onlar muhacir, biz Ensar.

Daha önce bu topraklara göç etmiş;

Çeçen gibi,

Çerkes,

Adige gibi,

Trakyalı muhacir,

Ya da

Pomak gibi...

Unutma!

Bu devlet İmparatorluk bakiyesidir, muz cumhuriyeti değil.

Biraz adam olun adam...

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık