SAVCI KATLEDENE TERÖRİST DİYEMEZMİŞ!

TARIK AKAN DOSYASI... VEYA BİR GARİP TAŞ MEKTEP HİKAYESİ

SAVCI KATLEDENE TERÖRİST DİYEMEZMİŞ!

Mart ayının son günü Çağlayan adliyesine avukat kimliğiyle girip Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın alçakça katledilişini henüz belleklerdeki tazeliğini koruyor. DHKP-C’li iki terörist, güya Berkin Elvan’ı öldürenlerin kamuoyundan gizlendiğini iddia edip, bunu ortaya çıkarmaya çalışan savcıyı saatlerce rehin tuttuktan sonra kafasına kurşun sıkıp şehit ettiler.

Bu alçaklık kamuoyu tarafından büyük nefretle karşılandı. Ama bazıları vardı ki, yapılan bu alçaklığa terör, bunu yapanlara da terörist demeye dilleri varmadı.

Kimler mi? Mesela gazeteciler Mirgün Cabas, Banu Güven, Nevşin Mengü, Tayfun Talipoğlu ve daha birçokları…

Kısaca gezi zekalı diyebileceğimiz bazı tipler, yapılan bu vahşiliği kamuoyunda haklı gösterebilmek için ellerinden geleni yaptılar. Zaten çoğunu hep birlikte gördük ve yaşadık maalesef…

Bir de aynı güruhun sanatçı tayfası var elbette… Mesela Tarık Akan… Bu yazımızın konusu da 7 kez Altın Portakal kazanmış, Türk sinemasının jönlerinden olan gerçek adıyla Tarık Tahsin Üregül…

Savcıyı şehit eden alçaklara terörist diyemediği için sert tepkiyle karşılanan Tarık Akan’ın önceki  vukuatlarını araştırmak için internette kısa bir gezinti yapınca üzülerek gördüm ki, bu çirkin hareketin destekçisi de epey varmış.

Dedim ya, gezi kafalı bir takım eşhas, kendileri gibi düşünen zirzoplar ne yaparsa yapsın hemen “doğrudur” deyip yanında vaziyet alıyor.

Kendileri gibi düşünmeyenleri de, anında gerici, yalaka, yandaş gibi sıfatlarla kötülemeye çalışıyorlar.

Neyse kış kışlığını her zaman yapacaktır elbette. Çünkü her küpten sadece içindeki sızar.

Biz gelelim asıl konumuza…

***

Zaman gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı’nın şimdiki yazılarına bakıp da hep böyle yazılar yazdığını sanmayın. Eskiden çok farklı konularda kalem oynatırdı kendileri…

Bakın 17 Ekim 2011 tarihli Zaman Gazetesinde neler yazmış Dumanlı…

 

*****Ekrem Dumanlı

Her şey Rutkay Aziz'in coşkun (!) konuşması ve ona karşı medyanın verdiği muhteşem (!) desteğin internete düşmesi ile başladı.

Yoksa kolay fark edilmeyecekti Antalya Film Festivali. Hürriyet internet sitesinin (bazı siteler eşliğinde) ayakta alkış tuttuğu konuşma aslında yeni bir şey içermiyordu. Salondaki katılımcılarla medyadaki arkadaşları arasında alkış yarışına dönüşen konuşmanın bam teli fevkalade siyasi bir mesaja dayanıyordu. Adalet ve Kalkınma Partisi'ne gönderme yapmak için Rutkay Aziz'in 'Adaletsiz kalkınma' benzetmesi yapması büyük bir heyecana vesile olmuştu. Beklendiği üzere Aziz'in öfke dolu cümleleri bizim kadim basında yere göğe sığdırılamadı. O hırçın konuşmada temel hak ve özgürlükler konusunda yeni bir şey mi söylenmişti? Hayır.

Bir sanatçının siyasi bir iktidarı eleştirmesinde mahzur yok. Ancak bu önemli işin fevkalade samimiyetle yapılması, paçalarından önyargı ve nefretin damlamaması gerekiyor.

(Sözün burasında araya girip Ekrem Dumanlı’ya bu yazdıklarını hatırlatmak ve şimdi de böyle düşünüp düşünmediğini sormak gerekiyor.)

Ne yazık ki son yıllarda sanat camiası adına mikrofon başına geçen bazı kişiler, eleştirilerini insaf ve izan çerçevesinde yapmıyor. O yüzden de halkın zekâsını aşağılamakla başlayan konuşmalar, dar bir zümrenin anormal desteğine rağmen kamu vicdanında yankılanmıyor. Müjdat Gezen'in, Levent Kırca'nın, Ferhan Şensoy'un ve daha birçok kişinin hâlâ göremediği, püf noktası da burası. Halk sizin o köhnemiş ideolojik söylemlerinizden haz almıyor kardeşim; anlayın artık.

Siyasi içerikli konuşma yap; güzel. İktidarı bazı icraatlarından dolayı eleştir; buna da kimsenin itirazı yok. Lakin lütfen unutma: Konuştuklarına özgürlük, demokrasi gibi kavramlar eklediğinde samimiyet testine girmiş, adeta bir yalan makinesine oturmuş sayılırsın. 'Baskıcı yönetimler'den bahsediyorsan, seni "Darbeler yapıldığında neredeydin?" diye sığaya çekerler. Mesela bu Rutkay Aziz değil miydi Şener Eruygur Paşa'nın başını çektiği yürüyüşlere katılıp kameralar karşısında poz veren? Şimdilerde halkın seçtiği hükümete baskıcı diyen beyefendi 28 Şubat post-modern darbesi yapılırken neredeydi acaba? O gün milyonlarca insana anlamsız ve vicdansız baskı yapılması 'sanatçı duyarlılığı'na hiç mi dokunmamıştı?

Mesele sadece Rutkay Bey'in kendisi değil; öyle olsa hoş görüp duymazdan gelinebilir. Asıl problem sanat ve medya dünyamızda sıkça rastladığımız çifte standart. Darbeler karşısında dimdik duramayan (hatta ona her türlü desteği veren) insanların siyasi iktidar söz konusu olduğunda birden aslan kesilmesi inandırıcı olmuyor. Bu seneki Antalya Film Festivali'nin ana teması 12 Eylül darbesi imiş. Ne güzel! O malum darbeye karşı atıp tutan bazı sanatçıların 12 Eylül referandumunda nasıl 12 Eylül darbesinin ürünü olan anayasayı korumak için çırpındığını unutmak mümkün mü? Hani 12 Eylül darbesine karşıydınız?

Her platformda siyasi mesajlar vermeyi ihmal etmeyen Tarık Akan, Festival'de de 12 Eylül 1980'i karanlığın başladığı an ilan etmiş mesela. Şimdi bu lafları eden bir adamın hemen şu cümleye sarılmasını hangi temiz vicdan kabul edebilir: "Ama 2011. Silivri. Ergenekon. Balyoz. Adalet. Gençlik... Ya lütfen 2011 ak mı kara mı siz karar verin." Şimdi adama demezler mi bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diye? Sen hem bir yandan darbe karşıtıymış gibi bir görüntü vereceksin; hem de bir yandan darbe yapmakla suçlanan kişilerin yargılanmasına karşı çıkacaksın. Zaten bu Tarık Akan, 27 Mayıs askerî darbesini ve 28 Şubat post-modern darbesini desteklediğini Aydınlık gazetesine yaptığı açıklama ile kabullenmişti. Düşünün, bu ülkenin demokrasisini katleden, başbakan ve bakanlarını asan eli kanlı katiller için Tarık Bey, "Solcu arkadaşlar bana kızacak ama, 27 Mayıs darbe değildir. Birincisi önümüzü açtı, yeni düşüncelerle tanışmamızı sağladı." diyebiliyor. 28 Şubat da darbe değilmiş beyefendiye göre. Mazeret de hazır: "Laik cumhuriyetten uzaklaşmamızın önünü kapattı."

Sanat dünyasının ufku bu kadar dar olamaz. Darbeleri 'iyi' ya da 'kötü', 'önümüzü açan' veya 'önümüzü kapatan' diye tasnif ederseniz özgürlük adına söylediğiniz her söz riya olarak algılanır. Faşizan talepler bile özgürlük kelimesinin arkasına sığınıyorsa halk vicdanı bunu sezer ve bunun hesabını her platformda sorar; soruyor, soracak

Şu Taş Mektep işi hâlâ cevap bekliyor

Festivalde Müjde Ar, Tarık Akan'ı takdim ederken "Sinemada kazandığı tüm birikimlerini yarattığı okuluyla, öğrencileriyle paylaşan, onlara yeri geldiğinde çocuk gibi olan birisi." demiş. 27 Mayıs'ı ayakta alkışladığını açıkça beyan eden, 28 Şubat'ı yere göğe sığdıramayan ve Ergenekon'a var gücüyle destek olan Akan'ı yukarıdaki övücü takdime bakarak (en azından eğitim alanında) takdir etmek gerekiyor. Ancak Tarık Bey'in o okulla ilgili bir konuda doğruları konuşması kaydıyla.

Malum Gazetenin Cumaertesi ekinde yer alan Kurşun Kalem köşesinde iki hafta üst üste Akan'ın okuluna dair bazı iddialar yer aldı. Orada verilen bilgiye göre Hrant Dink yıllar önce Taş Mektep'i Rum Vakfı ile anlaşarak kiralıyor. Dink, Tarık Akan'ın da oraya talip olduğunu sanatçının ziyareti ile öğreniyor. Hava gerginleşiyor. Araya o dönemin meşhur mafya babası Dündar Kılıç giriyor. Taş Mektep, Hrant'ın elinden alınıp Tarık Akan'a veriliyor. Öğrenciden alınan ücret itibarıyla en pahalı okullardan biri olan Taş Mektep yakın zamana kadar vakfa gülünç bir kira ödüyor. Tarık Bey ile vakıf şu an mahkemelik.

Yukarıda yer alan iddianın bazı şahitleri, muhatapları hâlâ endişe duydukları için konuyu konuşmak istemiyor. Tarık Bey de Kurşun Kalem'in, "Açıklama gönder de yayınlayalım vatandaş doğruyu öğrensin" davetine olumlu cevap vermiyor. Neden acaba?

***

Bu yazının yayınlanmasından sonra necip Türk basını hemen devreye girdi ve cevap bekleyen soruları kendi görüşleri doğrultusunda açıkladı okurlarına… Elbette iddiaların hepsi yalandı onlara göre…

Şimdi Odatv’nin Tarık Akan savunması var sırada…

***

NEREYE VURUYORSUN, SES NEREDEN GELİYOR…

İDDİA 1: Dündar Kılıç aracı oldu
YANIT 1: Dündar’ları karıştırdılar
Tarık Akan: Bunlar iddialarını yalan üzerine kurmuşlar. Duyunca şoke oldum. Hepsini mahkemeye vereceğim. Yok öyle bir şey, nereden çıkarmışlar anlamıyorum. Biz bu okulu kurduğumuzda benim bir ortağım vardı, adı da Dündar Uçar’dı. Ortaklığımız yedi yıl önce sona erdi. Kendisi o dönem Özel Okullar Derneği başkanıydı. Ben eğitimciliği ondan öğrendim. Bunlar Dündar Uçar’ı Dündar Kılıç diye yazıyorlar.

İDDİA 2: Hrant Dink tehdit edildi
YANIT 2: Gönül rızasıyla verdik
Orhan Dink: Tarık Akan’a yüklenmek istiyorlarsa, bunu ağabeyim Hrant Dink üzerinden yapmasınlar. O yazılanlar bizim açımızdan doğru değil. Biz 90’lı yıllarda Taş Mektep’i kiraladık ama daha önce Tarık Akan’a söz verildiğini öğrenince gönül rızasıyla okulu ona verdik. Tarık Akan o okulda iyi bir eğitim yapıyor. Olayın bizi ilgilendiren bir yönü yok.

İDDİA 3: Rum Vakfı ile mahkemelik
YANIT 3: Kirayı zamanında öder
Niko Atanasyadis: Özel Taş İlköğretim Okulu, bizim vakfındır. Tarık Akan’ı yıllardır tanıyoruz, uyumlu bir kiracımızdır, çok sevdiğimiz iyi bir arkadaşımızdır. Kiralarını hep zamanında öder. Kira artışı yaptığımızda da bizleri anlar. Şimdiye kadar mahkemelik olacak bir olay yaşamadık. Aramızda bugüne kadar hiçbir problem çıkmadı.

***

Zaman gazetesinin Kurşunkalem köşesinde aynı konuda bir yazı daha yayınlandı. Tarih 22 ekim 2011…

***

KİM YALAN SÖYLÜYOR?

Tarık Akan'ın mafya babası Dündar Kılıç'ı devreye sokarak Taş Mektep'i, Hrant Dink'in elinden aldığı iddiasını yaklaşık iki ay önce yazmıştım.

Akan'a, iddialarla ilgili açıklamasını bu köşede yayınlayacağımı belirtmiştim. Akan'dan o gün bugün ses yok. Geçen hafta pazartesi günü iddialarımı Ekrem Dumanlı köşesine taşıyınca, Akan'dan ses geldi.

Hürriyet Gazetesi'ne verdiği cevaplarda iddiaların gerçek dışı olduğunu söylemiş. Hatta bunları dile getirenleri mahkemeye vereceğini belirtmiş. Bilmeyenler için hatırlatayım: 1989'da Bakırköy'de Taş Mektep olarak bilinen bir zamanların Rum Ortaokulu'nu kiralamak için iki ünlü yarıştı. Sinema sanatçısı Tarık Akan ve Hrant Dink... Dink, Akan'ın Taş Mektep'i kiralamak istediğinden habersiz okulun sahibi Rum Vakfı ile anlaşıp, epey de bir bedel ödeyerek binayı kiraladı. Dink, orayı kitabevi yapmak istiyordu. Akan ise o zamanlar boya deposu olarak kullanılan ve kendisinin de okuduğu okulu harap halden kurtarıp okul yapmak istiyordu.

Mafya devreye girince sorun çözüldü

Dink'lerin orayı kiraladığını öğrenince, okulu kendisinin çok almak istediğini bizzat yanlarına giderek iletti. Ancak bu rekabete hiç beklenmedik isimler, yani mafya karıştı. Yine iddialara göre Tarık Akan, dönemin ünlü mafya babası Dündar Kılıç'ı devreye soktu. İki ünlü isim arasında bir müddet gerilimli günler yaşandı. Sonunda iş tatlıya bağlandı! İki tarafı Beşiktaş'ta buluşturan Kılıç, sorunu bir çözdü pir çözdü ve binanın yeni kiracısı Tarık Akan oldu.

Yazdıklarım buydu. Aslında kapalı kapılar ardında 20 yıldır konuşulan bir olayı, bir iddiayı köşeme taşımıştım. Tarık Akan böyle bir şey olmadığını iddia ediyor. Beni, Akan'ın bu olayı inkâr etmesi şaşırtmadı. Asıl, Hrant Dink'in kardeşi Orhan Dink'in eğer doğruysa Hürriyet'e verdiği demece şaşırdım. "Tarık Akan'a yüklenmek istiyorlarsa, bunu ağabeyim Hrant Dink üzerinden yapmasınlar. O yazılanlar bizim açımızdan doğru değil. Biz 90'lı yıllarda Taş Mektep'i kiraladık ama daha önce Tarık Akan'a söz verildiğini öğrenince gönül rızasıyla okulu ona verdik." diyen Orhan Bey, beni epey hayal kırıklığına uğrattı. Yaşananları bugüne kadar saklamasını, içine atmasını anlıyorum; ancak 'yazılanlar bizim açımızdan doğru değil' demek en insaflı ifadeyle cesaretiyle tanıdığım Orhan Dink'e yakışmadı.

Keşke Oral Çalışlar konuşsa!

Bu olayı 20 yıldır bir 'aile' sırrı olarak saklamalarını anlıyorum; ama madem kendi iradeleri dışında gündeme geldi niye 'Yok böyle bir şey' diyorlar, anlamıyorum. Haydi iddialar asılsız; peki birkaç yıl önce aile dostları Oral Çalışlar'ın bizzat atv ekranlarında anlattıkları da yalan mı? Çalışlar, olayın en önemli tanıklarından. O gün yaşananları bizzat Hrant Dink'ten duyan Çalışlar, keşke çıksa da o dönemi anlatsa. Ya da köşesinde yazsa da herkes öğrense...

Tarık Akan, mafya babası Dündar Kılıç ile Dündar Uçar'ı karıştırdığımızı söylemiş. Beşiktaş'ta Dink kardeşlerle Akan'ı buluşturan ve arayı bulan isim Dündar Kılıç değil miydi? Bu konuda Orhan Dink ne diyecek acaba?

Son sözüm Rum Vakfı Başkanı Niko Atanasyadis'e. Sayın Atanasyadis, en yakın dostlarınıza dert yanarken, 'Tarık Akan kiramızı arttırmıyor' diye avukat tutarken, kendisini mahkemeye verirken başka; kamuoyuna açıklama yaparken başka konuşuyorsunuz. Siz değil misiniz 'Akan, beş dönümlük arazı içinde bulunan iki tarihî yapıya çok az kira veriyor.' diyen? Neyse bana çok az bir zaman verin. Gerçekleri bulup çıkarmak benim görevim oldu. Bu tartışma burada kalmayacak...

***

Bu arada Tarık Akan’ın mafya ilişkilerini öz ağabeyi de doğruladı. 30 Ekim 2011 tarihli Zaman gazetesinde okuyalım.

***

AĞABEYİ KONUŞTU: TARIK AKAN HAİNDİR

***

Sinema sanatçısı Tarık Akan'ın ağabeyi Turgut Üregül, kardeşiyle ilgili ilginç açıklamalarda bulundu. Kardeşinin, yeraltı dünyasının ünlü isimlerinden Dündar Kılıç'ı devreye sokarak Bakırköy'deki 'Özel Taş Mektep' binasını Hrant Dink'in elinden aldığı yönündeki iddiaları doğruladı.

Tarık Akan ve Dündar Kılıç'ın dolaylı olarak ortak olduklarını savundu. Tarık Akan'ın kolejdeki ortaklarından Z.İ.'ye dikkat çekti. Bu ismin Tarabya'daki bir arazide Dündar Kılıç ile de ortak olduğunu ileri sürdü. Turgut Üregül, "Bunları ispat edeceğim bütün belgeler elimde var. Tarık, hiçbir şeyi üzerine almaz. Bütün malları Bakırköy'de Z.İ.'nin üstündedir. Okulda da ortak hissesi var. Tarık, Dündar Kılıç ile de dolaylı ortak. Tarık Akan'ın ortağı Z.İ. bir arsada, Dündar Kılıç ile kâğıt üzerinde ortak. 6-7 sene ortaklık yaptı. Z.İ. ile Tarık, Taş Mektep'te resmi olarak ortaklardır." diyor.

Tarık Akan, Hürriyet gazetesinin 19 Ekim 2011 tarihli nüshasında, Dündar Kılıç'ın eski ortağı Dündar Uçar ile karıştırıldığını iddia etmişti. Tarık Akan'ın bahsettiği D.U.'nun Özel Okullar Derneği Başkanı olduğunu anlatan Üregül, söz konusu açıklamaları yalanladı. Üregül, "Okul D.U.'nun değil. O, Tarık'a mesleği öğreten kişi. Hrant Dink'in kardeşi 'bizi bu olaya sokmayın' diyor. Peki, imzalanan sözleşmesi yapılan okulu nasıl aldılar elinizden?" şeklinde konuşuyor. Üregül, emekli Albay olan babaları Yaşar Üregül'ü 1998'de kaybettiklerini anlatıyor. Üregül, "Babam vatanperverdi. Kimsenin hakkını yemedi. Ama o (Tarık Akan) hain adamın birisi." diyor. Bu arada, Tarık Akan'ın Dündar Kılıç ile ünlü üç sinema sanatçısı vasıtası ile temasa geçtiği öğrenildi. 

 

 

***

Sıradaki haberimiz ise 19 Eylül 2012’de Cumhuriyet gazetesinde yayınlandı.

***

AKAN HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

Oyuncu Tarık Akan olarak bilinen Tahsin Tarık Üregül'ün ağabeyi Turgut Üregül, vefat eden annesi ve babasından kendisine kalan şirket hisselerini gasbettiği iddiasıyla kardeşi hakkında suç duyurusunda bulundu

Bakırköy Adliyesi'ne gelen Turgut Üregül, Cumhuriyet Savcılığı'nda kardeşi Tarık Akan ile 5 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu. Turgut Üregül'ün verdiği dilekçede, kardeşi Tarık Akan olarak bilinen Tahsin Tarık Üregül ile babaları Hüseyin Yaşar Üregül ve 5 kişinin, Koza Eğitim Hizmetleri A.Ş'nin hissedarları ve yönetim kurulu üyeleri olduğunu belirtti.

Dilekçesinde, babasının 1998'de vefat ettiğini anlatan Üregül, mirasçı olarak da annesi Yaşar Üregül'ü, kardeşleri Türkan ve Tahsin Tarık ile kendisini bıraktığını ifade etti. Üregül, başta kardeşi Tahsin Tarık Üregül ve diğer 5 kişinin, veraset ilamına uygun olarak babasından kalan hisseyi kayıtlara geçirmediğini iddia etti.

Annesinin de 2006'da vefat ettiğini belirten Turgut Üregül'ün dilekçesinde, şu ifadeler yer aldı:''Kardeşim Tahsin Tarık Üregül'den talep edilmesine rağmen veraset ilamının gereği yerine getirilmeyerek önce babamızdan sonra annemizden kalan hisselerimiz şirket kayıtları ve ticaret siciline tescil edilmemiştir. Babamdan ve annemden kalan hisseleri hiçbir şekilde devir ve feragat etmemiş olmama rağmen gerçek dışı belgelerle şirketteki payım gasbedilmiştir. İstanbul'da ünlü bir okul işleten şirket sadece bir öğrenciden yıllık en az 30 bin lira ücret almaktadır. Yıllardır talep ettiğim halde geçiştirilip oyalanarak uğradığım zarar, 3-4 milyon lirayı bulmaktadır.''

Üregül dilekçesinde, ''gayri resmi usul ve yasaya aykırı belgeler düzenleyerek şirkete hissedar tescili sağlayan ve adına yapılması gereken tescilleri yapmayan'' kardeşi Tahsin Tarık Üregül ile Ali Kenan Kır, Zeki İrfanoğlu, Ahmet Hüseyin Hoşbaş, Mehmet Candan Atamer ve Acun Günayhakkında suç duyurusunda bulunduğunu ifade etti.

Turgut Üregül, ''Kardeşim şöhretin verdiği şımarıklıktan dolayı bu olayları yaptı. Okulunda her öğrenciden 30 bin lira eğitim parası alıyor ama bu ülkeye bir okul yaptırmamıştır. Babamın hisselerini vefat ettikten sonra yok ettiler. Hakkımı arayacağım'' dedi.

***

MANGALDA KÜL BIRAKMIYOR AMA…

 

Tarık Akan’ın kendinden farklı düşünen, farklı sözler söyleyen hiç kimseyi sevmediğini, onlara tahammül edemediğini söylemeye bile gerek yok aslında. Demokrasi deyince mangalda kül bırakmayan Akan, Almanya’da yaptığı bir konuşmada bakın neler söyledi… (26 Ocak 2015/Yeni Akit)

***

 

CHP'ye yakınlığı ile bilinen Tarık Akan, Almanya'da düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada içtiği alkolü bile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a bağladı.

Türkiye'de insanların olayları sorgulamadığını dile getirerek halkı aşağılayan Tarık Akan isim vermeden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı eleştirdi. Akan, Türkiye'deki mutsuzluktan kurtulmak için akşamları birkaç kadeh içki içtiğini ve bunun kendisini rahatlattığını söyledi.

"Siz burada yaşıyorsunuz, Türk televizyonları izleyip oradan biraz rahatsız oluyorsunuz ama biz o ülkede yaşıyoruz. Ben her şeyim yerli yerinde olmasına rağmen mutsuzum, huzursuzum. Sabah kalkıyorum, gazeteye bakıyorum; 'eyvah diyorum, bu lafı nasıl söyler.' Öğlen diğer gazetelere bakıyorum bir facia. İnternet'e giriyorum, 'Allah'ım diyorum bu nasıl olabilir.' Akşamları birkaç kadeh atıyorum da rahatlıyorum. Sonra televizyonu açıyorum, çıldıracağım. Huzur diye bir şey kalmadı ülkemde. Eleştirebilirsin ama bir ara ver. Bir hafta, 10 gün sus be adam."

***

Tarık Akan ise abisinin kendisine iftira attığını öne sürdü: "Babam, ölmeden önce şirketteki yüzde 5'lik hissesini anneme devretti. Annem de bu hisseyi oğlum Barış'a bıraktı. Kanuni olarak abimin şirkette hiçbir hakkı yok. Kötü niyetli olduğu için bunları yapıyor. Yıllardır benimle uğraşıyor. Sağlıklı bir insan değil, beyin özürlü. Böyle kardeş gerçekten düşman başına. Sabrımı taşırıyor ama ben onu mahkemeye vermedim, vermeyeceğim de."

 

SON SÖZ NİYETİNE…

Peki Tarık Akan hiç mi iyi bir şey yapmamış… Elbette yapmıştır. Ama olaya bu açıdan baktığınızda milyonlarca insanın ölümüne sebep olmuş Hitler’in bile ne iyilikler ne güzel şeyler yaptığını görürsünüz.

Tarık Akan’ın savcımızı şehit eden teröristlere karşı düzgün bir duruşu olmayışı, hatta ölüm yaşanan kısma kadar yapılanları (belki de olayın tamamını) destekler mahiyetteki açıklamaları Türk halkının büyük nefretini toplamıştır.

Gerisi de kendi bileceği meseledir…

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1 İstanbul Başakşehir 13 9 3 1 14 30
2 Kasımpaşa 13 8 1 4 10 25
3 Galatasaray 13 7 3 3 8 24
4 Beşiktaş 13 6 3 4 7 21
5 Yeni Malatyaspor 13 6 3 4 6 21
6 Atiker Konyaspor 14 5 6 3 5 21
7 MKE Ankaragücü 14 6 2 6 -1 20
8 Antalyaspor 13 6 2 5 -3 20
9 Trabzonspor 13 5 4 4 2 19
10 Göztepe 13 6 0 7 -1 18
11 Bursaspor 13 3 7 3 1 16
12 Demir Grup Sivasspor 13 3 6 4 -4 15
13 Aytemiz Alanyaspor 14 5 0 9 -9 15
14 Erzurum BB 13 3 5 5 -3 14
15 Fenerbahçe 13 3 4 6 -5 13
16 Akhisarspor 13 3 3 7 -9 12
17 Kayserispor 13 3 3 7 -12 12
18 Çaykur Rizespor 14 1 7 6 -6 10
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 Çaykur Rizespor 34 20 9 5 30 69
2 MKE Ankaragücü 34 18 9 7 21 63
3 Boluspor 34 18 6 10 23 60
4 Ümraniyespor 34 17 8 9 14 59
5 Erzurum BB 34 14 11 9 12 53
6 Gazisehir Gaziantep FK 34 15 8 11 19 53
7 Altınordu 34 15 8 11 10 53
8 Balıkesirspor 34 16 7 11 10 52
9 İstanbulspor 34 14 8 12 6 50
10 Vartaş Elazığspor 34 13 9 12 9 48
11 Giresunspor 34 13 8 13 6 47
12 Adanaspor 34 12 7 15 -15 43
13 Adana Demirspor 34 11 8 15 -3 41
14 Eskişehirspor 34 12 8 14 7 41
15 Denizlispor 34 10 8 16 -4 38
16 Samsunspor 34 7 15 12 -14 36
17 Manisaspor 34 7 3 24 -49 12
18 Gaziantepspor 34 2 4 28 -82 1
    Takımlar O G B M Av P
1 Hatayspor 34 23 7 4 48 76
2 Menemen Belediyespor 34 22 8 4 42 74
3 Afjet Afyonspor 34 21 7 6 31 70
4 Sivas Belediyespor 34 19 10 5 28 67
5 Keçiörengücü 34 19 7 8 36 64
6 Sancaktepe Belediyespor 34 16 11 7 26 59
7 İnegölspor 34 17 8 9 12 59
8 Sarıyer 34 13 5 16 -1 44
9 Tokatspor 34 11 10 13 -8 43
10 Etimesgut Belediyespor 34 11 9 14 -3 42
11 Kastamonuspor 34 12 4 18 -3 40
12 Eyüpspor 34 11 6 17 -10 39
13 Tuzlaspor 34 10 8 16 -9 38
14 Bodrumspor 34 10 8 16 -14 38
15 Amed Sportif 34 10 10 14 -4 37
16 Bucaspor 34 10 9 15 -9 36
17 Korfez SK 34 4 4 26 -48 13
18 Mersin İdmanyurdu 34 1 1 32 -114 -17
    Takımlar O G B M Av P
1 Altay 34 19 9 6 30 66
2 Bandırmaspor 34 19 7 8 22 64
3 Gümüşhanespor 34 19 7 8 25 64
4 Sanliurfaspor 34 19 6 9 21 63
5 Sakaryaspor 34 17 10 7 15 61
6 Bugsaşspor 34 15 11 8 20 56
7 Hacettepe Spor 34 15 11 8 16 56
8 Konya Anadolu Selçukspor 34 15 10 9 7 55
9 Niğde Belediyespor 34 14 7 13 -1 49
10 Kırklarelispor 34 11 9 14 -9 42
11 Kahramanmaraşspor 34 9 12 13 -14 39
12 Zonguldak Kömürspor 34 9 11 14 -14 38
13 Pendikspor 34 9 10 15 -13 37
14 Fethiyespor 34 8 12 14 -9 36
15 Fatih Karagümrük 29 9 4 16 -13 31
16 Nazilli Belediyespor 34 7 8 19 -24 29
17 Karşıyaka 34 6 9 19 -22 21
18 Silivrispor 34 2 11 21 -34 17

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık