SAVAŞ VE RÜŞVET= İNGİLTERE

Kut'ta rezil olan İngilizler çareyi Türk komutana rüşvet teklif etmekte bulmuşlardı. Ancak Halil Paşa satın alınacak adam değildi. Hatıralarında anlattığına göre, "Ne olursa olsun Kut'u düşürecektim ve bu rüşvet teklifinin en güzel cevabı olacaktı." diye düşünüyordu.

SAVAŞ VE RÜŞVET= İNGİLTERE

1. Dünya Savaşı...

Çanakkale'de umduğunu bulamayan İngilizler, bir yandan da Ortadoğu’da ağır ağır ilerliyor, Bağdat'ı ele geçirerek bölgede kesin bir hâkimiyet kurmak istiyorlardı. Çünkü bu bölge petrol yatakları ve stratejik konumu sebebiyle kimseye bırakılamazdı.

Bu aynı zamanda Hindistan'a giden yolun da emniyete alınması demekti. Ve diğer taraftan Müslüman milletlerin özellikle Osmanlı liderliğinde bir daha asla bir araya gelmemeleri gerekiyordu...

İngilizler savaşa sömürgelerini sürüyor, Osmanlı ise aynı inanç ve ideale sahip kardeşleriyle, Kürdüyle, Arabıyla, Çerkesiyle, bu gözü dönmüşlere karşı durmaya çalışıyordu.

İşte birçok kirli hesabın orta yerinde, amansız bir savaş sürüyordu.

Hedef Bağdat'tı ve İngiliz kuvvetler Kut-ül Ammareyi ele geçirmişlerdi.

xxx

İngiliz General Towhshend emrindeki kuvvetler Dicle'nin sol yanından harekete geçince, Halil Paşa çöl tarafında bulundurduğu beş tabura şu emri veriyordu:

"Ateşle beraber süngü hücumuna kalkacak ve düşmanı sağ taraftan vuracaksınız. Çarpışma ölünceye kadardır."

Türk, Kürt, Arap bütün askerler omuz omuza, bu büyük komutanın emrini gözünü kırpmadan yerine getirmek için adeta şahlanmışlardı.

xxx

Bir zamanlar Osmanlı Viyana'ya kadar yürürken, kılıçlarının ucunda bir misyon taşıyordu: "Âleme adalet götürmek..."

Ve bu kutlu çağrıya uyulduğu takdirde kılıçlar kınından çıkmıyor, alınan yeni topraklara toplanan verginin kat kat üstünde yatırım yapılıyordu.

Osmanlı'nın yürüyüşü bir "sömürge arayışı" yürüyüşü değildi. Ve hiç bir zaman olmamıştı.

Peki İngilizler'in Irak'ta işi neydi?

 Halil Paşa neye dayanarak askerlerine "ölün" emrini veriyordu ve o kutlu askerler hangi aşkın coşkusuyla "ölüm"le oynar gibi ateşin üstüne atlıyorlardı?

xxx

Stratejik bir noktada bulunan Kut-ül Amare'yı savunamayacağımızı anlayınca bilerek boşaltmış ve İngilizlerin işgaline göz yummuştuk. Şimdi Selman-ı Pak muharebeleri ile hem İngilizlere darbe vuruyor ve hem de işi tersine döndürerek onları yavaş yavaş Kut-ül Amare'nin içine hapsediyorduk.

Artık onlar savunuyor, biz kuşatıyorduk.

xxx

İngilizlerin bütün derdi ortadoğunun zenginliğini kontrol altına almak ve sömürmek, bir yandan da bu coğrafyada kendisine karşı bir birleşmenin olmasını ve muhtemel birleşmenin Hindistan üzerine yürümesini engellemekti.

Burada bir basit soruyu daha sormak lazım:

"İngilizlerin Hindistan'da işi neydi?"

xxx

Aslında 1. Dünya Savaşını başlatan bahaneler gerçekten bahaneydi. Daha ilk kurşun atılmadan dünyanın hakim güçleri coğrafyaları kendi aralarında paylaşmışlar, yazdıkları ve mutabık kaldıkları vicdansız bir senaryoyu oynamaya girişmişlerdi.

Fakat bu kanlı oyun her zaman istedikleri gibi gitmiyordu. Çanakkale'de olduğu gibi...

Ve şimdi Kut-ül Amare'de olduğu gibi.

Evet...

İngilizler yeni bir Çanakkale Faciası ile karşı karşıya kalmışlardı. Bir an önce Bağdat'ı almaları gerekiyordu fakat burada çöle saplanıp kalmışlar, Halil Paşa'nın kuşatmasının içinde ecel terleri döküyorlardı.

Halil Paşa ki, savaştığı hiçbir cephede mağlup olmamış, dirayetli, zeki ve gerçek bir askeri liderdi.

Halil Paşa birliklerine "ölüme kadar" emrini verdiği günlerde bir rüya görmüştü. Bu rüyayı hatıralarında şöyle anlatır:

Kendisinden dinleyelim:

"Dicle üzerinde Kut-ül Ammare'deki İngilizlere yardım götüren İngiliz gemisi etkisiz hale getirilince rahat bir uykuya çekildim. Ter içinde sahra yatağında dönerken bir rüya gördüm. İki düşman tayyaresi başımın üzerinden geçiyordu. Belimdeki tabancayı çektim. Tayyarelerden birine ateş edip düşürdüm. Diğeri yere indi ve pilotu yanıma geldi. Arkadaşım vuruldu. Ben de teslim oluyorum, dedi. Uyanınca sahra telefonlarıyla bu rüyayı bütün orduma tebliğ ettim. Öğlene doğru ileri hatlardan şu haber geldi. Bir ingiliz subayı hatlarımıza doğru beyaz bayrakla yaklaşmış ve kumandan görüşmek istediğini söylemiş. Yanıma getirdiler. Elinde bir mektup vardı. Mektup kuşatma altındaki İngiliz Ordusu Kumandanı Towhshend'den geliyordu ve general benimle özel bir görüşme yapmak istiyordu."

Halil Paşa'nın rüyası çıkmıştı. Çünkü İngiliz Kumandan Towhshend'in yapacak bir şeyi kalmamıştı sulh için görüşme talebinde bulunuyordu.

xxx

Dicle nehrinde istimbot üzerinde gerçekleşen buluşmada İngiliz General Towhshend Halil Paşa'ya dört maddelik bir teklifte bulundu.

1- Dünya harbi devam ettiği müddetçe maiyetimden kimse ve ben Türklerin aleyhinde hiçbir harekette bulunmayacağız.

2- İngiliz kuvvetleri elinde bulunan 40 top ve bilumum cephane sağlam olarak Türklere verilecektir.

3- Arzu edeceğiniz bir bankaya adınıza yatırılmış bir milyon ingiliz sterlini çek teslim edilecektir. Bu çekin verilmesine ingiliz hükümeti muvafakat etmektedir.

4- Bu şartlar kabul edildiği takdirde İngiliz kuvvetleri esir alınmayacak ve Basra istikametinde çekilmelerine rıza gösterilecektir.

Bu dört maddelik teklifin hiç kuşku yok ki en ilginci üçüncü maddeydi. Bir Türk kumandanına rüşvet teklif ediliyor ve üstelik bu rüşvete İngiliz hükümeti garantör olarak gösteriliyordu.

Halil Paşa'nın tarihi cevabını ve bunun üzerine İngilizlerin yeni tekliflerine geçmeden önce, "rüşvet" meselesini mercek altına almakta fayda var.

xxx

Halil Paşa bu teklif karşısında hatıralarında şöyle der:

"Bu teklif başka şartlar altında olsaydı cevap silahımın namlusundan çıkardı. Ne var ki inatla dövüşen ve sempati duyduğum bir İngilizle karşı karşıya idim"

Evet, Halil Paşa bu rüşvet karşısında öylesine sinirleniyordu ki, bir başkası olsa cevabım onu oracıkta vurmak olur diyordu. Fakat karşısındaki kumandanın savaş tecrübesine ve dirayetine olan saygısından dolayı şu cevapla yetiniyordu:

"General, beş aydır sizinle ve kumandan arkadaşlarınız Aylmer ve Göringe ile dövüşüyorum. Türk ordularının maneviyatları için sizin ve ordunuzun esareti bir mecburiyettir. Elinizdeki ingiliz yapısı top, tüfek ve cephane bizim ordumuzun modellerine uymaz. Bu itibarla benim için bir değeri yoktur. Serbestçe imha edebilirsiniz. Silahlarınızı imha ettikten sonra benim tarafımdan en ufak bir tecavüze uğramanız ihtimal dahilinde değildir. Şahsıma teklif edilen 1 milyon sterlinlik çek meselesini bir latife olarak telakki ediyorum. "

Halil Paşa bu kat'i konuşmadan sonra görüşmeyi bitiriyor ve döndüğünde birliklerine taarruz hazırlığı emrini veriyordu.

Hatıralarında anlattığına göre,  "Ne olursa olsun Kut'u düşürecektim ve bu çek teklifinin en güzel cevabı olacaktı." diye düşünüyordu.

xxx

Türk Birlikleri hazırlıklarını sürdürürken, Bir İngiliz Subayı'nın görüşme isteği Halil Paşa'ya bildiriliyordu.

Görüşmeyi kabul eden Halil Paşa'nın karşısında şimdi İngilizlerin ünlü casusu Lawrence vardı. Lawrence yeni bir mektup getirdiğini söylüyordu. Mektupta bir önceki görüşmenin ilk iki maddesi muhafaza edilmiş, rüşvet maddesi ise "Türk hükümeti namına 2 milyon İngiliz Sterlini" olarak değiştirilmişti.

Halil Paşa yine tarihi bir cevapla uğurladı muhatabını:

"Topunuz tüfeğiniz işimize yaramaz. Devletimin de sizin paranıza ihtiyacı yok!"

xxx

Halil Paşa'yı Lawrence'la da ikna edemeyen İngilizler o gece Kut-ül Ammare'deki topları ve mühimmatı imha etmeye başladılar. Bu imhanın çıkardığı sesler ve yangınlar Türk mevzilerinden görülmekteydi. Halil Paşa durumu birliklerine açıkladı ve kesinlikle ateş açılmamasını emretti. Bir müddet sonra sesler kesildi. Artık İngilizler silahsızdılar. Ve teslim alınma vakti gelmişti.

Xxx

Sonra ne mi oldu?

Bizim için en az Çanakkale kadar şerefli, İngilizler için ise rezil bir son gerçekleşti:

Halil Paşa, Kutü'l-Ammare zaferinden sonra 6. Ordu'ya yayınladığı mesajda şöyle dedi:

 

Arslanlar! Bütün Osmanlılara şeref ve şan, İngilizlere kara meydan olan şu kızgın toprağın güneşli semasında şehitlerimizin ruhları sevinçle gülerek uçarken, ben de hepinizin pak alınlarından öperek cümlenizi tebrik ediyorum. Ordum gerek Kut karşısında ve gerekse Kut'u kurtarmaya gelen ordular karşısında 350 subay ve 10 bin erini şehit vermiştir. Fakat buna karşılık bugün Kut'ta 13 general, 481 subay ve 13 bin 300 er teslim alıyorum. Bu teslim aldığımız orduyu kurtarmaya gelen İngiliz kuvvetleri de 30 bin zayiat vererek geri dönmüşlerdir. Şu iki farka bakılınca, cihanı hayretlere düşürecek kadar büyük bir fark görülür. Tarih bu olayı yazmak için kelime bulmakta müşkülata uğrayacaktır. İşte Osmanlı sebatının İngiliz inadını kırdığı birinci zaferi Çanakkale'de, ikinci zaferi burada görüyoruz.

 

İngiliz kuvvetleri ve müttefikleri, 23.000 ölü ve yaralı, Osmanlı kuvvetleri 10.000 ölü ve yaralı vermiş, 13.100 (bazı kaynaklara göre 18.000) İngiliz askeri esir alınmıştır.

 

İngiliz tarihçisi James Morris, Kut'un kaybını "Britanya (İngiltere) askeri tarihindeki en aşağılık şartlı teslimi" olarak tanımlamıştır. Bu yenilgi İngiliz basınında ve kamuoyunda çok büyük bir infial uyandırdı. Bunun üzerine General Lake ve General Gorringe İngiliz ordusunda görevlerinden alınmış ve yerlerine General Maude getirilmiştir.

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1 İstanbul Başakşehir 13 9 3 1 14 30
2 Kasımpaşa 13 8 1 4 10 25
3 Galatasaray 13 7 3 3 8 24
4 Beşiktaş 13 6 3 4 7 21
5 Yeni Malatyaspor 13 6 3 4 6 21
6 Atiker Konyaspor 14 5 6 3 5 21
7 MKE Ankaragücü 14 6 2 6 -1 20
8 Antalyaspor 13 6 2 5 -3 20
9 Trabzonspor 13 5 4 4 2 19
10 Göztepe 13 6 0 7 -1 18
11 Bursaspor 13 3 7 3 1 16
12 Demir Grup Sivasspor 13 3 6 4 -4 15
13 Aytemiz Alanyaspor 14 5 0 9 -9 15
14 Erzurum BB 13 3 5 5 -3 14
15 Fenerbahçe 13 3 4 6 -5 13
16 Akhisarspor 13 3 3 7 -9 12
17 Kayserispor 13 3 3 7 -12 12
18 Çaykur Rizespor 14 1 7 6 -6 10
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 Çaykur Rizespor 34 20 9 5 30 69
2 MKE Ankaragücü 34 18 9 7 21 63
3 Boluspor 34 18 6 10 23 60
4 Ümraniyespor 34 17 8 9 14 59
5 Erzurum BB 34 14 11 9 12 53
6 Gazisehir Gaziantep FK 34 15 8 11 19 53
7 Altınordu 34 15 8 11 10 53
8 Balıkesirspor 34 16 7 11 10 52
9 İstanbulspor 34 14 8 12 6 50
10 Vartaş Elazığspor 34 13 9 12 9 48
11 Giresunspor 34 13 8 13 6 47
12 Adanaspor 34 12 7 15 -15 43
13 Adana Demirspor 34 11 8 15 -3 41
14 Eskişehirspor 34 12 8 14 7 41
15 Denizlispor 34 10 8 16 -4 38
16 Samsunspor 34 7 15 12 -14 36
17 Manisaspor 34 7 3 24 -49 12
18 Gaziantepspor 34 2 4 28 -82 1
    Takımlar O G B M Av P
1 Hatayspor 34 23 7 4 48 76
2 Menemen Belediyespor 34 22 8 4 42 74
3 Afjet Afyonspor 34 21 7 6 31 70
4 Sivas Belediyespor 34 19 10 5 28 67
5 Keçiörengücü 34 19 7 8 36 64
6 Sancaktepe Belediyespor 34 16 11 7 26 59
7 İnegölspor 34 17 8 9 12 59
8 Sarıyer 34 13 5 16 -1 44
9 Tokatspor 34 11 10 13 -8 43
10 Etimesgut Belediyespor 34 11 9 14 -3 42
11 Kastamonuspor 34 12 4 18 -3 40
12 Eyüpspor 34 11 6 17 -10 39
13 Tuzlaspor 34 10 8 16 -9 38
14 Bodrumspor 34 10 8 16 -14 38
15 Amed Sportif 34 10 10 14 -4 37
16 Bucaspor 34 10 9 15 -9 36
17 Korfez SK 34 4 4 26 -48 13
18 Mersin İdmanyurdu 34 1 1 32 -114 -17
    Takımlar O G B M Av P
1 Altay 34 19 9 6 30 66
2 Bandırmaspor 34 19 7 8 22 64
3 Gümüşhanespor 34 19 7 8 25 64
4 Sanliurfaspor 34 19 6 9 21 63
5 Sakaryaspor 34 17 10 7 15 61
6 Bugsaşspor 34 15 11 8 20 56
7 Hacettepe Spor 34 15 11 8 16 56
8 Konya Anadolu Selçukspor 34 15 10 9 7 55
9 Niğde Belediyespor 34 14 7 13 -1 49
10 Kırklarelispor 34 11 9 14 -9 42
11 Kahramanmaraşspor 34 9 12 13 -14 39
12 Zonguldak Kömürspor 34 9 11 14 -14 38
13 Pendikspor 34 9 10 15 -13 37
14 Fethiyespor 34 8 12 14 -9 36
15 Fatih Karagümrük 29 9 4 16 -13 31
16 Nazilli Belediyespor 34 7 8 19 -24 29
17 Karşıyaka 34 6 9 19 -22 21
18 Silivrispor 34 2 11 21 -34 17

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık