Lütfen bekleyin..
23
Ocak

Mehmet Emin Batırel

ebatirel@stargazete.com

Tosun Paşam...

04 Ocak 2018 14:19

1960-1970’li Almanya’ya işçi göçünün başladığı yıllar. 

Türklerin; trenlerle, otobüslerle akın akın “yeni bir hayat” için “ekmek davası” için yollara, umutlara yelken açtığı zamanlar...

Bunların içinde Denizlili Şenol Tosun da vardır.

Hayali futbolcu olmaktır Tosun’un ama hayat onu “işçi” yapmıştır.

Almanya’nın Frankurt şehrine ayak bastığında yaşı 15’tir.

İçindeki futbol aşkıyla ekmek savaşı peşinde koşturur durur.

Kendi yapamadığı hayaline oğluyla koşturmayı düşler.

İş, aş, koşturmaca derken, kalbi Ankaralı Selma hanıma vurulur.

Evlenirler, mutluluklarına önce Ayşen, 6 yıl sonra da hayaline koşacağı Cenk mutluluk katar.

Cenk’e baktıkça hayalini görür baba Tosun...

Titriyordur biricik oğlunun üzerine ve 3 yaşındayken SV Raunheim 07 takımına götürüp, “Bu benim olum, topçu olacak yetenek var mı?” diyerek önüne bir top koyar yetkililer.

Cenk topa öyle bir vurur ki, hocalar hayran kalıp hemen kulübe alırlar ve 2 yıl sonra da şehrin takımına Eintracht Frankfurt’a transfer olur, kendisinden 2 yaş büyüklerle koşturmaya başlar. 

Baba Tosun işten eve döndüğünde oğluna sürekli hayranı olduğu dünyaca ünlü Arjantinli golcü Batistuta’nın gol vuruşlarını izletir, beynini yıkar.

Hatta sağ ayakla şut çektiği zaman “solla vur solla, kafanı da kullan” diye sürekli uyarır.

Frankfurt’ta oynarken dikkatleri çekmeyi başarır ve Almanların milli formasını da giymeye başlar.

Lakin Cenk’in kalbi de gözü de Türk milli formadadır.

Türkiye’den Gaziantepspor’dan teklif geldiğinde hemen kabul eder. 

O sırada Alman Milli takımın hocası Löw”den de milli takım daveti alır ama gönlü hiç gitmeyi istemez. Ve kara kara düşünürken telefonu çalar ve karşıdaki ses, “Seni Türk milli takım formasıyla görmek istiyoruz” der.

Havalara uçar ve hemen kabul eder.

Artık hedeflerini tek tek gerçekleştirmeye başlamıştır. Sırada çok çalışıp, Metin’in, Ali’nin, Feyyaz’ın öptüğü Beşiktaş forması vardır.

Yerinde duramaz, civa gibidir.

Antep’te attığı gollerle Beşiktaş’ın da dikkatini çekmeye başlar.

Ve yıl 2014’e gelinmiştir.

Ara transfer döneminde Cenk’e Beşiktaş’tan teklif gelir ancak sözleşmesi yıl sonunda bitiyordur.

Ayakları yere basmıyordur. Devre arası imzayı atar genç golcü lakin resmi imza sezon sonuna kalır. Hatta öyle karakterlidir ki Cenk, formasını giydiği Beşiktaş’a karşı ter döker.

Başarı basamaklarını bir bir çıkar. 

Önce Demba Ba’yla forma savaşı verir, sonra Mario Gomez’le en son Vincent Aboubakar çıkar karşısına.

Ancak hiç yılmaz, asla çalışmaktan bıkmaz. 

Çalışan demirin pas tutmayacağını çok iyi biliyordur.

Bilic’in pek forma şansı vermediği Cenk Tosun’un azmine Şenol Güneş hayran kalır.

Formayı verir genç golcüsüne o da hocasını mahçup etmez. 

Milli takım, Şampiyonlar Ligi ona vız gelir.

Ne Porto, ne Monaco ne Benfica, sürekli “bam bam bam” takılır genç golcü. 

Attığı goller artık İngiltere’den de duyulmaya başlar.

Ve 3.5 sezon giydiği adına şarkıların söylendiği bedava geldiği çocukluk hayali takımına rekor para kazandırarak veda eder genç golcü.

Efendiliği, alçak gönüllülüğüyle de herkesin gönlünde taht kuran Cenk Tosun, artık Everton’ludur.

Almak isteyen olursa, hayatı bir ders niteliğindedir.  

Çalışmanın bedeli, azmin zaferidir Cenk'in bu başarısı.

O'nun yolu açık olsun... 

Darısı onun seviyesine gelince "Ben oldum" diyen gençlerimizin başına.

 

YORUM YAZ
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (0)
Editörün Seçtikleri
Puan Durumları
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=