Lütfen bekleyin..
14
Aralık

Selçuk Bora

generalmetafizik@facebook.com

TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?

09 Kasım 2017 00:38

Şeytan, varlığını inkar ettirerek, sembolleştirerek sıyrılmaya ve gizlenmeye çalışıyor!

Son asırda din adına ortaya çıkan saçma ve mesnedsiz görüşlerden biri de, bazı ‘sözüm ona müfessirlerin’ cinlerin ve meleklerin varlığını inkar edip bu varlıkları insan dışı 'gerçek' birer varlık olarak kabul etmek yerine çeşitli sembolik anlatımlara hapsetmeye çalışmalarıdır…

''Şeytanlar, dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar. Eğer onlara uyarsanız, muhakkak ki, Allah'a ortak koşanlardan olursunuz.'' (Enam, 121)

''Allah o şeytana lanet etti. Ve o da: "Elbette senin kullarından belirli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara sokacağım, ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, onlara emredeceğim de Allah'ın yaratışını değiştirecekler" dedi. Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o, apaçık bir ziyana uğramış olur.'' (Nisa, 119)

Dikkat ediyorum da, son yıllarda Türkiye’de cinler ve melekler üzerinde kurgulanan çok ciddi bir algı operasyonu var. Meleklerle irtibat kurup konuştuğunu anlatanlar, gündelik işlerini meleklere yaptırdıklarını iddia edenler!, para karşılığında sözde meleklerle irtibat kurmayı öğreten ‘melek koçları’ (ne demekse?), melekleri ve cinleri insan dışı bilinçli varlıklar değil de, hastalık bulaştıran mikroplar, insanların iyi veya kötü huyları, Ruh , hayalet , hortlak, vampir, Yecuc-Mecuc, Deccal, uzaylı, uzaktan gelen tanınmayan kimseler, doğu-batı , anti-madde ve bunun gibi abuk sabuk fikirlerle yorumlamaya çalışanların sayısı artıyor!

Gülmeyin ama; cinlerin ve meleklerin varlığını kabul etmenin, Allah’ın tekliğini/ tevhidi bozacak ve insanı şirke düşürecek bir hata olduğunu iddia eden ahmaklar da var bunların içinde!

‘’Cinler var, melekler var’’ dediğimizde Allah’ın tekliğini hiçe sayıp şirke giriyormuşuz, iyi mi? Kainatta Allah’tan başka varlıklar da olduğunu ve bunların Allah'ın emri ve izniyle yaratıldıklarını kabul etmek ne zamandan beri şirk kabul ediliyor? Bu kimseler Allah’ın yoktan var etme sıfatını inkar ederken şirke düşmüyorlar da biz Allah’ın yarattıklarına iman ederken mi şirke giriyoruz? Şeytan tabelaların yerini öylesine ustalıkla değiştiriyor ki, sizi haklıyken haksız duruma düşürmeye çalışıyorlar.

Peki bunların arkalarında kim var dersiniz? Masonlar mı, Şiiler mi, Batıni/İsmaililer ve ya Kripto yahudiler mi? Ne fark eder, hepsi aynı oyunun taşları olduktan sonra? Hadi bunu geçtik, ya bizim müslümanların bunların arkasında/ saflarında işleri ne?

Türkiye’de Buna Tefsir Diyorlar! Muhammed Esed Kimdir- Nasıl Bir Sapıktır?

Bir takım fesat yapılanmalar dinimizi bozmak, Müslümanların kafalarını karıştırmak, İslam’ın temellerini dinamitlemek için kasıtlı olarak bozuk fikirler, görüşler ihtiva eden tefsir ve mealler çıkartmaktadır. Son olarak “Melekleri ve cinleri inkar etme… Dinde Reform... Dinde yenilik...Dinde değişiklik... Light/ılımlı İslam... Dinler arası Diyalog ve Hoşgörü...” modaları çıkartılmıştır. Bir takım tefsir ve meallerde bu tür görüşleri ve melekleri, cinleri, cennet ve cehennemi inkar eden fikirler işlenmektedir.

Sahte tefsircilerden olduğuna hiç şüphe olmayan ve 1900-1992 yılları arasında yaşamış olan Muhammed Esed isimli şahıs, Avusturya asıllı Yahudi bir ailede dünyaya gelmiş, sonrasında İslam'ı seçmiş bir düşünür, reformist, gezgin, gazeteci, din bilimci, yazar, politikacı olarak bilinen/ tanınan ‘sözde’ aydın, gerçekte ise İslamı yozlaştırmak için kullanılıp dış güçlerce desteklenmiş kadın zamparası bir ajandır. Tefsir yazacak ilme sahip olduğunu iddia ettiği halde Amerikalı eşini, eve gelen misafirlerinin karşısına açık-saçık dekolteli kıyafetlerle ve elinde sigara ağızlığıyla çıkaracak kadar da geniş bir takva sahibidir!

Haham olan babasından çocukluğundan itibaren Yahudilik eğitimi alan Esed, (gerçek adı: Leopold Weiss) daha genç yaşında bir Başbakan’ın bile gitmediği yerlere gidiyor ve bir anda Müslüman oluyor. Müslüman olduktan sonra yaptığı işlerden birisi de tefsir yazmak oluyor. Bir talebenin bile çabucak anlayacağı hatalara düştüğü tefsirde ayetlerin manasıyla oynayıp Allah’ın emir ve yasaklarını, İslam’ı temel prensiplerini kafirlerin istediği kalıba sokmaya çalışıyor…

Sonradan müslüman oldu görünen niceleri vardır ki, aslında müslüman olmadığı halde öyle görünmüşlerdir. Müslüman görünmeye mecburdur, çünkü vazifelidir.

Daha 23 yaşındayken bir çok batılı ülkeyi ve İslam memleketini gezen Esed’in bu kadar parayı ve imkanı nerden ve nasıl temin ettiği de bilinmiyor.

Esed, yazdığı sözde tefsirinde (Kur’an Mesajı) melekleri ve cinleri inkar ederek bu varlıkların öyle zannettiğimiz gibi insandan tamamen ayrı ve kendilerine ait bir bedenleri ve yaşayışları olmayan, aksine bizzat insana ait duygu ve düşünceler olduklarını ileri sürmüştür!

Melekleri, insana ait iyi ve olumlu düşünceler, iyi huylar, sevgi ve yardımlaşma, cinleri ve şeytanları da yine insanın içinde bulunan kötü huylar, kötü alışkanlıklar, saldırganlık ve fenalıklar olarak yorumlamıştır! ‘’Melek ve Şeytan kavramları, insan için iyiliği ve kötülüğü sembolize eden kavramlardır. İyi birisi için "Melek gibi insan" , kötü birisi için "Şeytan gibi insan" deyimlerini hepimiz kullanırız.’’ der! Ve insanları bu şekilde kandırmaya çalışır.

Hangisini, neresini düzeltelim ve düzeltmeye nereden başlayalım bilemiyoruz doğrusu! Bu ve bunun gibi uydurma tefsirler maalesef ülkemizde son derece rağbet buluyor, bu tefsir on binlerce sattı ve satmaya da devam ediyor.

Kimi insanlar sırf cinlerden, şeytanlardan korktukları için çareyi onları inkar etmekte ve tıpkı bu uydurma tefsirdeki gibi Allah’ın yoktan yarattığından, hayat verdiğinden bahsettiği bu tür varlıkları sembolik kavramlara/ anlamlara indirgemekte buluyor! Basit bir korku yüzünden, bir hiç uğruna imanlarından olduklarından haberleri bile olmadan!

Esed, bu tefsirinin ön sözünde Kur’anı doğru anlamak için nüzul dönemi Arapları’nın kullandıkları dilsel verileri esas kabul etmenin sağlıklı bir Kur’an çevirisinin en mühim ön şartı olduğunu söylemiş, ancak mealinde bu prensibi sık sık ihlal etmiştir. Metaforik, alegorik ve sembolik kelime oyunlarıyla cinleri ve melekleri inkar eden bu sapığın bu asırdaki takipçileri, işin içine sözde bir takım bilimsel verileri de katıp Kur’anın, geçmişte idrak edilemeyen bazı anlatımlarının bugün eskisinden çok daha iyi anlaşılabileceği görüşüyle kafaları karıştırmaya devam etmektedirler.

Esed, Kur’an kıssalarında geçen bazı ifadeleri, nüzul dönemindeki Araplar’a özgü dilde saklı olan fikriyat ve hissiyat ile hiç bir ortak paydası bulunmayan bir dil ve yorum anlayışıyla ya büsbütün sembolik kabul etmiş veya rasyonelleştirme (akılcı gösterme) çabası içine girmiştir.

Cennet ve cehennem, melekler ve cinler gibi uhrevi ve gaybi varlık ve mekanlara son derece keyfi anlamlar yüklemiş ve bunu da gelişi güzel kullandığı mecaz formülüyle ifade etmiştir… Esed kesinlikle müfessir değildir. Müslüman olmak, çok geniş bir kültüre sahip bulunmak, zeki olmak tefsir yazmak için yeterli şartlar değildir.

Esed, İslam alimi kılığında iyi yetiştirilmiş bir yahudi hahamı/ ajanıdır. Tefsirinde beyan ettiği görüşler, hiç bir islam alimi tarafından daha önce ortaya konulmadığı gibi insanı açıkça şirke ve küfre düşürecek görüşlerine rağmen geri adım da atmamıştır.

Kur’an ve meal ve tefsiri alırken şu hususlara dikkat ediniz:

(1) İcazetli bir din alimi tarafından yazılmış olsun, yoldan geçen adam tefsir yazamaz,
(2) Bu alim, müfessirlik ehliyetine sahip bulunsun, tahlili kuvvetli olsun, ayetlerin rüya tabir eder gibi tabir edilemeyeceğini, yorumlanamayacağını bilsin,
(3) Ehl-i Sünnet ve Cemaat yolunda ve çizgisinde bulunsun, sapık görüşleri olmasın,
(4) Mezhepsiz, İslam dışı fikir, inanış ve görüşlerden etkilenmiş ve reformcu olmasın,
(5) Diyalogcu ve hoşgörücü olmasın.
(6) Mason Afganici, sapık Esedci olmasın.
(7) Tefsire ve meale kendi kafasından, heva ve hevesine göre fikir ve görüşler koymasın.
(8) İnandığı gibi yaşasın, yaşadığı gibi inansın. Bugün insanlara dini anlatıp tefsir yazan ve fakat namaz dahi kılmayan bazı tuhaf kimseler rastlamak mümkündür.

YORUM YAZ
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (0)
Editörün Seçtikleri
Puan Durumları
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=