Lütfen bekleyin..
13
Aralık

Sakin Reis

sakinreis@medyamit.com

Milli Projeler Niçin Sonuçlanmıyor?

17 Eylül 2017 20:37

Amerika Birleşik Devletleri geçtiğimiz Çarşamba günü yayınladığı bir tebliğ ile ülkedeki kamu kuruluşlarındaki bilgisayar ve sunucularda kullanılan Kaspersky Lab yazılım ürünlerini yasakladı ve sistemlerden kaldırılmalarını istedi.

Rusya menşeli bir şirket olan Kaspersky Lab'in “Moskova'nın muhtemel siber saldırılarına karşı korunmasız olabileceği ve ABD'nin ulusal güvenliğini tehdit edebilecek olması” karara gerekçe gösterildi.

Tüm federal birimlere gönderilen tebliğ uyarınca bilişim sistemlerinde bulunan tüm Kaspersky ürünlerinin 30 gün içerisinde tespit edilerek 90 güne kadar da kullanımdan kaldırılması istendi.

ABD gibi bir yazılım devinin ulusal güvenliği ile ilgili olarak yabancı yazılımlara karşı gösterdiği bu duyarlılığın bize çok şey anlatıyor olması lazım.

***

E-devlet sisteminin her geçen gün yayıldığı ve bütün ulusal verilerimizin yabancı kaynaklı veritabanları üzerine boca edildiği,

Kritik askeri donanımlarımızın neredeyse tamamının ithal olduğu ve haliyle yazılımlarının da dış kaynaklarca oluşturulduğu bir ortamda sizce bizim ulusal güvenliğimiz güvence altında mıdır?

***

Daha somut bir örnekle söylediklerimizi kristalize edelim…

 Körfez Savaşı’nda Irak’ın elinde çok iyi silahlar vardı. Ancak Irak bu silahların hiçbirini kullanamadı. Çünkü bu silahlardaki sistemlerin teknolojilerine sahip değildi, bu yüzden de tek uçak dahi düşüremeden yenildi. Irak’ın elindeki silahların teknolojisinin sahibi düşmanları idi, böylece silah sistemlerini kolaylıkla etkisiz hale getirdiler. Bu savaşta 4000’den fazla firma mühendisi Körfez Bölgesine giderek ABD kuvvetlerini destekledi. Yani kısaca bu savaşı aslında cephe gerisindeki yazılım mühendisleri kazandı.

***

Sakın “işte biz de kendi imkanlarımızla tank yaptık”, “helikopter yaptık”, “yakında uçak yapacağız”, “denizaltı da yaptık”  gibi sözleri hatırınıza getirerek havalara girmeyin; bunların hepsi aslı astarı olmayan boş laflardır.

Yaptık dediğimiz Altay tankının henüz motoru yok ortada; prototip bir “kaportayı” gösterip duruyoruz basına.

Komik değil mi?

Motor için Alman MTU ve Japon Mitsubishi firmaları ile görüşüldü ancak bu firmalardan temin edemedik. Bunun üzerine motor üretimi işi Albayraklar’ın taraktör motoru imal eden Tümosan firmasına verildi. Tank motoru dediğin 1500 beygir gücünde bir heyula, Tümosan’ın yaptığı ise maksimum 155 beygir gücünde bir şey.

Peki sonuç ne oldu?

İstenen evsafta motor yapma kapasitesi bulunmayan Tümosan çareyi bu işi yapabilecek Avusturya firması AVL List GmbH ile anlaşmakta buldu. Ama başlayan Türkiye-Almanya gerginliği sonrası geçtiğimiz günlerde bu sözleşme de iptal edildi ve bizim Altay Tankı yine kaldı motorsuz.

Yani şimdi Güney Kore desteği ile yapılan “kaportanın” içine koyacağımız bir motor dahi bulamıyoruz ama “milli tankımızı almak için Arap ülkeleri sıraya geçti” diye şişinmekten de geri durmuyoruz.

Peki kimi kandırıyoruz böyle yaparak?

Bu komedi değil de nedir?

Bu gayrı ciddilikle büyük ülke olmamız, ülkemizin milli güvenliğini sağlamamız mümkün olabilir mi?

Peki, yapamadığımız işleri sanki yapıyormuş gibi kamuoyuna pazarlarsak, halk gerçekleri öğrendikten sonra bir daha bize inanıp, güvenecek mi?

***

Yanlış anlaşılmasın, niyetimiz ne moral bozmak, ne can sıkmak; sadece uyarıda bulunmak.

Türkiye’nin güç ve potansiyelini kesinlikle küçümsemiyoruz.

Ayrıca Türk mühendislerinin bu projelerin hepsini hayata geçirebilecek bilgi ve yeteneğe sahip olduklarını da biliyoruz.

Ama bu projelerin hayata geçirilebilmesi için, ortaya bir irade koyulup, kaynaklarının ayrılıp, özellikle bu işe öncü oluyormuş gözüken fakat asıl misyonları kösteklemek olan satılık kişi ve lobileri hızla devletin karar mekanizmalarından uzaklaştırmamız gerekiyor.

Daha somut söylersek…

Bakın basında dün çıkan haberlerde Altay tankı için şimdi de İngiliz Caterpillar firması ile görüşmeye başlanıldığı belirtiliyor. Sözde, Caterpillar motor vermek için olumlu sinyaller veriyormuş da falan…

Biraz kaba olacak ama söylemeliyiz: Yahu kardeşim siz saf mısınız?

Tank motorundan bahsediyoruz burada, su motorundan değil.

Kim size böyle stratejik bir projenin kalbini kolayca teslim eder?

Biz size sonucu şimdiden söyleyelim; beş sene de Caterpillar ile flört edilir, sonra bir bahaneyle o da yolda bırakır ve hep birlikte bir kez daha dumur yaşarız.

Artık bu hayali senaryoların peşinden koşmayı bırakıp realist olmanın zamanı gelmedi mi?

İstenirse ve kaynak ayrılırsa Türk mühendisleri bu motoru beş sene içinde üretirler, bundan hiç şüpheniz olmasın.  

Ama açıkça söylüyoruz, kim ülkemizi bu yanlış yollara sokuyor, zaman ve imkan kaybettiriyorsa, içimizdeki hainler onlardır; önce onları bünyeden ayıklamak gerekir.

Dünya 4. sanayi devrimini (endüstri 4.0) konuşurken bizim hala “motoru kimden alalım”ı noktasında bulunmamız ne kadar acı.

YORUM YAZ
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (0)
Orhan Hangeldi
3 ay önce
Burada sanki eleştirinin dozu kaçmış gibi. Yani bu eleştiri yapıcı olmaktan ziyade yeise düşürücü olmuş... İHA ve SİHA örneklerini vermek çok mu zordu...
Editörün Seçtikleri
Puan Durumları
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=