• 15 Nisan 2018, Pazar 23:06
SELÇUKBORA

SELÇUK BORA

İnsan şeytanları!

İnsan-Şeytanları Üzerine...

Dini kaynaklardan öğrendiğimize göre normal/ sıradan insanların göremedikleri şuurlu bir varlık türü daha vardır ki, bunlara 'şeytan' denir.

Şeytanlar iki çeşittir; biri cin asıllı şeytanlar ki bunlar gözle görülmezler, haklarında ayetler ve hadisler vardır. Diğeri insan-şeytanları ki bunlar diğer insanlarla aynı yaratılış ve beşer özelliklerini taşımaktadırlar, ancak ruhlarını şeytana satmış, şeytana uymuş, şeytanın vazifesini görev edinmişlerdir…

Şeytanlar, ibadet ve taatında daim olan, insanlara iyilik etmek için çırpınan, her türlü kötülükten uzak durmak için elinden geleni yapan (cihad eden) müminlerden hiç hoşlanmaz, bir gafletlerini, zaaflarını, gevşek yanlarını yakalayarak onları yoldan çıkarmak için pusuda beklerler...

İşte bunlar "insan-şeytanlar"dır, cin şeytanlarıyla -bilerek, bilmeyerek- işbirliği yapmakta, vazifelerini yerine getirmek için her fırsatı değerlendirmektedirler. Aradaki benzerlik, bilenler ve inananlar için hiç de şaşırtıcı değildir. Zamanımızın en büyük sorunu cin-şeytanları değil insan şeytanlarıdır… Aklını, bedenini, zihnini ve vicdanını şeytana peşkeş çeken, ruhlarını şeytana bedavadan veren (para etse şeytan da alamazdı) insanların sayısı bugün o kadar çoktur ki, dürüst ve güvenilir insan bulabilmek zamanımızda neredeyse imkansız addedilir olmuştur!

Şimdi ‘İnsan şeytanları’nın özelliklerinden bahsedelim biraz:

-Sırf bir kimseyi sevmedikleri veya ondan hoşlanmadıkları için o kimse hakkında yalan, iftira, su-i zan, gıybet, taşlama ve karalama gibi asla bir mü’mine yakışmayan şeytani eylemlerle ortaya çıkar ve yaptıklarından zevk alırlar. (Yalana çokça meyletmeleri münafıklığa da alamettir.) Aşağıdaki ayetler bu tür sinsi ve iki yüzlü insan şeytanları için indirilmiştir;
‘’(Onlar) İman edenlerle karşılaştıklarında, “Biz de sizin gibi inandık” derler. Azılı, sapık, insan ve cin arkadaşlarıyla başbaşa kaldıklarında, “Aslında biz sizin yanınızdayız, onlarla sadece alay ediyoruz” derler.’’ (Bakara, 14)

-İnsanları arkalarından çekiştirip gece gündüz demeden müslüman eti yemeye bayılırlar. Gıybet onlara o kadar tatlı ve lezzetli gelir ki, bahar geldiğinde zevkten coşup çayırlarda yuvarlanan eşekler gibi kendi küçük dünyalarında döner dururlar.

-Maksatları, insanlara söyledikleri gibi ne Allah rızası ve korkusu, ne ilim ne de gerçekleri ortaya çıkarmak ve insanları aydınlatmaktır. Gerçekte kendileri de dipsiz bir kuyu gibi kapkaranlıktırlar. Aydınlığın ve doğrunun ne olduğunu bilmezler, bilseler de yapmazlar. Alimin bile ilmini uygulamadığı sürece yüklü merkep kabul edildiği bir dinde bunlar boş kafalı korkuluklardır.

-Bir kimseyle kavga edip küstüklerinde, aralarında geçen ‘konuşmaları’ (ekran görüntüsü, ses ve video kayıtları vs.) izin ve helallik almadan gizlice kaydetmekten ve bekledikleri vakit geldiğinde sinsice ortaya sermekten büyük bir zevk alırlar. Bu yapılanın kanunlar nezdinde büyük bir suç olduğunu bir tarafa bırakalım, Resulullah Aleyhisselam ‘’Bir kimse ile kavga edip küstükten sonra arkadaşının sırrını ifşa edenin münafık olduğunu’’ açıkça ilan ederek bunlara gereken cevabı zaten vermiştir.

Hazreti Peygamberin ‘münafık’ dediği ve reddettiği kimselere biz ne diyelim? Haddimize mi? O’nun istemediğini biz neden isteyelim ve ona nasıl tenezzül edelim?

Bir kimsenin özelini araştırıp ‘ben bundan ne çıkarabilirim, bu kişinin hangi açıklarını, günah ve hatalarını bulabilirim’’ diye düşünmek ve hatta müslümana tuzak kurmak tam da münafık insan şeytanlarına mahsus bir özelliktir. Bu, onun en büyük özellik ve alametlerinden biridir.

-Sebepli sebepsiz insanlara sataşır, olmadık yerde ve zamanda fitne çıkartır ve neyi ne için yaptığını bilmeden yaktığı fitne ateşiyle oynar durur. Ebu Cehil’e taş çıkartacak kadar iki yüzlü de olabilirler. Sabah konuştuğu akşamkini, akşam konuştuğu da sabahkini tutmaz. Yarı insan yarı şeytan yaşar da kendilerini, okudukları üç beş kitap ve oradan buradan devşirdikleri bilgi kırıntıları ile allame zannederler. (İçlerinde din eğitimi almış ve/ veya bir tarikat veya cemaate tabi olanları ise en tehlikeli olanlarıdır. Zira böyle bir insan şeytanı din adına bildiklerini insanları fitneye ve cehenneme götürmek için kullanır ve bağlı oldukları kimselerin isim ve davalarını da bu şekilde kirletirler. Gerçekte onları tarikat veya cemaate kabul eden kimse de yoktur, günümüzde nasipli-nasipsiz herkesin kamyonlarla cemaatlere taşındığı şu ahir zamanda herkes ‘o kapıdan içeriye adım atmakla’ maneviyattan nasipli olduğunu zannetmektedir.)

-Kendilerinden uzak duran, kavgaya ve fitneye meyletmeyen kimselere de sataşıp kavga ve fitne çıkarmaya çalışırlar, şeytanın onlara verdiği en birinci vazife budur.

-Hem ahmakça tavırlarıyla bir çok düşman kazanır hem de düşman edindiği kimseler karşısına çıktığında o kimsenin ‘şeytan’ veya ‘şeytanın adamı’ olduğunu ve musallatlı olduğu için öfkeyle hareket ettiğini, kendisine saldırdığını söyler. Oysa gerçekte kendisinin halis bir insan şeytanı olduğunu ve kavga, fitne ve fenalıkları kendisindeki musallatların çıkardığını bilemeyecek, göremeyecek kadar kör, aptal ve acizlerdir.

-Hemen hiç bir konuda ruhları rahat değildir. Şüphe, vesvese, evham, heyecan, tedirginlik, kuruntu, huzursuzluk, kaygı ve korku damarlarına kadar işlemiştir. Akıllarına takılan türlü meselelere doğru ve makul bir cevap alsalar bile kalpleri kolay kolay mutmain olmaz ve vadilerde şaşkın şaşkın dolaşan mecnunlar gibi tüm hayatları bir kararda duramamak, bir baltaya sap olamamak ve oradan oraya avare dolaşmakla geçer. Beyinleri şeytanın oyun sahasına, uzuvları da şeytanın uzantıları haline dönmüştür. İrade ve muhakeme kuvvetleri bir sineğinki kadar değildir. Öyle çelişkili ve riyakardırlar ki, menfaatleri hangi taraftan eserse hemen o tarafa meyleder ve dava arkadaşlarını bir çırpıda satarlar, adam satmak onların mizacıdır.

-Kendi görüşlerinden, hiziplerinden, örgütlerinden olmayan bir kimseyi asla aralarına almaz ve muhatap kabul etmezler. Alırlarsa da ya bir konuda ona muhtaç olduklarından yada belli bir noktaya kadar o kişi olmadan yol alamayacaklarını düşündükleri için alır, kabul ederler. Tek başlarına hiç bir ilimleri, yetki, hüküm ve kuvvetleri olmadığı ve bu kadar aciz olduklarını gayet iyi bildikleri halde yine yalnız kendi menfaatleri için çalışmaya ve yaşamaya devam ederler.

-Sürekli tevbe etmekten dem vurdukları ve beyinleri sulanana kadar okudukları ‘sözde’ din kitaplarından alıntılar yaparak millete vaaz vermekten vazgeçmedikleri halde kendileri bir avuç idrara konmuş bir at sineği gibi pislikten bir türlü çıkamaz ve çırpınır dururlar. Kendilerini kaptan, üstüne bindikleri saman çöpünü gemi, idrarı da derya zannederler. (Hakkında söz sahibi oldukları bir ilim olmadığı için hayatları özenti, şunun bunun reklamı ve alıntı/ çalıntı ile geçer.)

-Ezan okunduğunda yellenerek kaçan şeytanlar gibi camiye koşup ibadet etmek yerine ya sosyal medyaya çöreklenip milletin ayıp ve kusurlarını araştırırlar yada insanların kendisini göremeyecekleri bir yere saklanarak güya kendilerini unuttururlar. Yüce Allah’ın onları her an izlediğini ve her şeyden hesaba çekileceklerini unutarak.

-Kendilerine ayetlerle deliller gösterildiği halde inatçılık ve azgınlıkları sebebiyle kör, sağır ve dilsiz kesilirler. Maksatları delil bulmak değil bağcıyı dövmektir. Eğer gerçekte elle tutulur bir ilimleri olsa, delile, senede ihtiyaçları da olmazdı. Kendi zayıflık ve cehaletlerini böylece kendileri belli ederler de bunun farkında bile olmazlar. Zira bir insanın bir mesele hakkındaki ilmi, sorduğu sorulardan ve aldığı cevaplara rağmen takındığı tavırlardan belli olur.

-Dindar olan veya öyle görünen kimselerin günaha ve hataya düşmelerinden memnun olur, bunu etrafa yayar, kötü örnekleri genelleştirir, duruşlarını meşrulaştırmak ve pislik ve cehaletlerini örtmek için bunları kullanırlar.

-Sosyal medyada kadın-kız demeden konuşmalara, şakalaşmalara bayılır ve kadınları kendilerine çekmek için koruyucu/ himaye edici abi pozlarına bürünürler.

Sevgili Peygamberimiz Sallallahüaleyhivesellem, cin şeytanlarının şerrinden kurtulmak, bunları engellemek için güçlü iman, samimi ibadet ve Allah'a dayanıp güvenme yanında "Âyete'l-kürsî", "Felak ve Nâs", "Fâtiha" ve bazı dualar okumamızı tavsiye ediyorlar.

İnsan şeytanlarının kötülüklerini engellemek için de onlara ıslah ve hidayetleri için dua etmemiz, kötülüklerine iyilikle karşılık vermemiz, akıl ve ilim nasıl gerektiriyorsa öyle ilişki kurmamız, etkili sözlerle öğüt vermemiz ve müminlere yakışan edep, insaf ve şefkat erdemleri çerçevesinde onlarla tartışmamız öğütleniyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 34 24 3 7 42 75
2 Fenerbahçe 34 21 9 4 42 72
3 İstanbul Başakşehir 34 22 6 6 28 72
4 Beşiktaş 34 21 8 5 39 71
5 Trabzonspor 34 15 10 9 12 55
6 Göztepe 34 13 10 11 -1 49
7 Demir Grup Sivasspor 34 14 7 13 -8 49
8 Kasımpaşa 34 13 7 14 -1 46
9 Kayserispor 34 12 8 14 -11 44
10 Yeni Malatyaspor 34 11 10 13 -7 43
11 Akhisarspor 34 11 9 14 -9 42
12 Aytemiz Alanyaspor 34 11 7 16 -4 40
13 Bursaspor 34 11 6 17 -5 39
14 Antalyaspor 34 10 8 16 -19 38
15 Atiker Konyaspor 34 9 9 16 -4 36
16 Osmanlıspor FK 34 8 9 17 -11 33
17 Gençlerbirliği 34 8 9 17 -17 33
18 Karabükspor 34 3 3 28 -66 12
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 Çaykur Rizespor 34 20 9 5 30 69
2 MKE Ankaragücü 34 18 9 7 21 63
3 Boluspor 34 18 6 10 23 60
4 Ümraniyespor 34 17 8 9 14 59
5 Erzurum BB 34 14 11 9 12 53
6 Gazisehir Gaziantep FK 34 15 8 11 19 53
7 Altınordu 34 15 8 11 10 53
8 Balıkesirspor 34 16 7 11 10 52
9 İstanbulspor 34 14 8 12 6 50
10 Vartaş Elazığspor 34 13 9 12 9 48
11 Giresunspor 34 13 8 13 6 47
12 Adanaspor 34 12 7 15 -15 43
13 Adana Demirspor 34 11 8 15 -3 41
14 Eskişehirspor 34 12 8 14 7 41
15 Denizlispor 34 10 8 16 -4 38
16 Samsunspor 34 7 15 12 -14 36
17 Manisaspor 34 7 3 24 -49 12
18 Gaziantepspor 34 2 4 28 -82 1
    Takımlar O G B M Av P
1 Hatayspor 34 23 7 4 48 76
2 Menemen Belediyespor 34 22 8 4 42 74
3 Afjet Afyonspor 34 21 7 6 31 70
4 Sivas Belediyespor 34 19 10 5 28 67
5 Keçiörengücü 34 19 7 8 36 64
6 Sancaktepe Belediyespor 34 16 11 7 26 59
7 İnegölspor 34 17 8 9 12 59
8 Sarıyer 34 13 5 16 -1 44
9 Tokatspor 34 11 10 13 -8 43
10 Etimesgut Belediyespor 34 11 9 14 -3 42
11 Kastamonuspor 34 12 4 18 -3 40
12 Eyüpspor 34 11 6 17 -10 39
13 Tuzlaspor 34 10 8 16 -9 38
14 Bodrumspor 34 10 8 16 -14 38
15 Amed Sportif 34 10 10 14 -4 37
16 Bucaspor 34 10 9 15 -9 36
17 Kocaeli Birlik Spor 34 4 4 26 -48 13
18 Mersin İdmanyurdu 34 1 1 32 -114 -17
    Takımlar O G B M Av P
1 Altay 34 19 9 6 30 66
2 Bandırmaspor 34 19 7 8 22 64
3 Gümüşhanespor 34 19 7 8 25 64
4 Sanliurfaspor 34 19 6 9 21 63
5 Sakaryaspor 34 17 10 7 15 61
6 Bugsaşspor 34 15 11 8 20 56
7 Hacettepe Spor 34 15 11 8 16 56
8 Konya Anadolu Selçukspor 34 15 10 9 7 55
9 Niğde Belediyespor 34 14 7 13 -1 49
10 Kırklarelispor 34 11 9 14 -9 42
11 Kahramanmaraşspor 34 9 12 13 -14 39
12 Zonguldak Kömürspor 34 9 11 14 -14 38
13 Pendikspor 34 9 10 15 -13 37
14 Fethiyespor 34 8 12 14 -9 36
15 Fatih Karagümrük 34 10 6 18 -16 36
16 Nazilli Belediyespor 34 7 8 19 -24 29
17 Karşıyaka 34 6 9 19 -22 21
18 Silivrispor 34 2 11 21 -34 17

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık