Lütfen bekleyin..
23
Ocak

"DİYALOG KARDEŞLİĞİ"

Dinlerarası diyalog projesi nasıl bir işaret fişeğiyse farklı noktalardan bir çok insanı bir ara getiriyor. Prof.Dr. Hayrettin Karaman, Prof.Dr.Abdülaziz Bayındır, Mustafa İslamoğlu, Prof.Faruk Beşer, Prof.Ali Bardakoğlu, M.Nuri Yılmaz ve Prof.Mehmet Görmez gibi farklı dini görüşleriyle bilinen kişilerin hepsi bu papalık projesini sahiplenip zaman zaman savundular.

+ -

ANALİZ: ORHAN BAYLAN

Dinlerarası diyalog projesi nasıl bir işaret fişeğiyse farklı noktalardan bir çok insanı bir ara getiriyor. Prof.Dr. Hayrettin Karaman, Prof.Dr.Abdülaziz Bayındır, Mustafa İslamoğlu, Prof.Faruk Beşer, Prof.Ali Bardakoğlu, M.Nuri Yılmaz ve Prof.Mehmet Görmez gibi farklı dini görüşleriyle bilinen kişilerin hepsi bu papalık projesini sahiplenip zaman zaman savundular.

15 Temmuz darbe kalkışması sonrası kamu ve özel sektörde Fetö yapılanmasına karşı çeşitli tedbirler alınmasına, mensupları devletten uzaklaştırılmalarına rağmen, Fetö'nün en çok sahiplendiği "Dinlerarası diyalog" projesi hala devletten bile silinememiş durumda.

Süleymaniye külliyesi içindeki güzel bir yeri devletten çok ucuza kapatan ve adını Süleymaniye Vakfı koyarak saf vatandaşları kandıran aykırı görüşleriyle tepki toplayan Prof.Abdülaziz Bayındır vakfın internet sitesinde, diyalog çalışmalarını "Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendiyle" sürdüreceklerini ifade etmekten çekinmiyor.

Bugün Süleymaniye Vakfı sitesinden kopyaladığımız metin şöyle:

ETHULLAH GÜLEN VE ABDULAZİZ BAYINDIR'IN ANLAŞTIĞI

FITRAT ZEMİNİNDE DİYALOG[1]

بسم الله الرحمن الرحيم

الحمد لله رب العالمين و الصلاة و السلام على رسولنا محمد و على آله و صحبه أجمعين.

 

Diyalog, insanlar arası ilişkinin en etkili yoludur.

Fıtrat, varlıkların temel yapısını ve bu yapıyı oluşturan yaratılış, değişim, gelişim ilke ve kanunlarını ifade eder. İnsanların, hayvanların, bitkilerin, yerin, göğün hâsılı her şeyin yapısı ve işleyişi buna göredir. Fıtrat kanunları ve o kanunlarla oluşan varlıklardan her biri birer âyettir. Bu sebeple varlıklar âlemine büyük kâinat kitabı demek uygun olur. Her insan bu kitabın ayetlerini okur ve kendi kabiliyeti oranında ondan bilgiler alır. Araştırma ve gözlemlerini derinleştirenler daha derin bilgilere, keşiflere ve icatlara ulaşırlar. Evrensel değerler, bilim ve felsefe böyle oluşur. Kitaplar, bu bilgileri saklamak, eğitim ve öğretim de yeni nesillere aktarmak içindir.

Kâinat kitabını okuyan her insan, Allah’ı kavrar ve her şeyi ona borçlu olduğunu anlar. İhtiyaçlar bitmeyeceği için şeytan işte bu kapıdan sokulur, Allah ile arasının iyi olduğunu göstermek için kılıktan kılığa girer ve insanı Allah ile aldatır. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“O aldatıcı, sakın sizi Allah ile aldatmasın.”(Lokman 31/33)

Şeytan ilk uygulamayı Âdem ve Havva (a.s.) üzerinde yapmış, yasaklanan ağaçla ilgili olarak arzularını kabartan sözler söylemiş ve ondan yemelerini sağlamıştır.  

Ey Âdem, sana ebediyet ağacını ve yok olmayacak bir saltanatı göstereyim mi?

 “(Bakın) Rabbinizin size bu ağacı yasaklaması, sırf melek olursunuz, ya da ölümsüz hale gelirsiniz diyedir” demiş ve “ben size karşı gerçekten samimiyim” diye yemin etmişti.(Araf 7/21-22)

Bu sebeple en büyük sömürü Allah ile ilişkilerde yani din sahasında olur. Kimi “Allah her şeyi versin ama işime karışmasın” diyerek kendini tanrılaştırır, kimi de batıl inanç kümelerine takılır. Şeytan her ikisini de aldatır ve kendilerini dindar saymalarını sağlar. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

 (İnsanlar iki kesimdir)Bir kesimini Allah, yoluna kabul eder. Bir kesimi de dalaleti hak eder. Çünkü bunlar şeytanları, Allah ile aralarına birer dost olarak koyar ve kendilerini doğru yolda sayarlar. (Araf 7/30)

Nebîler çalışmalarını bu sahada yoğunlaştırmış, din konusunda aklın ve fıtrat bilgilerinin kullanılması için çaba göstermişlerdir. 

  Onların üzerinde durdukları kavram zikirdir. Zikir, marifeti kullanıma hazır tutmaktır.[2]Marifet ise kafa yorup bir şeyin etki ve tepkisini ölçerek elde edilen bilgidir[3].O bilgi ile Allah’ın dini arasında tam bir uyuşma vardır. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

 “Sen yüzünü dosdoğru bu dine, Allah’ın fıtratına çevir. O, insanları ona göre yaratmıştır. Allah’ın yarattığının yerini tutacak bir şey yoktur. İşte sağlam din bu dindir. Ama insanların çoğu bunu bilmezler.”(Rum 30/30)

Nebîler, bu zikri harekete geçirmeye çalışmışlardır. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

Sen tezkirde bulun, senin görevin sadece tezkirdir. (Gaşiye 88/21)

İlâhî kitaplardan alınan bilgiler de fıtrattan alınanlar gibi zikirdir. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“… De ki, bu (Kur’an) hem benimle beraber olanların hem de benden öncekilerin zikridir. Aslında onların çoğu bu gerçeği bilmez, o sebeple yüz çevirirler.(Enbiya 21/24)

Nebîler insanlara “tezekkür etmez misiniz?”[4]derken “Fıtrattan edindiğiniz bilgilerle size yapılan tebliği karşılaştırıp gerçeği görmez misiniz?” demiş olurlar. Bu, insanları akla ve bilime çağırmaktır.

Diyalog çalışmalarının fıtrat zeminine oturtulması halinde Allah’ın yarattığı kitapla indirdiği kitap arasındaki bütünlük, asırlar sonra yeniden görülecek ve insanları hurafelere değil, tartışmasız doğrulara çağırdığımız anlaşılacaktır. O zaman Allah’ın kitabı, temel başvuru kitabı haline gelecek ve bilimsel çalışmalar hayallerin ötesinde bir sıçrama yapacaktır[5].  

   Teklifler

1-      Dinlerin temel kitaplarındaki evrensel değerleri belirlemek

2-      Hedefe alınan kitlelerin inançlarını ve örflerini tespit için araştırma grupları kurmak.

3-      Merkezi Türkiye’de; şubeleri Avrupa, Afrika ve Amerika’da olan araştırma merkezleri kurmak

Allah Teâlâ’dan hayırlı işlerimizde başarılar vermesini niyaz ederiz.  Kasım 2007

 


[1] Bu metin, Abdulaziz BAYINDIR'ın Kasım 2007'de Pensilvanya'da Fethullah GÜLEN'in bulunduğu bir ortamda yaptığı konuşmanın ana temasının, Gülen'in talebi üzerine Dr. Ali BAYRAM ile birlikte yazıya geçirilmiş halidir.

  • Bu haberi paylaşın:
YORUM YAZ
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (0)
Bu habere henüz bir yorum yapılmamıştır, ilk yorumu eklemek için yukarıdaki formu doldurunuz
Facebook ile Yorum Yap
Benzer Haberler
Gezi olayları sırasında 2-3 ağacı bahane ederek Türkiye'yi karıştırmaya..
İşte bu ahlaksız para biriminin arkasında duran ahlaksız zihniyet, Kore Sav..
Prof.Dr.Ahmet Şimşirgil ittihatçıların hal-i pür melalini yazdı: "32 s..
"İktidarı ellerine alalı yüz seneden fazla zaman geçti. Koca imparator..
Ali Dede gecekonduda yaşıyordu kedisiyle birlikte. Sobayı tutuşturmak ister..
Gazeteci Cüneyt Bitikçioğlu'nun "Yayıncıların korkulu rüyası"..
Editörün Seçtikleri
Puan Durumları
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=