Lütfen bekleyin..
14
Aralık

ÇEVRE KİRLİLİĞİ SANAYİ DEVRİMİ İLE BAŞLADI!

“Sanayi devrimiyle başlayan dünyayı kirletme politikası sayesinde batı gelişmişlik seviyesini buldu. Üstelik Afrika’daki insan gücünü kullandı bedavaya. Havayı, suyu ve toprağı hunharca kirlettiler…”

+ -

Çevre meseleleri maalesef Türkiye düşmanı algı odaklarının kontrolünde.

Geçenlerde Enerji Bakanı Berat Albayrak da şikâyet ediyordu. “Dünyanın en büyük temiz enerji projelerini gerçekleştiriyoruz. Çevre diye ortalığı ayağa kaldıranlardan hiç ses yok!” diye.

Çok haklı.

Sözde iki ağaç için ortalığı yangın yerine çeviren piyonlar, gerçekten bu ülkeye ihanet içinde.

Belki de sırf bu yüzden “çevre” dendiği zaman kafamızda oluşan fikirler, bizi yormaktan ve zaman kaybettirmekten başka bir işe yaramıyor.

Diğer taraftan iklim değişikliği kavramını gerçekten kavrayabilmiş değiliz.

On yıllar öncesinden beri “Buzullar eriyor” muhabbetini, zaten buna sebep olanların servis etmesi sebebiyle tepkili ve önyargılı karşılıyorduk.

Ve Türkiye’nin her zaman kafasını kaldırmaya engel olan badireler, cılkı çıkmış seri filmler gibi oynatılıp duruyordu ülkemizde.

Güneydoğu’dan 30 şehit haberi gelirken, deodorantların ozon tabakasıyla kirli aşkına dikkat kesilemiyorduk.

Dolayısı ile “çevre” konulu bütün faaliyetlerin önemli bir kısmında yanlış aktörler yani algı piyonları başı çekiyordu ve biz geneli itibariyle “Kuş, böcek taifesi” muamelesi yaptık bugüne kadar.

Ama yavaş yavaş bir şeyin farkına vardık.

Yaz geç geliyordu mesela. Kar çok yağıyordu. Kış lastiği filan girdi hayatımıza. Aniden bastıran şiddetli yağmur ve seller…

Vay anasını. İklim gerçekten de bir şeyler oluyordu.

Ucu bize dokunmasa da dünyanın öte taraflarındaki kasırgalar da dikkat çekmeye başlamıştı.

Dolayısıyla çevre ile alakası, kullandığı arabanın çevre pulu zahmeti ile sınırlı ve bu yüzde de sinirli insanlar olarak konuyu gündeme almaya başladık.

“Sanayi devrimiyle başlayan dünyayı kirletme politikasıyla…”

Bak bu cümle takıldı kafama… Hani bizim kaçırdığımız ve hayıflandığımız ve belki bu bakımdan “iyi bişey” olarak algıladığımız o dönem için, bu kadar basit ama etkili ve net bir ifade, sıkıcı geçeceğini tahmin ettiğim mevzuya ilgimi arttırdı.

“Sanayi devrimiyle başlayan dünyayı kirletme politikası sayesinde batı gelişmişlik seviyesini buldu. Üstelik Afrika’daki insan gücünü kullandı bedavaya. Havayı, suyu ve toprağı hunharca kirlettiler…”

Cümle, Türkiye İklim Değişikliği Başmüzakerecisi ve Çevre Şehircilik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Prof.Dr.Mehmet Emin Birpınar’a ait.

Size Birpınar’la sohbetimizden cımbızla seçip çektiğim cümleleri sunuyorum:

xxx

“İklim değişti, değişiyor, alışık olmadığımız olayları yaşayacağız. Aşırı sıcaklar olacak. Aşırı soğuklar olacak. Aşırı yağışlar veya kuraklıklar olacak.”

Xxx

“Önümüzde 20-25 yıllık bir süreç var. Ondan sonra daha büyük felaketler gelebilir. İnsanoğlu kendi kazdığı kuyuya düşüyor. Enerjide tasarrufa gidilmesi lazım. Tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmemiz lazım. Çöp üretimini azaltmamız lazım. Diğer taraftan nasıl deprem kuşağındaysak ve tedbirli yaşamak durumundaysak, artık iklim değişikliğini de hesaba katmak ve tedbirli yaşamak zorundayız.”

Xxx

“Her belediyenin çalışmalarında iklim değişikliği parametresini hesaba katarak yatırımlarını yapması lazım. Yani siz bundan sonra yapacağınız atık su kanallarını, kaldırımları, yolları yaparken mutlaka artık iklimin değiştiğini ve değişmenin devam ettiğini hesap etmek zorundasınız.”

Xxx

“Yağış dediğiniz zaman, bunun toprakla buluşması gerekiyor. İstanbul’da 1936’larda her dört metrekarenin bir metrekaresi yeşilken yani yüzde 25’i , 1994’e geldiğiniz zaman yüzde 1,5 gibi bir rakama düşmüş. Yağış oluyor ama toprakla buluşamıyor ve akışa geçiyor. Akışa geçtiği zaman da sistemin herhangi bir yerinde bir yetersizlik veya tıkanma varsa bu geriye doğru şişiyor ve inanılmaz taşkınlar, göllenmeler oluyor. Evler araçlar sular altında kalıyor. İklim değişikliğinin yol açtığı zararların bedelini tedbir almaya harcamalıyız.”

Xxx

“70’lerde şunu fark ediyor dünya. Evet, çevreyi kirlettik. Ve zenginleştik. Ve bu arada biliyorsunuz zengin insanlar ölmek istemez. Fakirin canı çok tatlı değildir de, zenginin canı çok tatlıdır. Akıllar biraz başa gelmiş. Ya demişler biz yanlışlar yapmışız. Babalarımız, dedelerimiz… Biz de devam ediyoruz. Ve bu arada biz geliştik ama bizim gibi gelişmek isteyen ülkeler var. Bizi takip eden ülkeler. Çin var. Hindistan var. Brezilya var. Arjantin var. Türkiye de onlardan bir tanesi. Ve bunlar da bizim yaptığımız hataları yapıp dünyayı kirletmeye başladılar. Bu böyle giderse, yaşanamaz bir dünya olacak. Nefes alamayacağız. Bu korkuyla çevrecilik meselesi Rio’da yapılan 1972’de bir konferansla başlıyor. Çevreyle ilgili üniversitelerde bölümler kuruluyor. Çevre Bakanlıkları hayata geçiyor. Türkiye’de ise bu aradan 20 yıl geçtikten sonra 1992’de bir Çevre Bakanlığı kurulabiliyor.”

Xxx

“Biz kimiz? Nasıl bir medeniyetin çocuklarıyız? Yaş kesenin, baş kesenin ve yol kesenin affedilmediği bir kültür ve medeniyetimiz söz konusu.  Fatih Sultan Mehmed’in 1453’de İstanbul’u fethettiğinde bir fermanı var. İnsanların çevreyi nasıl koruyacağı, yerlere tükürmemesi, çöplerin nasıl toplanacağı vesaire. Yıl 1453… Diğer taraftan “Yarın öleceğinizi bilseniz bile bir fidan dikin!” tavsiyesi veren bir Peygamberin ümmetiyiz. Dolayısıyla çevreciliği batıdan öğrenecek halimiz yok.”

Xxx

1940’larda İstanbul’u rezil eden Fransız Henry Prost macerası var bir de. Onun hikayesi ise bir başka zamana.

Çevre ve iklim değişikliği, bütün insanlık gibi temiz havaya, temiz suya ve ekilebilir topraklara ihtiyacı olan bizim de meselemiz artık.

Birpınar’ın dediği gibi, “Bunu da Avrupa’dan öğrenecek halimiz yok!”

  • Bu haberi paylaşın:
YORUM YAZ
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (0)
Bu habere henüz bir yorum yapılmamıştır, ilk yorumu eklemek için yukarıdaki formu doldurunuz
Facebook ile Yorum Yap
Benzer Haberler
İslam İşbirliği Teşkilatı Kudüs için toplantı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip E..
Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın memleketi Kayseri'de cami yaptır..
Metafizik İstihbarat Uzmanı Selçuk Bora, dünyayı kaosa sürükleyen büyük dev..
Prof.Dr.Ahmet Şimşirgil: "İslam dünyası Sultan II. Abdülhamid’den sonr..
Kazandığımızı nereye harcıyoruz? Eskiden bakkal yeterken, doktora yılda bir..
Kemal Kılıçdaroğlu İngiltere'de tuhaf işler peşinde. PKK yandaşlığıyla ..
Editörün Seçtikleri
Puan Durumları
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=