Lütfen bekleyin..
13
Aralık

Schöreder'in itirafı: Türklere yalvaracağız...

Erdoğan, 'Yeşilay enleri' ödül töreninde yaptığı konuşmada, Almanya eski Şansölyesi Gerard Schröder'in bir itirafını aktardı: Gün gelecek Almanlar Türklere yalvaracak.

+ -

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Zümrüdüanka "Yeşilay Enleri 2015"in ödül töreninde yaptığı konuşmada sözlerine, Yeşilay Haftası'nın ülke, millet ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyerek başladı.

Bu yıl ikincisi düzenlenen Zümrüdüanka Ödülleri'ne layık görülen sporcu, sanatçı, medya mensupları, akademisyen, siyasetçi ve kurum temsilcilerini tebrik eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Zümrüdüanka Özel Ödülü takdim edilecek olan sayın Bakir İzzetbegoviç'e de tebriklerimi sunuyorum. Şahsımı da özel ödüle layık gördükleri için Yeşilayımızın başkanı, yönetim kurulu üyeleri ve tüm mensuplarına teşekkür ediyorum. Böyle bir ödülü almaktan dolayı büyük bir memnuniyet duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Layık görüldüğüm her ödül elbette önemlidir ama bu ödülün benim nazarımda ayrı bir yeri var. Sigara başta olmak üzere tüm zararlı alışkanlıklarla ve bağımlılıkla mücadele konusunda çok özel bir hassasiyete sahib olduğumu herhalde biliyorsunuz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konudaki tavrının her yerde ve her şart altında gösterdiğinin tüm kamuoyunun malumu olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

ERDOĞAN O İTİRAFI ANLATTI: TÜRKİYE'YE YALVARACAKSINIZ

"Şahidi olduğum tüm nikahlarda en az üç, mümkünse daha fazla çocuk tavsiye ediyorum. Bunu güçlü aileler olsun, güçlü bir millet olalım diye istiyorum. Gün ola harman ola. Ölüp gideceğiz. Arkamızdan 'Bir zamanlar bu ülkede bir başbakan gelmişti, bir cumhurbaşkanı gelmişti, bu ülkede en az üç çocuk olsun demişti de biz bu işe inanmamıştık'… "

Erdoğan, kendisine eski Almanya Başbakanı Gerhard Schöreder'in geçmişte Almanya'da "Göreceksiniz Alman nüfusu artık ciddi manada yaşlandı. Siz 60'lı yıllarda Türkleri zorla aldınız, şimdi Türkiye genç bir nüfus, yalvararak alacaksınız. Çünkü artık Türk nüfusunun beyaz yakalıları da artmaya başladı, onları buraya alacaksınız. Şimdi iteliyorsunuz, öteliyorsunuz, buraya alarak kendi zor şartlarınızı kolay kılmaya çalışacaksınız' dediğini anlattığını aktardı. 

Bunun hassas bir konu olduğunun altını çizen Erdoğan, "Bunu Beypazarlı amca anladı ama bazıları anlamamakta direniyor. 'Bir olur garip olur, 2 olur rakip olur, 3 olur denge olur, 4 olur bereket olur, gerisi Allah kerim' dememiz lazım. 'Efendim ama nasıl bakacağız?' Kusura bakmayın, rızkın sahibi ne sizsiniz, ne biziz, rızkın sahibi Allah'tır. Hiç endişe etmeye gerek yok" diye konuştu.

Erdoğan, bu işin parayla pulla alakası olmadığını belirterek, yoksul ama çok çocuklu ailelerin çocuklarının yüksek tahsil yapabildiğine buna mukabil bazı çok zengin ailelerin sadece bir veya iki çocukla yetindiğine dikkat çekti.

EĞİTİM-ÖĞRETİM

Devletin de eğitim konusunda gereken altyapı ve desteği sağlamakla yükümlü olduğunu anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

"Onun için biz de ne yaptık? 81 vilayette üniversitelerimizi kurduk. 75 üniversiteden 176'ya... Türkiye'de şu anda derslik sayısını hamdolsun hiçbir dönemde olmadığı kadar artırmış vaziyetteyiz. Hepsinden öte, ben ortaöğretimde okuduğumda bizim sınıfta 75 öğrenciydik. Şimdi öğrenci ortalaması sınıflarda 30'a düştü. Hedefimiz buydu, başardık. Sınıflarda 15-20 çocuğun olduğu okullarımız da var. Buralara geldik." 

Erdoğan, şu anda öğretmen konusunda bir açığın söz konusu olduğuna değinerek, "Öğretmen noktasındaki açığımızı da giderdiğimiz zaman bu iş çok daha güçlü olacak. Tabii bu da mili bütçeyle alakalı bir konu. Bu yılda yine 47 bin öğretmen alıncak. Bir taraftan bu da devam ediyor" dedi.

Okulların inşasında ve fiziki şartların kalitesinde de ilerleme olduğunu ifade eden Erdoğan, "Eksiklerimiz yok mu? Var. Fakat biz teksir notlarıyla yetişmiş bir nesiliz. Elimizde kitaplarla değil, teksir notlarıyla... Hatta ağabeylerimiz teksir notlarını bile vermezdi, bu sefer tabii not tutmaya, bununla yetişmeye gayret ederdik. Böyle okuduk. Böyle buralara geldik. Ama şimdi 1. hamur kağıttan her yıl okullar açılırken sıraların üzerine kitaplar konuyor ve yavrularımız hu kitaplarıyla beraber hamdolsun eğitim - öğretime başlıyor" diye konuştu.

"ÇOCUKLARIMIZI MANEVİ OLARAK TEÇHİZ ETMELİYİZ"

"Sadece çocuk sahibi olmak yetmiyor. Ayrıca bu eğitim öğretimin yanında çocuklarımızı manevi olarak teçhiz etmeli, sağlam bir kültürel altyapıyla da donatmalıyız" ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kültürün çocuklara aktarılması ve o kültürel bilince kavuşturulmasının önemine değindi.

Erdoğan "İnancından kopuk, tarihini bilmeyen, medeniyet değerlerinden bihaber nesiller bu ülkenin, bu milletin kıymetinin ben biliyorum ki işaretleridir... Olumluysa iyiyiz, olumsuzsa kötüyüz. Ve bunlar, aynı zamanda bak, kıyameti oku" diye konuştu.

"Pozitivist, maddiyatçı bir hayat anlayışıyla yetişen nesiller için zararlı alışkanlıklar ve bağımlılık bir el uzatımı mesafesindedir, o kadar yakındır" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Niçin? Çünkü oraya yaklaşmasını engelleyen, araya bariyerler dizen, uçurumlar koyan, duvarlar ören hiçbir şey yok. Her şeyi araçsallaştıran, metalaştıran, eşya gibi gören bir zihin dünyası her türlü zaafa, her türlü kötü alışkanlığa kapıyı sonuna kadar açmış demektir. Mevlana diyor ki; 'Su geminin içine girerse onu batırır, altına girerse onu yüzdürür.' Ahmet Yesevi Hazretleri de 'Şeytana uyanın yoldaşı şeytan olur' diyor. İnsanlar nefislerine mahkum olursa, yani kötü alışkanlıkların esiri olursa, sonu felakete gider. Nefsine hakim olan, kötü alışkanlıklardan kendini uzak tutan ise selametle yoluna devam eder."

"KAFALARIYLA BİRLİKTE KALPLERİNİ DE BESLEMELİYİZ"

"Tabiat boşluk kabul etmez" sözünü hatırlatan Erdoğan, "Siz insanların kalplerini, zihinlerini boş bırakırsanız, gelir orayı her türlü kötü alışkanlık, bağımlılık işgal eder. Biz evlatlarımızın kafalarıyla birlikte kalplerini de beslemeliyiz, mutmain etmeliyiz, doyurmalıyız" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, doğum öncesinden başlayarak, her aşamada çocuğa ihtiyacı olanların verildiğini anlatarak, "Sıkıntı varsa müdahale ediyoruz, eksik varsa takviye yapıyoruz. Hep daha iyi olması için çalışıyoruz. Aynı şekilde konuşmaya, anlamaya, düşünmeye başladığı andan itibaren de sevgi ile birlikte ihtiyacı olan manevi, ahlaki terbiyeyi de çocuğa kazandırmalıyız. Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu öğretmeden sadece fiziki, maddi ihtiyaçlarını karşılayarak büyütülen bir çocuk eninde sonunda yolunu şaşıracaktır" görüşünü dile getirdi.

Erdoğan, "İnancını, tarihini, kültürünü, medeniyetini bilen çocuklar, gençler bu ülkenin geleceğinin teminatıdır. Kötü alışkanlıklarla, bağımlılıkla mücadelenin en etkili yolu budur" dedi.

"Pozitivist, maddiyatçı bir hayat anlayışıyla yetişen nesiller için zararlı alışkanlıklar ve bağımlılık bir el uzatımı mesafesindedir, o kadar yakındır" diyen Erdoğan, "Sigara içenin ayıplandığı, uyuşturucu kullananın adeta ağır hasta muamelesi görüp, derhal tedaviye alındığı bir toplumsal ortamı hep birlikte tesis etmeliyiz" şeklinde konuştu.

"SUYU TOPYEKÜN TEMİZ TUTACAĞIZ"

Maneviyatı güçlü nesillerden bahsettikçe bazılarının rahatsız olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Asıl kötü alışkanlıkların, bağımlılığın pençesine düşen nesillerden rahatsız olunmalı. İnancını, tarihini, kültürünü, medeniyetini bilen çocuklar, gençler, bu ülkenin geleceğinin teminatıdır. Kötü alışkanlıklarla, bağımlılıkla mücadelenin en etkili yolu budur. Bir yandan bu sorundan şikayet edip, diğer yandan bunun sebebi olan hayat biçiminin güzellemesini yapan, kusura bakmasın ya kendini kandırıyordur, ya da milleti kandırmaya çalışıyordur. Bunun için devlet olarak, toplum olarak, medya olarak, eğitim kurumları olarak hep birlikte kendimize çeki düzen vermemiz gerekiyor. Bu mesele sıradan bir sosyal sorumluluk konusu değildir. Bu, millet olarak geleceğimizi doğrudan ilgilendiren bir beka meselesidir. Bir kez daha ifade ediyorum. Yaşadığımız sorunların hiçbiri diğerinden bağımsız değildir. Hepsi de birbiriyle ilişkili. Dolayısıyla çözüm de aynı şekilde olmalıdır. Sadece bir meseleyi çözmeye çalışmak, suyun içindeki bir damlayı temizlemeye çalışmak gibidir. Bu da hiçbir işe yaramaz. Suyu topyekun temiz tutacağız ki içindeki damlalar da temiz kalsın."

Yeşilay'ın, bu konudaki çalışmalarını takdirle takip ettiğini, Yeşilay'a bu konuda her türlü desteği vermeye devam edeceğini belirten Erdoğan, "Gerek Yeşilayımız gerekse Kızılayımız uluslararası camiada çok farklı bir konuma yerleşti, yerleşiyor. Ve biz bundan tatmin olmuyoruz, daha da güçlü bir şekilde yerleşmelidir diyorum" dedi.

Yeşilay'ın çalışmalarına katkı sağlayanlara teşekkür eden Erdoğan, bunun hayırlı bir çalışma olduğunu ve hayırda yarışmak gerektiğini sözlerine ekledi.

ERDOĞAN VE İZZETBEGOVİÇ'E ÖDÜL VERİLDİ

Yeşilay

  • Bu haberi paylaşın:
Benzer Haberler
İslam İşbirliği Teşkilatı Kudüs için toplantı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip E..
Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın memleketi Kayseri'de cami yaptır..
Metafizik İstihbarat Uzmanı Selçuk Bora, dünyayı kaosa sürükleyen büyük dev..
Prof.Dr.Ahmet Şimşirgil: "İslam dünyası Sultan II. Abdülhamid’den sonr..
Kazandığımızı nereye harcıyoruz? Eskiden bakkal yeterken, doktora yılda bir..
Kemal Kılıçdaroğlu İngiltere'de tuhaf işler peşinde. PKK yandaşlığıyla ..
Editörün Seçtikleri
Puan Durumları
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=