TÜRKLER EHL-İ SÜNNET MÜSLÜMANDIR!

"Yahya Kemal’in "Türk Müslümanlığı" olarak adlandırılan fikri, Osmanlıların temiz inancını, nezih Müslümanlığını ifade eder..."

TÜRKLER EHL-İ SÜNNET MÜSLÜMANDIR!

Prof.Dr.Ekrem Buğra Ekinci- Türkiye Gazetesi 

Çocukluğumda iki yaşlı komşu hanım arasında geçen bir hâdiseye şâhit olmuştum. Biri, ötekine, başka birine iletilmek üzere 5 lira verdi. Hanım bu emanet parayı aldı; düzgünce katlayıp, cüzdanının ayrı bir yerine koydu. Niye böyle yaptığını sorduğumda da, evlâdım, bu emanet; kendi paramıza karıştıramayız dedi... Seneler sonra öğrendim ki, İslam fıkhında, böyle bir kaide varmış.

İslâmiyet, Osmanlı halkının kültürüne böyle nakış nakış işlenmiş bir sistemdir. Dine uymak, halk arasında gayrı ihtiyarî tecelli eden bir tabiat olmuştur. İşte bu terbiye; tertemiz bir iman, ifrattan uzak düzgün bir amel ve başkasını kendine tercih eden güzel ahlâkın tezahürüdür. Zaten dinin üç unsuru vardır: İman, ibâdet ve ahlâk. İşte “Türk Müslümanlığı” veya “Osmanlı İslâmı” denilen şey, hakikatte budur. Osmanlı Türkü'nün genlerine işlemiş nezih bir hâldir. Akıllardan, fikirlerden silinse; kalblerden, vicdanlardan kazınamayacak güçlü bir kültürdür.

Buna rağmen bir zamandır, “Türk Müslümanlığı”nı farklı anlayan; “Osmanlı İslâmı” karşısına sanki farklı bir alternatifmiş gibi “Arap İslâmı” argümanını koyan bir telakki doğmuştur. Türk Müslümanlığı, Asr-ı Saadet’te doğup, Arab asırlarında parlayan bir güneşin, âdeta ikindi ışıklarının hüzmesidir. Dosdoğru bir çizgi takip eden temiz inancın güçlü bir devamıdır.

 

Akıl ve Nakil

 

Türklerin tamamına yakını Müslümandır. Ekserisi de Ehl-i sünnet inancındadır. Öyle ki, Türk hüviyetine de damgasını vuran bu inanç olmuştur. Bu inancın iki tefsirinden biri olan ve Türkistan’da doğan Mâtüridîlik, esas itibariyle Türklerin mensup bulunduğu yoludur.

Bazıları Mâtüridîliğin, aklı; Eş’arîliğin ise nakli esas aldığını; Luther’in aklı esas alarak papaya karşı çıktığını ve böylece Avrupa’nın ilerlemesini temin ettiğini iddia eder. Güya Yavuz Sultan Selim’in, Mısır’dan Eş’arî âlimlerini beraberinde getirmesiyle Osmanlı akıl yolundan uzaklaşıp nakil yoluna girmiş. Bu güya “zehirli tohumları” Yavuz Sultan Selim atmış; ama büyümesi Kanuni Sultan Süleyman zamanında olmuş; felsefe dersleri medreselerden kaldırılmış. Bu iddialı sözler, hem tarihî bilgi noksanlığını, hem de büyük bir usul hatasını aksettirir.

Her iki mezheb de, dinî meselelerde nakli, aklın önünde tutar. Her dinin icabı budur. Dünyevî meselelerde ise, akıl öndedir. Akıl, nakli anlamada yol gösterir. Eğer akıl, dinde naklin önünde olursa, buna din değil, felsefe, hatta bayağı tabirle ideoloji denir. Eş’arîlik, kaderci değildir; kaderi inkâr eden Mu’tezile’ye reddiye mahiyetinde doğup inkişaf ettiği için irade hürriyeti hususunda temkinlidir. İrade hürriyetini de münhasıran ileri gitme vesilesi görmek de yanlıştır. Öyle olsaydı kaderi inkâr eden Şiîler ilerlerdi.

Dinde nakle ehemmiyet verilmesi ile pozitif fen bilgilerinin öğrenilmesi arasında bir münasebet yoktur. “Hurma ağaçlarını nasıl aşılayalım?” sualine karşı vârid olan, “Siz dünya işlerini daha iyi bilirsiniz” hadîs-i şerîfi bunu göstermektedir. İslâmiyet, insanlara fen bilgileri öğretmek için değil, âhiret saadetinin yollarını göstermek için gönderildi. Dünya bilgileri tecrübe ve müşahede ile öğrenilir ve akıl tarafından kavranır. Din bilgileri ise nakil ile öğrenilir; yine akıl tarafından kavranır.

 

Canlılık

 

Eş’arîliğin, sınıflı/köleci Arap yorumunu, Mâtüridîliğin ise sınıfsız Türk anlayışını temsil ettiği iddiası, daha da vahimdir. Cemiyete hâkim olan harem-selâmlık gibi bazı dinî hükümlerin, dinin orijinalinde bulunmadığı, Emevîlerden geldiği, iddiası da böyledir. Bu tatbikat, meşhur hicab âyetine istinad eder.

Filozoflarla mücadele tecrübesi sebebiyle Eş’arîlik, Mâtüridîliğe nisbeten hem dinî kaidelerin hikmet cihetine ağırlık verir; hem de daha geniş bir ulema kitlesi tarafından temsil edilir. Mâtüridîlik, fakihlerce temsil edilen ve dili-argümantasyonu daha sade, daha basit bir ekoldür. Bu sebeple Eş’arîler konuşacak, geliştirilecek mefhum ve meseleleri muhtevasında uzun müddet bulabilmiştir.

Mâtüridîlikte bu inkişafa ihtiyaç olmadığından, tekâmülü de nihayeti de Eş’arîliğe göre çok daha erken zamanlarda tahakkuk etmiştir.  Eş’arîlik, bu canlılığı sebebiyle, yeni felsefî cereyanlara karşı her zaman bir müdafaa ve münakaşa zemini kurabilecek zengin argüman ve teçhizata sahip olmuştur. Mâtüridî kelâmı, hicrî 6. asrın başlarında zirvesine varmıştır.

Halbuki daha farklı problemlerle karşı karşıya bir havalide yayılan Eş’arî kelâmı, o zamanlar yeni bir devreye girmiştir. Âmidî, Râzî ve ardından Beydâvî gibi kudretli kelâmcılar tarafından temsil edilmiştir. Mâtüridî olan Îcî, hülâsa etmiştir. Ardından biri Eş’arî, diğeri Mâtüridî iki talebesi Taftâzânî ve Cürcânî gelir. Biri Eş’arî ve diğeri Mâtüridî olan Osmanlı ülkesinde de tanınan bu iki âlim, bazı kelâmî münakaşalara son noktayı koymuştur. Îcî’nin yazdığı, Cürcânî’nin şerh ettiği Mevâkıf, Osmanlı medreselerinde her zaman çok tutulmuştur ve Mâtüridî kelâmı üzeredir.

 

Nezih Müslümanlık

 

Ehl-i sünnet kelâmı, birkaç asır Taftâzânî, Cürcânî ve Devvânî’nin eteklerinde devam etti. Hızır BeyHayâlî gibi dünya çapında meşhur Osmanlı âlimleri iki ekolü de canlı tuttular. Mantık ve matematiğe vukufuyla tanınan Gelenbevî, kelâm ile aklî ilimlerle münasebetine dikkat çekmiştir. Bunların Mâtüridî olduğu unutulmamalıdır. Netice: Osmanlı Türkleri, Mâtüridîlikten hiç ayrılmamış; icabında Eş’arîlikten de istifade etmiştir. Neden olmasın ki, ikisi de Ehl-i Sünnet’in yoludur.

Eş’arîliğin doğuşundan itibaren karşı karşıya geldiği ve inkişafına yardımcı olan bu ve benzeri problemlerle Osmanlı dünyası da sık muhatap oldu. Osmanlı ulemâsı da, bid’at ekolleri ile mücadelede gayet tabiî olarak Eş’arî literatüründen istifade etti. Ancak, halk için yazılan ilmihal ve akâid kitapları, Mâtüridî kelâmı üzerine yazılmış; kader ve irade hürriyeti meselesi de bu meyanda anlatılmıştır. İmam Mâtüridîlik unutturuldu sözü de galattır. Müslüman Türk çocuğu, daha ilk dinî terbiyesini alırken, itikatta mezhebinin Mâtüridîlik olduğunu öğrenir.

Filozoflar, Mûtezilîler, Şiîler ve Vehhâbîlerden sonra, Eş’arîlik, şimdi de modernist ve ulusalcıların hedefindedir. “Hanefî-Mâtüridî-Yesevî” sacayağı benzetmesini yapıp; İmam Ebû Hanîfe’yi, Şiî olarak vasıflandırmak, Türk Müslümanlığı tabirinin nerelere vardırıldığını göstermektedir. Osmanlıların din tasavvuru, hem Ehl-i Sünnet’e mensubiyet, hem de onun sıkı bir müdâfii olma şeklinde tezahür etmiştir. Hiçbir Müslüman-Türk hânedanda, bu hassasiyet devamlı bir şekilde görülemez.

İşte Yahya Kemal’in Türk Müslümanlığı olarak adlandırılan fikri, Osmanlıların temiz inancını ve nezih Müslümanlığını ifade eder. Yoksa Bâtınî tasavvurlarla boyanmış; amelî hükümleri, zamanın örfüne göre canının istediği gibi yerine getiren; Ümmet-i Muhammed’den kendisini tecrid edip ayıran bir telakki değildir. Sultan Alparslan’ın “Biz Türkler temiz Müslümanlarız; bid’at nedir, bilmeyiz. Onun için Allah bizi aziz kıldı” sözü, bunu çok iyi ifade eder...

Beğendim 2 Muhteşem 1 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 5 4 0 1 8 12
2 İstanbul Başakşehir 5 4 0 1 8 12
3 Kasımpaşa 5 4 0 1 3 12
4 Beşiktaş 5 3 1 1 3 10
5 Atiker Konyaspor 5 2 2 1 1 8
6 Kayserispor 5 2 2 1 1 8
7 Trabzonspor 5 2 1 2 3 7
8 Yeni Malatyaspor 5 2 1 2 1 7
9 MKE Ankaragücü 5 2 1 2 0 7
10 Antalyaspor 5 2 1 2 -4 7
11 Fenerbahçe 5 2 0 3 -1 6
12 Göztepe 5 2 0 3 -1 6
13 Aytemiz Alanyaspor 5 2 0 3 -7 6
14 Demir Grup Sivasspor 5 1 2 2 -4 5
15 Bursaspor 5 0 4 1 -1 4
16 Çaykur Rizespor 5 0 3 2 -2 3
17 Erzurum BB 5 0 2 3 -4 2
18 Akhisarspor 5 0 2 3 -4 2
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 Çaykur Rizespor 34 20 9 5 30 69
2 MKE Ankaragücü 34 18 9 7 21 63
3 Boluspor 34 18 6 10 23 60
4 Ümraniyespor 34 17 8 9 14 59
5 Erzurum BB 34 14 11 9 12 53
6 Gazisehir Gaziantep FK 34 15 8 11 19 53
7 Altınordu 34 15 8 11 10 53
8 Balıkesirspor 34 16 7 11 10 52
9 İstanbulspor 34 14 8 12 6 50
10 Vartaş Elazığspor 34 13 9 12 9 48
11 Giresunspor 34 13 8 13 6 47
12 Adanaspor 34 12 7 15 -15 43
13 Adana Demirspor 34 11 8 15 -3 41
14 Eskişehirspor 34 12 8 14 7 41
15 Denizlispor 34 10 8 16 -4 38
16 Samsunspor 34 7 15 12 -14 36
17 Manisaspor 34 7 3 24 -49 12
18 Gaziantepspor 34 2 4 28 -82 1
    Takımlar O G B M Av P
1 Hatayspor 34 23 7 4 48 76
2 Menemen Belediyespor 34 22 8 4 42 74
3 Afjet Afyonspor 34 21 7 6 31 70
4 Sivas Belediyespor 34 19 10 5 28 67
5 Keçiörengücü 34 19 7 8 36 64
6 Sancaktepe Belediyespor 34 16 11 7 26 59
7 İnegölspor 34 17 8 9 12 59
8 Sarıyer 34 13 5 16 -1 44
9 Tokatspor 34 11 10 13 -8 43
10 Etimesgut Belediyespor 34 11 9 14 -3 42
11 Kastamonuspor 34 12 4 18 -3 40
12 Eyüpspor 34 11 6 17 -10 39
13 Tuzlaspor 34 10 8 16 -9 38
14 Bodrumspor 34 10 8 16 -14 38
15 Amed Sportif 34 10 10 14 -4 37
16 Bucaspor 34 10 9 15 -9 36
17 Korfez SK 34 4 4 26 -48 13
18 Mersin İdmanyurdu 34 1 1 32 -114 -17
    Takımlar O G B M Av P
1 Altay 34 19 9 6 30 66
2 Bandırmaspor 34 19 7 8 22 64
3 Gümüşhanespor 34 19 7 8 25 64
4 Sanliurfaspor 34 19 6 9 21 63
5 Sakaryaspor 34 17 10 7 15 61
6 Bugsaşspor 34 15 11 8 20 56
7 Hacettepe Spor 34 15 11 8 16 56
8 Konya Anadolu Selçukspor 34 15 10 9 7 55
9 Niğde Belediyespor 34 14 7 13 -1 49
10 Kırklarelispor 34 11 9 14 -9 42
11 Kahramanmaraşspor 34 9 12 13 -14 39
12 Zonguldak Kömürspor 34 9 11 14 -14 38
13 Pendikspor 34 9 10 15 -13 37
14 Fethiyespor 34 8 12 14 -9 36
15 Fatih Karagümrük 29 9 4 16 -13 31
16 Nazilli Belediyespor 34 7 8 19 -24 29
17 Karşıyaka 34 6 9 19 -22 21
18 Silivrispor 34 2 11 21 -34 17

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık