Devlet destekli çekici terörü

İstanbul'da trafiğe çıkmak nasıl kâbus ise aracınızın park ettiğiniz yerden göz açıp kapayıncaya kadar götürülmesi de bir başka kâbus. Üstelik bu işi yapanlar Trafik Vakfı şemsiyesi altında faaliyet gösteren devlet görevlileri. Eğer kuzu kuzu öderseniz ve ağzınız biraz laf yapıyorsa sadece vakfa gelir getirecek çekici ve otopark parasıyla yırtarsınız. Yok eğer sesinizi yükseltirseniz üstüne bir de yanlış park cezası yemeniz işten bile değil.

Devlet destekli çekici terörü

İstanbul'da her gün yüzlerce araç, çekiciler tarafından çekilip otoparklara götürülüyor. Yanlış park ettiyseniz ceza kesseler problem yok. Hatalıysanız cezanıza katlanırsınız. Oysa çekilen araçlar şehrin dört bir yanındaki otoparklara götürülüp sahiplerine adeta köşe kapmaca oynatılıyor.

Aracınızın çekildiği otoparkı bulduktan sonra cebinizde mutlaka para olması gerekiyor, zira vergi dairelerinde bile kartı geçerken burada sadece nakit kabul ediliyor.

Eğer kuzu kuzu çekici ve otopark ücretini öderseniz yine sorun yok. Ama sesinizi biraz yükseltirseniz, ayrıca yanlış park cezası da geliyor. Hatta bazılarına bir günde üç ceza birden yazıldığı bile vaki...

Şimdi aklınıza gelebilir, "Eğer trafiği aksatmıyorsa niye durduğu yerde yanlış park cezası kesilip araca zarar vermekten kaçınılmıyor?" diye... Trafik cezaları hazineye gelir kaydediliyor, oysa Trafik Vakfı'na ödenen çekici ve otopark paraları vakfın oluyor.

Şimdi gelin konuyu biraz açalım... İnternette kısa bir gezinti yaparsanız bu konuyla ilgili yüzlerce, binlerce şikayet göreceksiniz. İnsanlar forumlarda günlerce bu konuyu tartışmışlar. Elbette herkes yine bildiğini okumuş. Çünkü vakfın mütevelli heyetinde kimler var biliyor musunuz:

* İstanbul Valisi

* İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

* İstanbul Defterdarı

* İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü

* İstanbul Sanayi ve Ticaret Müdürü

* İstanbul Sağlık Müdürü

Bunların hepsinin muvazzaf, yani görevdeki kişiler olduklarını belirtelim. Bu yüzden de hepsi son derece yetkili kişiler. Pek çok kimse bu yüzden şikayetten vazgeçiyor. Kimileri de "Nasıl olsa paralar polis vakfına gidiyor, bağış yapmış sayalım kendimizi" diye teselli buluyor. 

Bıraktığınız yerde yok

Güzel bir gün... Eşiniz ve çocuklarınızla arabanıza atlayıp keyfinizce vakit geçirmek istiyorsunuz. Ve kendinize uygun hoş bir yer bulup birkaç saat oturuyorsunuz. Sonra aracınızı park ettiğiniz yere dönüyorsunuz...  Bıraktığınız yerde başka bir araba var, ya da hiç araç yok.

Veya bir yakınınız aniden hastalanıyor. Onu acilen en yakın hastaneye ulaştırıyorsunuz. Hastanenin otoparkı dolu, siz de en uygun yere trafiği aksatmayacak şekildi aracınızı bırakıp hastayı içeri götürüyorsunuz. On dakika bile geçmeden geri dönüyorsunuz. Ama araç yerinde yok! Neye uğradığınızı şaşırdınız değil mi? Çalındı mı, çekildi mi, yer yarıldı da içine mi girdi? Etraftaki esnafa sorduğunuzda alacağınız cevap: “Az önce çekici tarafından çekildi.”

Geçmiş olsun desek çok erken. Asıl macera bundan sonra başlıyor çünkü.

Kısa mesaj hizmeti!

Benzer sahnelerin çok sık yaşandığı İstanbul’da her gün yüzlerce insanın başına gelen bu mağduriyet durumunu bir an önce sonlandırmak, şoktan çabuk çıkmanıza bağlı. Acaba araç nereye çekildi? Bir iz, işaret, yazı yok! Mecburen esnafa sorup bilmediğiniz otoparkı aramaya başlıyorsunuz. Ya da cep telefonundan plakanızı yazıp aracınızın nereye çekildiğini öğrenebiliyorsunuz. (PARK YAZ BOSLUK BIRAK PLAKANI YAZ 1550 YE MESAJ GONDER ARACIN HANGİ OTOPARKTA BİLGİSİ CEBİNE GELSİN)

Nasıl hizmet ama? Yetkililerimiz boş durmuyor bakın... Vatandaş aracına bir an önce kavuşsun diye ne fedakarlıklara katlanılıyor görüyorsunuz değil mi? Siz de "Yok canım bizi düşünen yok, vakfın bir önce paraya kavuşmasını istiyorlar" diyorsanız biraz hinlik var galiba...

Koca İstanbul’da bilmediğiniz bir adresi bulmak, samanlıkta iğne aramaktan farksız. Hadi otoparkı güç bela buldunuz diyelim. Aracınızı almak için girdiğiniz kulübe şeklindeki yapıda oturan ve devlet adına para kesen ama görevli olup olmadığına dair hiçbir işareti ve belgesi bulunmayan bir şahıs hemen makbuzu elinize tutuşturuyor: 70 TL çekme ücreti, 10 TL otopark ücreti. Toplam 80 TL.

Para peşin!

Yanınızda nakit yoksa yandınız, çünkü vergi dairelerinde bile geçen kredi kartı burada geçmiyor. Vakıf sadece nakit para kabul ediyor.Makbuzu kesen şahıs ne yapacağınızı anlatıyor: “Nakit para vereceksiniz. Yoksa paranız olduğunda geleceksiniz.” Yürüme mesafesi yarım saat uzaktaki bankada paranız veya size para getirecek bir arkadaşınız yoksa arabayı unutun, hatta yürüyerek eve nasıl döneceğinizi hesaplamaya başlayabilirsiniz.

Bu ve benzeri hadiseler İstanbul’daki araç sahiplerinin her gün yaşadığı olaylardan bazıları... İstanbul trafiğine çıkmak nasıl kâbus ise aynı şekilde aracınızın park ettiğiniz yerden göz açıp kapayıncaya kadar götürülmesi de bir başka kâbus.

“Yasak yere park edilen araçların çekilmesi normal değil mi?” dediğini duyar gibiyiz. Elbette trafiği aksatan araçların çekilmesi yerinde bir uygulama, ama bunun adil ve usulüne uygun şekilde işlediğini söylemek çok zor. Yoksa aynı yerdeki araçlardan niye bir-iki tane eski model aracın aradan seçilerek çekildiğini veya diğerlerinin neden çekilmediğini nasıl açıklarsınız?

Çekme yetkisi yok!

Park yasağı bulunan yerlerde araç çekim işlerini yapan kurumun adı İstanbul Trafik Vakfı. Vakfın görev tanımları arasında araç çekmek gibi bir madde ve kanunen görevlendirilmiş bir mevzuat yok. Zaten tüzükte de “Vakfımız ticari bir amaç gütmeyip tamamen kamu yararını gözeterek işletmekte olduğu otoparklardan sağladığı gelirlerle ilimiz trafik hizmetlerine kaynak sağlamaktadır.” deniyor.

Vakfın resmi internet sitesinde en son 2012 yılı faaliyet raporu var. Burada 20 tanesi özel sektör ile hasılat paylaşımı yapılarak sağlanan toplam 95 adet çekiciyle her gün ortalama 400'den fazla aracın çekilerek vakfa gelir sağlandığı belirtiliyor.  (Özel çekicilerin daha fazla para kazanmak için daha çok çalıştığını, daha çok araba çektiğini söylesek abartmış olur muyuz?)

Yani park yasağı olan yerde aracınıza trafik polisinin ceza yazması gerekirken, parka araç çekmek Trafik Vakfı’nın daha çok işine geliyor. Trafik Vakfı yetkilileri, çekilen her araca ceza yazıldığını söylüyor ama uygulamada bu işlem hep yapılmıyor. Zaten siz de aracınıza bir de 72 lira trafik cezası yazılmadığı için seviniyorsunuz!

Maksat gelir sağlamak

2008’de çıkarılan İçişleri Bakanlığı genelgesiyle araç çekme işlemi yasaklanırken ve sadece park cezası kesilmesine izin verilirken; 21 Mart 2012 tarihinde Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde bu “Araç kaldırılıp götürülmeden veya götürüldüğü esnada sahibinin gelmesi durumunda trafik idari para cezası karar tutanağı kendisine tebliğ edilmek ve yapılan masraflar ödettirilmek suretiyle sahibine teslim edilir.” şeklinde değiştirildi. Hatalı park cezası kesmek yerine  aracın neden çekici ile taşındığı sorusunun tek bir cevabı var bu durumda: Trafik Vakfı’na gelir sağlamak...

Kredi kartının geçmemesi, kargacık-burgacık yazıyla düzenlenmiş bir fiş ibraz edilmesi, bunun kanuni bir işlemden ziyade, gelir amacıyla düzenlenmiş bir uygulama olduğu intibaını veriyor ister istemez.

Ayda 190 aracın parası bursa gidiyor

Peki, yılda 140 bin araç çeken ve milyonlarca lira gelir elde eden Trafik Vakfı bu paraları ne yapıyor? Bu paraların büyük çoğunluğu ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’nün araç gereç alımı ve tamirleri, bilgisayar ve kırtasiye gibi ihtiyaçları karşılanıyor. Yani bir vakıf, vakıf senedinde olmamasına rağmen devlete para akışı sağlıyor. Vakıf ayrıca otopark işletmekle görevli; ancak daha önce 23 olan otopark sayısı şu an 7’ye düşmüş durumda. Vakıf otopark açıp işletmek yerine 206 tane Yediemin Otoparkı ile anlaşma yaparak buralara araç başı ücret ödüyor. Vakfın internet sitesindeki bilgilere göre elden edilen gelirlerden ayrıca polis ve otopark görevlilerinin çocuklarına burs verildiği görülüyor. 2013-2014 yılı burs kazananlar listesine baktığınız zaman, 49 tane üniversite öğrencisi ile 22 tane lise öğrencisine burs verildiği anlaşılıyor. 2012 yılındaki rakamlara göre üniversite öğrencilerine aylık 200 lira lise ve dengi okul öğrencilerine ise aylık 150 lira burs aktarımı yapılıyor. Yani kabaca bir hesapla ayda 15 bin liranın buraya aktarıldığını düşünürseniz, her ay 190 aracın çekilmesinden elde edilen gelirin burs olarak kıymetlendirildiği ortaya çıkıyor. Ne kadar çok araç çekilirse, burs verilebilecek öğrenci sayısı da o nispette artacaktır elbette...

Park yasağı araç çokluğuna bağlı

İstanbul’da park yasağının olmadığı bir ana cadde bulmak mümkün mü? Neredeyse bütün ana caddelerde park yasağı mevcut. Ara sokaklar zaten tıka basa araçla dolu olduğu için vatandaş mecburen kısa sürecek işleri için yol kenarına trafiği aksatmayacak şekilde park yapmak zorunda. Ancak mevcut uygulama gerçekten park yasağı olan yerleri belirlemekten ziyade, en çok nereye araç park ediliyorsa oraya park yasağı tabelası yerleştirmek şeklinde gelişiyor. Bu durumda okul, alışveriş merkezi, hastane, adliye gibi işinizin mecburen düştüğü yerlere hemen bir park yasağı tabelası koyuluyor ve aracınız bu yasağa uygun şekilde kaşla göz arasında ve rastgele seçilerek otoparklara çekiliyor. O bölgede park yapmak bir nevi mecburiyet olduğundan dolayısıyla çekiciler hiç boş durmuyor. Araç çekerken çekicinin trafiğin bir şeridini işgal etmesi ve trafiği kilitlemesi de işin başka bir garip tarafı... Ayrıca benzer yollarda İSPARK var ise buraya araç bırakmak nedense normal ve trafiği aksatmayan bir durum oluyor. Bazen hiçbir çekicinin uğramadığı cadde, bazı günler peş peşe araç çekimine sahne olabiliyor. Bu da yasağın bazı günler geçerli olduğunu ya da günlük bir kota uygulaması mı var acaba sorusunu ister istemez akla getiriyor.

Çözüm yerine sessiz kalınıyor

İstanbulluların haraç kesme olarak gördüğü, yetkililerin yasal kabul ettiği çekiciler, gün içinde şehir içinde harıl harıl araç çekmeye devam ediyor. Şehir merkezlerine, apartman altlarına, ana caddelere otopark yaptırmaktan ve yapmaktan sorumlu olan yetkililer ise bu duruma çare bulmak yerine ses çıkarmamayı tercih ediyor. Olan çekicinin arkasından koşturmak zorunda kalan vatandaşa oluyor.

Değnekçiliği devlet yapıyor

Vakfın sitesinde “İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’nün sorumluluk bölgelerinde görevlendirdiği trafik polis memurlarının kaldırılmasına ve çekilmesine gerek gördüğü araçlar, memurun sorumluluğunda ve yakınında bulunan Trafik Vakfı çekicilerine yazılı emir vermesiyle çekilmektedir ve memurun yazılı emri olmadan hiçbir araç kaldırılmaz.” denilse de uygulamada bu duruma zaman zaman riayet edilmiyor. Zira çekicilere yazılı bir emir vermek şöyle dursun, trafik polisleri bizzat çekicilerin içinde görevli olarak oturarak araç avına çıkıyorlar. Oldukça iştah kabartan araç çekme işlemi sadece vakfın Çekiciler İşletmesi ile sınırlı değil. İşletme, İstanbul’daki 15 ilçe emniyet müdürlüğüne bağlı Polis Hizmetleri Dernekleri İktisadi İşletmeleri ile yıl içinde yapılan hasılat paylaşımı sözleşmeleri doğrultusunda, onların da çekici hizmeti vermesine imkân tanımış. Bu şekilde ilçe derneklerinin 3 milyon TL’ye yakın gelir elde etmesi sağlanmış. Vakıf,  2011’e ilişkin elde edilen gelirlerden 1.822.514,99 TL harcamalar ile kamuya ödenenler dâhil olmak üzere toplam 10.667.335,12 TL tutarında bir kaynağı kamuya aktarmış. “Vakfımız otopark ve çekici işletmeciliği faaliyetinde bulunmasaydı, yasa dışı çalışan kişilerin bu işleri yapması halinde devletimizin alacağı kaynak çok düşük veya hiç olmayacaktı. Bu da vakfımızın kamu yararına çalıştığının önemli bir göstergesidir.” diye açıklama yapan İstanbul Trafik Vakfı’na aracı çekilen vatandaşların verdiği tepki ise ortak: “Değnekçiliği bu kez devletin kendisi yapıyor.”

Son olarak aracınız çekilirse sakın kızıp da oralarda bırakmayın. Vakfın resmi sitesinde günlük 10 lira otopark parası kesildiği açıkça yazılı. Ayrıca 6 ay içinde almazsanız aracınız devlet eliyle satılır ve çekme parası, 6 aylık otopark parası kesildikten sonra kalanı hesabınıza yatırılır. Sahip çıkan olmazsa bu da hazineye gelir kaydedilir.

Vatandaşlar çekici konusunda dertli demiştik yazının başında... Şimdi sözü onlara bırakıyoruz.

Çekilecek araçlar çekilmiyor

Nevzat Çamlıca (Gazeteci): İçişleri Bakanlığı’nın genelgesine göre, araçların çekilmemesi gerekiyor. Buna rağmen İstanbul’da günde yüzlerce araç çekiliyor. Bunların çoğu, trafik akışını engellemeyen araçlar. Esas çekilmesi gerekenler ise çekilmiyor. Mesela, Avcılar Parseller’de Beylikdüzü istikametindeki otobüs durağına her gün aynı araçlar park ediyor. Halk otobüsleri durağa yanaşamayınca mecburen yolcuları yolda indirip bindiriyor. Yan yoldaki trafik de uzayıp gidiyor. 155’i arayıp defalarca ihbarda bulunmama, her seferinde “Ekipleri yönlendiriyoruz.” cevabını almama rağmen aynı araçları aynı durakta görmeye devam ediyorum. Benzer durum Avcılar’daki İstiklal Caddesi’nde de geçerli. Caddede günün her saati yolun ortasına park ederek dörtlülerini yakıp gitmiş onlarca araç görmek mümkün. Buradaki aksaklığı da 155’e iletmeme rağmen ne polis görüyorum ne de çekici…

Onlar aracımı çekti, ben de eziyetimi…

Ersen Bolluca (Bilgisayar Mühendisi): 2 Mayıs 2012 tarihinde Bakırköy’de bir çekicinin aracımı kaldırmaya çalıştığını görünce hemen arabamın yanına geldim. Orada olmama rağmen çekiciye yüklediler. “Buradayım, neden kaldırıyorsunuz? Eğer park ihlalim varsa cezamı yazabilirsiniz.” dememe rağmen nakit olarak 60 TL vermezsem aracımı indirmeyeceklerini söylediler ve aracımı 50 metre ilerideki otobüs durağına götürdüler. Çekicide sivil kıyafetli iki kişi vardı. Ehliyetimi verdiğim ve 3 saatlik eziyetten sonra polis memuru B.K. olduğunu öğrendiğim kişiye ‘Siz polis misiniz?’ şeklinde kibarca soru sorduğumda polis olduğunu gizleyerek sorumu geçiştirdi. Çekicidekiler kendilerini hiçbir şekilde tanıtmadı ve kimliklerini de göstermedi. Çekicidekilerle diyaloğumuzun hepsine yanımdaki arkadaşım ve çevredeki esnaf da şahit oldu. Kendilerine kibarca “Aracın sahibiyim ve buradayım. Her yerde haber olan yeni genelgeye göre aracı kaldırmamalıydınız ve çekici ücreti ödememem gerekiyor.” dememe rağmen itibar etmediler. Araçta polis olduğunu gizleyen memur aracı kaldırmaya başladıklarını ve şoföre 60 TL nakit vermem gerektiğini tekrar söyledi. Makbuz ve imza karşılığı ücret ödeyeceğimi söylemem üzerine sinirlenerek benden hem çekici ücreti hem de park cezası alacaklarını ifade etti. Araçtaki kişilere ehliyetimi verdim; ruhsat, telefon ve bilgisayarımın araç içinde olduğunu söyledim. Makbuz karşılığı her türlü cezayı yazabileceklerini, makbuz vermezlerse hiçbir ücret ödemeyeceğimi söylemem üzerine aracımı hızla çekerek kayboldular.

Çevredekilerin aracımın AKBEM otoparkına götürüldüğünü söylemesi üzerine restoran sahibi bizi aracıyla ilgili otoparka götürdü. Otopark ve çekici ücretini makbuz karşılığı ödedikten sonra otoparktan çıkmaya çalışırken görevli tarafından sebepsiz yere bekletildim. Bir saattir alıkonduğum işkenceden kurtulmak için 155’i arayarak polis çağırdım. Bir sonraki çekiciden inen ve belindeki silahtan polis memuru olduğunu anladığım B.K. ehliyetimin ve ruhsatımın sistemde olmadığı gibi asılsız iddialarda bulunarak beni otoparkta iki saat taciz etti. Ama ben kendisine karşı hiç kabalık göstermedim ve sabrettim. Sonra da aracımın bağladığını söyledi. Bu yaşadıklarıma 155’ten gelen polisler de sessiz kaldı. Arabamı tekrar çözdürmek için taksiye atlayıp Ambarlı Trafik Şube’ye gittim. Benim için çok zor bir gündü. Yaşadıklarımdan, Türk polis teşkilatı adına utandığımı da belirtmek istiyorum.

Ertesi gün, çektiğim fotoğraflar, aldığım makbuzlar ve şahit bilgileriyle birlikte savcılığa dilekçe verdim; ama savcı bir şey yapılamayacağını, amirinin konuyu kapatacağını söyledi. İki ay sonra aracımı satarken, o polis memurunun tarafıma üç farklı ceza yazdığını ve bana tebliğ etmeden sisteme aynı gün tebliğ edildi diye işlediğini fark edince faiziyle 320 TL ödemek zorunda kaldım. Bu para cezalarının iadesi için de trafik mahkemesine dilekçe verdim. Dört aydır, Emniyet Müdürlüğü’nden, olmayan ve tebliğ edilmeyen cezaları mahkemeye belgelemesini bekliyorum. Olaydan bir gün sonra savcılığa verdiğim dilekçeyle başlayan soruşturma ise savcının dediği gibi -sunduğum delillere, gösterdiğim şahitlere ve ilgili memurun çelişkili ifadelerine rağmen- amirin ‘Normal muamele’ demesiyle kapandı.

Kuzu kılığına girmiş kurtlar

Aydın Gülan (İ.Ü. Hukuk Fakültesi İdare Hukuku ABD): Bu tip özel hukuk kişilerine “Kamu kesiminde yer alan özel hukuk tüzel kişileri” adını veriyorum. Çünkü kılık değiştirmiş idareler bunlar. Kuzu kılığına girmiş kurt misali yani. Özel hukuk tüzel kişileri, yaptırım niteliğinde bir işlem uygulayamazlar. Bu yüzden vakıf çekicilerinde de mutlaka bir trafik polisi bulunup onun iradesi doğrultusunda uygulama işlemleri yapabilirler. Bizzat bir çekici kullananın, şirket veya vakıf elemanının kendi vereceği kararla çekme yetkisi olamaz.

Çekici için verilen paralar yasal değil

Avukat Şükran Eroğlu - Tüketiciyi Koruma Derneği Genel Başkanı: Bu konuda çok sayıda şikâyet var. Özellikle çekicilerin arabaları alıp gittikten sonra tüketicilerin araçlarını almak için verdiği mücadele inanılmaz. Çoğu kimse arabasının hangi otoparka götürüldüğünü bulabilmek için saatlerce araştırma yapıyor, bir kısmı otoparka fahiş paralar ödüyor, bir kısmı da yanlış yere park etmediği hâlde arabasının götürüldüğünü iddia ediyor. Bir takım derneklerin çekici aldıklarını ve bunlarla arabaları çektiklerini görüyoruz. Eğer bu hizmeti özelleştirirseniz onlar da para kazanmak uğruna her türlü ihlali yapabilirler. Bir tüketicimizin başına geleni anlatmak isterim: Arabası çekiliyor. Kendisi gibi birkaç kişi ile araştırmaya başlıyorlar. Sonunda Dudullu tarafında bir otoparkta olduğunu öğreniyorlar. O sırada sivil bir araba yanaşıyor ve ‘Sizi oraya götürebilirim’ diyor, 4-5 kişi binip gidiyorlar. İzbe bir yerde, kötü bir otoparkta arabalarını buluyorlar. Bu sırada kendilerini götüren arabanın da otoparkın sahibine ait olduğunu, arabaların çekildiği yerde bekleyerek arabası çekilenleri götürdüğünü, bunun için de ayrıca ücret aldığını öğreniyorlar. Organizasyon tam anlayacağınız.

Çekici için verilen makbuzların da yasal düzenlenmediği belirtiliyor. Bu konuda belediyeye şikâyet edilebilir. Tüketiciler arabaları çekildiğinde verdikleri ücretlerin tamamının yasal olarak belgelenmesini istemeliler. Bunun haricinde alınan ücretin fazla olduğu düşünülüyorsa tüketiciler ilçelerde kaymakamlıklarda bulunan Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine bir dilekçe ile başvurup fazla kısmın iadesini talep edilebilirler. Trafik Vakfı’nın uygulamaları ile ilgili çok sayıda şikâyet alıyoruz. Bu konuda birkaç defa belediyeye ve bakanlığa yazı yazmamıza karşın hiçbir sonuç alamadık.

Vatandaş yararı gözetilmiyor

Bahadır İsmailoğlu (İnşaat Mühendisi): Park yasağı, ihtiyaç duyulan trafiğin ve mevcut şerit sayısının ulaştırma mühendislerince hesaplandıktan sonra uygulanması gereken bir yaptırımken, İstanbul’da nerede banka, mağaza ve alışveriş merkezi varsa oraya park yasağı koyuluyor. Önce insanların park ettiği yerleri tespit edip sonrasında park yasağı uygulayan başka bir ülke olduğunu sanmıyorum. Ayrıca, “yolu açtığını” iddia eden çekiciler, yolu belli bir süre işgal ederek trafiği kendileri tıkıyor. Yolu kapatmayan bir aracı çekmek için yolu kapatmak hangi mantığa, mühendisliğe veya adalete sığar? 70-80 TL para alacak diye benim yolumu kesen ekibin nasıl bir niyeti olabilir? Ayrıca orada park eden araçların trafiği aksattığını varsayalım. Kaç tanesini çekebileceksiniz? Hepsini çekmelisiniz ki oraya bir şerit daha eklensin. Ama niyet yolu açmak değil, para kapmak olduğu için uygulama aradan bir aracı alıp gitme şeklinde yapılıyor. Eğer bu araçlar yolu kapatacak şekilde yasağı çiğniyorlarsa sırayla her birine ceza yazılır. Örneğin orada 10 araç varsa her birine ceza yazılması ve devlete gelir olarak kaydedilmesi daha mantıklı değil mi? Trafiği aksatarak çekilen ve otoparka kaçırılan aracı almaya gittiğinizde, sizden 10 TL’si otopark ücreti, 70 TL’si ise bağış makbuzu karşılığı ne olduğu belli olmayan toplam 80 TL tahsil ediyorlar. Araç çekilirken fotoğraflarının çekildiği ve daha sonra cezanın adrese geldiğinden de bahsediliyor ki henüz canlı şahidine rastlamadım. Eğer ceza kesiliyor ise vakfa araç çektirmenin, “Hazır yakalamışken vakıf da nemalansın bari!”den başka bir anlamı olamaz.

İşimize karışmayın!

20.08.2014 tarihinde 38 R**** plakalı aracım ile Eyüp Sultan Türbesi arka taraflarında bulunan park arkasında apartman önüne aracıma geçici süre ile park ettim. Kısa zamanlı gidiş gelişimde ne yazık ki aracım trafiği engellemeyecek şekilde iken apartman önünden çekilmiştir. Apartman altındaki esnafın ricasına rağmen sadece farklı plaka olduğu için ve esnafa "bizim işimize karışmayın" diyerek sert çıkmaları da ayrı bir terbiyesizlik örneği olmuştur. İçişleri Bakanlığı'nın 28 Mart 2011 tarihli ve 2232/69243 no'lu talimatına rağmen çekici terörüne kim dur diyecek? (İsimsiz)

Para kolay kazanılmıyor

Maltepe minibüs yolu, otobüs durakları park halinde araçlarla doluyken ara sokakta, okula, hastaneye giden insanların arabalarını çekiyorlar. Kimse kolay kazanmıyor. (Betül Ü.)

Boş yere çektiler

Zeytinburnu Olivium, Emniyet Müdürlüğü güzergahı üzerindeki caddede her gün keyfi olarak, boş yere arabaları çekiyorlar. Kendi arabamızı dükkanın önüne çektik. 2 dakika sonra arabayı çekmişler. Arabanın dörtlüleri yanıyordu. Dörtlü ne demek? "Ben buradayım, geliyorum" demektir. Ama maalesef adaletin ve hukukun üstünlüğünden bahsedilen ülke bunların hepsinden yoksundur. Prim için para için trafik vakfı araç çekiyor. Haklarında şikayette bulunacağız, gerçi kimi kime şikayet edeceğiz orası da muamma. (Talip Ç.

Yasal değil

Ağzınız laf yapıyorsa sadece park parasıyla da yırtabilirsiniz. Ama benim anlamadığım madem bu cezayı yazmayacaksın niye çekiyorsun arabamı? Sonuçta prosedür ne ise o uygulanmalıdır. Demek ki yaptıkları iş yasal bir iş değil, yazmasalar da sorun olmuyor. Son bir şey daha... Bu park ücreti alırken neden fahiş bir meblağ istenmektedir? Yazık günah değil mi o insanların parasına? (Recep Y.)

Hırsız gibi kapıyı açtılar

Arabanın kapılarını açtıklarını bizzat gözümle gördüm. Hem de yamultarak, bildiğin hırsızlar gibi. Ben genelde aracın ön tekerleklerini tam döndürüyorum ki tekerleği bağlayıp kaldıramasınlar ve arkadan çekemesinler diye. Ama adamlar da uyanmış birkaç çeşit araçları var. Bu paralar kime gidiyor diye merak ederdim... (Semih)

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 34 24 3 7 42 75
2 Fenerbahçe 34 21 9 4 42 72
3 İstanbul Başakşehir 34 22 6 6 28 72
4 Beşiktaş 34 21 8 5 39 71
5 Trabzonspor 34 15 10 9 12 55
6 Göztepe 34 13 10 11 -1 49
7 Demir Grup Sivasspor 34 14 7 13 -8 49
8 Kasımpaşa 34 13 7 14 -1 46
9 Kayserispor 34 12 8 14 -11 44
10 Yeni Malatyaspor 34 11 10 13 -7 43
11 Akhisarspor 34 11 9 14 -9 42
12 Aytemiz Alanyaspor 34 11 7 16 -4 40
13 Bursaspor 34 11 6 17 -5 39
14 Antalyaspor 34 10 8 16 -19 38
15 Atiker Konyaspor 34 9 9 16 -4 36
16 Osmanlıspor FK 34 8 9 17 -11 33
17 Gençlerbirliği 34 8 9 17 -17 33
18 Karabükspor 34 3 3 28 -66 12
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 Çaykur Rizespor 34 20 9 5 30 69
2 MKE Ankaragücü 34 18 9 7 21 63
3 Boluspor 34 18 6 10 23 60
4 Ümraniyespor 34 17 8 9 14 59
5 Erzurum BB 34 14 11 9 12 53
6 Gazisehir Gaziantep FK 34 15 8 11 19 53
7 Altınordu 34 15 8 11 10 53
8 Balıkesirspor 34 16 7 11 10 52
9 İstanbulspor 34 14 8 12 6 50
10 Vartaş Elazığspor 34 13 9 12 9 48
11 Giresunspor 34 13 8 13 6 47
12 Adanaspor 34 12 7 15 -15 43
13 Adana Demirspor 34 11 8 15 -3 41
14 Eskişehirspor 34 12 8 14 7 41
15 Denizlispor 34 10 8 16 -4 38
16 Samsunspor 34 7 15 12 -14 36
17 Manisaspor 34 7 3 24 -49 12
18 Gaziantepspor 34 2 4 28 -82 1
    Takımlar O G B M Av P
1 Hatayspor 34 23 7 4 48 76
2 Menemen Belediyespor 34 22 8 4 42 74
3 Afjet Afyonspor 34 21 7 6 31 70
4 Sivas Belediyespor 34 19 10 5 28 67
5 Keçiörengücü 34 19 7 8 36 64
6 Sancaktepe Belediyespor 34 16 11 7 26 59
7 İnegölspor 34 17 8 9 12 59
8 Sarıyer 34 13 5 16 -1 44
9 Tokatspor 34 11 10 13 -8 43
10 Etimesgut Belediyespor 34 11 9 14 -3 42
11 Kastamonuspor 34 12 4 18 -3 40
12 Eyüpspor 34 11 6 17 -10 39
13 Tuzlaspor 34 10 8 16 -9 38
14 Bodrumspor 34 10 8 16 -14 38
15 Amed Sportif 34 10 10 14 -4 37
16 Bucaspor 34 10 9 15 -9 36
17 Kocaeli Birlik Spor 34 4 4 26 -48 13
18 Mersin İdmanyurdu 34 1 1 32 -114 -17
    Takımlar O G B M Av P
1 Altay 34 19 9 6 30 66
2 Bandırmaspor 34 19 7 8 22 64
3 Gümüşhanespor 34 19 7 8 25 64
4 Sanliurfaspor 34 19 6 9 21 63
5 Sakaryaspor 34 17 10 7 15 61
6 Bugsaşspor 34 15 11 8 20 56
7 Hacettepe Spor 34 15 11 8 16 56
8 Konya Anadolu Selçukspor 34 15 10 9 7 55
9 Niğde Belediyespor 34 14 7 13 -1 49
10 Kırklarelispor 34 11 9 14 -9 42
11 Kahramanmaraşspor 34 9 12 13 -14 39
12 Zonguldak Kömürspor 34 9 11 14 -14 38
13 Pendikspor 34 9 10 15 -13 37
14 Fethiyespor 34 8 12 14 -9 36
15 Fatih Karagümrük 34 10 6 18 -16 36
16 Nazilli Belediyespor 34 7 8 19 -24 29
17 Karşıyaka 34 6 9 19 -22 21
18 Silivrispor 34 2 11 21 -34 17

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık