ANALİZ: TÜRKİYE, REFERANDUM VE KERKÜK

Olası fiili bir durumda, beka-güvenlik-üniter yapı problemiyle karşı karşıya kaldığını düşünen Türkiye, başta 1926 Ankara antlaşmasından doğan haklarıyla birlikte, dozajı duruma ve konjonktüre bağlı olmak üzere SINIR ÖTESİ BİR HAREKATA ya da OPERASYONLARA BAŞLAYABİLİR.

ANALİZ: TÜRKİYE, REFERANDUM VE KERKÜK
  • 20 Eylül 2017, Çarşamba 17:28

Analiz: Abdullah Ağar

Türkiye, Irak’ın kuzeyinde 25 Eylül’de yapılacak referandumla birlikte, bölgede yaşanan kaosun daha da derinleşeceğini ve çok daha büyük hak ihlallerine neden olacağını, başta Türkmenler olmak üzere bölgede yaşayan insanlar için çok daha dramatik sonuçların ortaya çıkacağını değerlendiriyor.

Bununla birlikte olası süreçlerle birlikte Türkiye’nin güvenliğinin, toprak bütünlüğünün, üniter yapısının tehdit altında kalacağı BİR BEKA SORUNU olarak görüyor.

Öte yanıyla Kürt-Kürt, Türkmen-Kürt, Arap-Kürt, Sünni-Şii-Feyli eksenleri başta olmak üzere etnik içi-etnik-mezhebi-meşrebi-siyasi ve menfaat eksenli pek çok çatışma-savaş olasılığını ve bunun bölgedeki ülkelere de sıçrayabileceğini değerlendiriyor.

Ayrıca başta Kerkük olmak üzere Irak anayasasının geçici 140. Maddesinin konusu olan Tartışmalı Bölgelerin “Kim kaptıya gitmesinden” de son derece rahatsız. Olası muhtemel senaryoların birinin gerçekleşmesi ve başta Kerkük olmak üzere tartışmalı bölgelerin etki üreten güçler elinde kalması ya da paylaşılması durumunda, bunun Türkiye’deki siyasi süreçleri de derinden etkileyebileceği temel bir gerçek olarak ortada duruyor.

Yani mesele sadece Kerkük ve tartışmalı bölgeler üzerinde IKBY’nin ortaya koyacağı tek eksenli bir sorun değil.

Bütün bu nedenlerle hem referandum hem de referandum sonrası ortaya çıkabilecek olası konjonktürlerin oluşmasını istemiyor.

Bütün bu koşullara bağlı olmak üzere Türkiye; “Öncelikli olarak Irak’ın toprak bütünlüğünden yana.”

Bununla birlikte çok önemli bir detay olarak kendisini gösteren ve şu ana kadar çözülemeyen “Kerkük’ün Statüsü” meselesinin bölgede yaşayan bütün etnik-dini-mezhebi-meşrebi ve siyasi kitlerinin ve toplumsal yapıların haklarını alabileceği adil paylaşıma dayalı bir çözümden yana. Bununla birlikte Kerkük Meselesi, Telafer başta olmak üzere tartışmalı bölgelerle birlikte, artık çözülmesi gerekiyor.

Sonuçta bütün gerilimin nedeni, küreseller dahil üzerinde oyun üstüne oyun oynanan bu bölge.

Fotoğrafı sadece toplumsal tabanlar ya da enerji kaynakları üzerinden okumak ta oldukça sığ. Çünkü; sadece Irak’ın değil, etnik, dini ve mezhebi yapısıyla ve yaşamak zorunda kaldığı entrikalarla bütün Ortadoğu’nun kalbi Kerkük. Bir cazibe merkezi ve hesaplaşma alanıdır. Ve kendi bile bilmeden Dünya Hakimiyet Teorilerin orta yerinde kalakalmış bir şehirdir.

Geçmişte Ta’arip (Araplaştırma) ve Kürtleştirme politikalarına maruz kalan, en son yaşanan DEAŞ kaosuyla en büyük hak, toprak ve inisiyatif kaybı yaşayanların başında Türkmenler geliyor. Bütün bu kayıpları sadece Deaş üzerinden de yaşamadılar. “Deaş’la mücadele ediyoruz gerekçesiyle” coğrafyalarında etki üretenler ve topraklarını ele geçirenler üzerinden yaşadılar.

Artık Türkiye, bütün bu süreçlere bağlı olarak başta siyasi ve diplomatik girişimler olmak üzere kullanabileceği bütün kartları adım adım yürürlüğe koyuyor.

Bunun ilk evrelerinde siyasi ve diplomatik mesajlar ve ikazlar kendini gösterdi. TSK ise, Silopi-Habur bölgesinde 150 zırhlı aracın katıldığı bir tatbikat-manevra başlattı. Bu tatbikata Özel Kuvvet ve Hava unsurlarının da dahil olduğu ifade ediliyor.

Bu tatbikat aslında olası durumlara karşı “KARARLILIK MESAJI ÜRETEN” bir siyasi-askeri hamle. Bununla birlikte, özellikle sınır bölgelerine yakın hava üslerinde alarm seviyesinin yükseltildiği ve bu üslerin diğer üslerden savaş uçağı takviyesi aldığı ifade ediliyor.

Böylece geçen yıldan başlayarak özellikle Türkiye-Irak-Suriye sınırlarının kesiştiği bölgeye ve Irak sınırlarını göğüsleyen Cizre-Silopi bölgesine yaptığı yığınağın aktifleştiği görülüyor.

Bununla birlikte başta Musul Başika Gedu üs bölgesi olmak üzere, Irak’ın kuzeyindeki üs ve irtibat noktalarının olası durumlarla birlikte olası pozisyonlarını da fotoğrafa dahil etmek gerekiyor.

Olası fiili bir durumda, beka-güvenlik-üniter yapı problemiyle karşı karşıya kaldığını düşünen Türkiye, başta 1926 Ankara antlaşmasından doğan haklarıyla birlikte, dozajı duruma ve konjonktüre bağlı olmak üzere SINIR ÖTESİ BİR HAREKATA ya da OPERASYONLARA BAŞLAYABİLİR.

1926 Irak’ın kuruluş şartları ve o güne dair kabul edişler ve anlaşmalar değişeceği için uluslararası hukukun gerekçeleri kendini gösterirken, küresel ve bölgesel karşı hamleler de ardı ardına gelir.

Bu safhaya gelinceye kadar kuvvet bileşenleri ve kuvvet çarpanlarıyla ilgili süreçleri de değerlendirecek olan Türkiye, sorunun çözümü adına diğer bazı tedbirleri de uygulamaya koymak isteyecektir.

Şu ana kadar IKBY yönetimine verdiği desteğin kesilmesinden başlayan, sınır kapılarının kapatılması, IKBY’nin izole edilmesi, var olan iş birliklerinin dondurulması ya da iptal edilmesi, olası anlaşmaların yapılmaması gibi pek çok yaptırım uygulayabileceği gibi, Irak merkezi hükümeti ve referanduma karşı olan bölgesel (İran örneğin) ve küresel ülkelerle birlikte alacağı/alabileceği ortak tavırla, IKBY’ini kararından veya olası süreçlerinden dönmeye zorlayabilir.

Bu koşullarda IKBY de kendi iş birliklerini de geliştirecektir. Bu şu ana kadar görmediğimiz bazı yakınlaşmaların ortaya (ya da gün yüzüne çıkmasına) neden olabilir.

Bununla birlikte Türkiye ile Barzani yönetimi arasında tamir edilmeye muhtaç bir güven bunalımı ortaya çıkmış durumda. Bu konuyla ilgili olarak, Türkiye-Barzani yönetimi arasındaki yakınlıktan rahatsız olanların böyle bir siyasi entrika çevirmiş olabileceklerini de öngörmek mümkün. Sonuçta Barzani’yi, içten ve Suriye’den sıkıştırarak ve referandumla ilgili gayet esnek davranarak, Barzani’yi bu sürece resmen ittiler.

Türkiye’nin şu an elinde referandumun yapılmasına engel olabilecek, sahada bir kuvvet bileşeni yok. Ancak uzun soluklu bir süreçte elindeki enstrümanları kullanarak, IKBY’nin geleceğini kilitleyebilecek pek çok kozu da elinde barındırıyor.

Çok ciddi bir ekonomik kriz içinde bulunan IKBY’nin en önemli gelir kaynağı Türkiye üzerinden sattığı petrol. Bununla birlikte Türkiye üzerinden yaptığı ticaret, Türkiye’nin merkezi Irak’a yaptığı ihracata aracılık yaparak elde ettiği kazançlar, sınır kapılarından elde ettiği gelirler, Türkiye’deki yatırımları, sınır ticareti gibi konular temel gelir kalemlerini oluşturuyor. Türkiye’nin kararlılığına bağlı olarak bunlar üzerinden büyük bir gelir kaybı yaşayacak, zaten bozuk olan ekonomik krizi daha da derinleşecektir.

Bununla birlikte Barzani’nin, buna dair bazı tedbirler geliştirmiş olabileceğini, hatta bazı taahhütler almış olabileceğini de değerlendirmek gerekiyor.

Öte yanıyla Türkiye nefesi kesilen Barzani’nin başkalarına da (!) muhtaç ve bağımlı olacağı temel başka gerçek.

Türkiye gelecekte su kartını kullanır mı?

Sınırı aşan sular meselesi uluslararası hukuka tabi ve kuralları belli. Bununla birlikte olası bir kriz anında ‘gerekçeleriyle birlikte’ değişik şekillerde etkisini gösterebilir.

İran’ın bunu yakın zamanda IKBY'ye karşı bir koz olarak kullandığını gördük.

İsrail’in açık desteği:

Konu sadece İsrail ile ilgili bir konu değil. 1991 Körfez savaşıyla başlayan, 36. Paralelin kuzeyinde (Süleymaniye-Erbil-Duhok’u kapsayan) uçuşa yasak bölgelerle şekillenmeye başlayan, toplumsal kitlelerin ve bölgelerin dizayn edilmesiyle gelişen süreç, 2003 işgaliyle büyük bir ivme kazandı ve DEAŞ kriziyle birlikte son şeklini aldı.

Şimdi artık bunun siyasallaşması, meşrulaşması ve fiziki sınırlarının çizilmesi gerekiyor. Konu artık bu noktada.

Ve bu küresel ölçekte irade üretenlere ait bir proje. İsrail’i buna eklemleyebilirsiniz. Sonuçta bu coğrafyada kendilerine karşı irade üretemeyen ya da ayak direyemeyen daha küçük ölçekte bağımlı devletçiklere ihtiyaç var. Bunlar aynı zamanda birbirini dengeleyici, baskılayıcı, kullanılabilir, güvenlik, silah ve enerji ticaretiyle ilgili avantajlar sağlayan yapılar olması gerekiyor.

Sonuçta Batı Dünyası Ortadoğu’da tek ayak üstünde durmak istemiyor da diyebilirsiniz. Kendince, kendi bekasına hizmet eden proxylere ihtiyacı var.

Asıl fotoğrafı da buradan okumak gerek.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 1 1 0 0 2 3
2 Yeni Malatyaspor 1 1 0 0 2 3
3 İstanbul Başakşehir 1 1 0 0 2 3
4 Kayserispor 1 1 0 0 2 3
5 Kasımpaşa 1 1 0 0 1 3
6 Atiker Konyaspor 1 1 0 0 1 3
7 Beşiktaş 1 1 0 0 1 3
8 Fenerbahçe 1 1 0 0 1 3
9 Demir Grup Sivasspor 1 1 0 0 1 3
10 Erzurum BB 1 0 0 1 -1 0
11 Çaykur Rizespor 1 0 0 1 -1 0
12 Akhisarspor 1 0 0 1 -1 0
13 Bursaspor 1 0 0 1 -1 0
14 Aytemiz Alanyaspor 1 0 0 1 -1 0
15 MKE Ankaragücü 1 0 0 1 -2 0
16 Göztepe 1 0 0 1 -2 0
17 Antalyaspor 1 0 0 1 -2 0
18 Trabzonspor 1 0 0 1 -2 0
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 Çaykur Rizespor 34 20 9 5 30 69
2 MKE Ankaragücü 34 18 9 7 21 63
3 Boluspor 34 18 6 10 23 60
4 Ümraniyespor 34 17 8 9 14 59
5 Erzurum BB 34 14 11 9 12 53
6 Gazisehir Gaziantep FK 34 15 8 11 19 53
7 Altınordu 34 15 8 11 10 53
8 Balıkesirspor 34 16 7 11 10 52
9 İstanbulspor 34 14 8 12 6 50
10 Vartaş Elazığspor 34 13 9 12 9 48
11 Giresunspor 34 13 8 13 6 47
12 Adanaspor 34 12 7 15 -15 43
13 Adana Demirspor 34 11 8 15 -3 41
14 Eskişehirspor 34 12 8 14 7 41
15 Denizlispor 34 10 8 16 -4 38
16 Samsunspor 34 7 15 12 -14 36
17 Manisaspor 34 7 3 24 -49 12
18 Gaziantepspor 34 2 4 28 -82 1
    Takımlar O G B M Av P
1 Hatayspor 34 23 7 4 48 76
2 Menemen Belediyespor 34 22 8 4 42 74
3 Afjet Afyonspor 34 21 7 6 31 70
4 Sivas Belediyespor 34 19 10 5 28 67
5 Keçiörengücü 34 19 7 8 36 64
6 Sancaktepe Belediyespor 34 16 11 7 26 59
7 İnegölspor 34 17 8 9 12 59
8 Sarıyer 34 13 5 16 -1 44
9 Tokatspor 34 11 10 13 -8 43
10 Etimesgut Belediyespor 34 11 9 14 -3 42
11 Kastamonuspor 34 12 4 18 -3 40
12 Eyüpspor 34 11 6 17 -10 39
13 Tuzlaspor 34 10 8 16 -9 38
14 Bodrumspor 34 10 8 16 -14 38
15 Amed Sportif 34 10 10 14 -4 37
16 Bucaspor 34 10 9 15 -9 36
17 Kocaeli Birlik Spor 34 4 4 26 -48 13
18 Mersin İdmanyurdu 34 1 1 32 -114 -17
    Takımlar O G B M Av P
1 Altay 34 19 9 6 30 66
2 Bandırmaspor 34 19 7 8 22 64
3 Gümüşhanespor 34 19 7 8 25 64
4 Sanliurfaspor 34 19 6 9 21 63
5 Sakaryaspor 34 17 10 7 15 61
6 Bugsaşspor 34 15 11 8 20 56
7 Hacettepe Spor 34 15 11 8 16 56
8 Konya Anadolu Selçukspor 34 15 10 9 7 55
9 Niğde Belediyespor 34 14 7 13 -1 49
10 Kırklarelispor 34 11 9 14 -9 42
11 Kahramanmaraşspor 34 9 12 13 -14 39
12 Zonguldak Kömürspor 34 9 11 14 -14 38
13 Pendikspor 34 9 10 15 -13 37
14 Fethiyespor 34 8 12 14 -9 36
15 Fatih Karagümrük 34 10 6 18 -16 36
16 Nazilli Belediyespor 34 7 8 19 -24 29
17 Karşıyaka 34 6 9 19 -22 21
18 Silivrispor 34 2 11 21 -34 17

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık